Dış Politika7 Aralık 2005 00:00
Barzani''ye Biat…"Mandela"Ya Hazırlık - Sadi Somuncuoğlu
"Irak Kürdistan"ı Türkiye''yi sarsmış. Cumhurbaşkanı, Genelkurmay, MİT başta, herkes kolları sıvayıp, yeni bir "K. Irak politikası" arıyormuş. Şuna, "Irak bölünmesin, Kürt devleti kurulmasın, Barzani''ye ağabeylik yapalım" kılıfıyla, "Büyük Kürdistan''ın kapısını ardına kadar açacağız" deseniz ya.Güneydoğumuzun Barzani''nin arka bahçesi olmaması için "Kürt sorununa siyasi çözüm" bulmalıymışız. Açıkçası, PKK''lılara "şartsız ve ayırımsız genel af" çıkarıp, "siyaset yapmalarına izin vermeye" hazırlanmalıyız deseniz ya.ABD ve AB böyle olmasını istediğine göre, neden korkuyorsunuz; Türk Milleti''nden mi?levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis forum cialis prodaja cialis bez recepta
ABD, Çekiç Güç''le üzerimizden ve bizim elimizle Irak''ın kuzeyinde bu devletin temellerini atsın. Yıllardır PKK''ya işlettiği cinayetlerle bizi sustursun. Irak''ta "demokrasiye geçiyoruz" diye sonucu belli, yasadışı seçmen sayımını, 30 Ocak seçimlerini, Anayasa referandumunu sayemizde meşrulaştırsın. Musul-Kerkük''ü peşmergelere peşkeş çekip, Türkmenleri sindirsin. "Kürt devleti" ve Kerkük''ün akıbeti için hayati önemdeki 15 Aralık seçiminin sonuçlarını şimdiden bize hazmettirsin. Ajanları, bilhassa Güneydoğu''da cirit atıp, burayı karıştırırken, Irak''ın kuzeyini imar ve inşa etsin. Barzani''nin havaalanlarını uluslararası uçuşa açıp, Türkiye''den uçuşlara izin verdirsin. "Kürt sorunumuza" onların çok önceden kararlaştırdığı "siyasi çözümü bulmamız" için ensemizde boza pişirsin.
Sonra "Irak Kürdistan''ı Türkiye''yi sarsmış" olsun. Örtün ki, ölelim.
Demek ki, daha dün kadar yakın zamanda gözünüzün önünde, hatta "ebeliğinizle" doğan "Irak Kürdistan''ı"nı hiç fark etmediniz. Türkiye''nin yakın tarihini de hiç bilmiyordunuz. Belki de unutmak istediniz. Ama sömürgeciler, Milli Mücadele ile engellenen "Büyük Kürdistan" projesini hiç unutmadı, asla vazgeçmedi.
Sizler değil de, "ağabeylik, ticari ilişki, Güneydoğu''nun Barzani''nin arka bahçesi olmaktan kurtarılması" ambalajlarıyla uyutmaya çalıştığınız milletimiz için, asırlık bu projeyi bir kez daha hatırlatalım.
Sevr''de Kürdistan''ın sınırı tam çizilememişti, çünkü Büyük Ermenistan''a endekslenmişti. Belirleyecek olan da ABD''ydi. Ancak ana hatlarıyla biliniyordu; Sevr yürürlüğe girdikten 1 yıl sonra belirlenen bölgelerdeki Kürtlerin çoğunluğu, Türkiye''den bağımsız olmak istediğini ispatlayarak, Milletler Cemiyeti''ne başvuracak, MC de onaylayınca Türkiye''den, onları tanımaları istenecekti. Musul''daki Kürtler de istedikleri takdirde, bu devlete katılacaktı.
85 yıl önceyle, bugün arasında bakın tek fark var; Projenin merkezi o zaman "Türkiye''ymiş", bugün "Erbil".
BÜYÜK YALANLAR
Peki bu büyük oyun milletimize nasıl yutturulacak?
"Küçük Kürdistan"ı yani Barzani''nin devletini tanırsak, güya "Büyük Kürdistan" engellenecek. Oysa Irak''ın işgalinden bu yana, "Şunu yapmazsanız, ayrılırız ha…" tehdidiyle, her istediklerini yaptırdılar. Kerkük''ü ve Türkiye''den çıkış kapısını garantiye aldıktan sonra da aynı taktikle işin nereye vardırılacağı belli değil mi?
Barzani ile anlaşırsak, güya PKK terörü bitecek. O Barzani daha dün, MİT Müsteşarı''nın yüzüne, "Kürt sorununun siyasi yollarla çözülmesi halinde her türlü desteği sunacağını" söylemedi mi?
Güya teröristbaşına karşı ehven-i şer olan Barzani tercih ediliyor. İşte burada durun. Türkiye''yi bölüp, bölgeyi yangın yerine çevirmeye kararlı olan Haçlılar da aynı tercihi yaptılar. Ama teröristbaşını da henüz gözden çıkaramadılar. Talabani-Barzani nasıl bir araya getirildiyse, şimdi de teröristbaşı bu ittifaka katılmaya zorlanıyor. Çünkü teröristbaşının öncelikli hedefi Türk Devleti''ne ortaklık. Yani birileri gibi Türkiye''yi 27 parça görmüyor. Halbuki sömürgeciler, sayemizde ortamı öyle müsait buldular ki, hemen "Büyük Kürdistan"ı kurmak, yani Türkiye, Suriye ve İran''daki hedef bölgeleri de Barzani''ye monte etmek istiyorlar. Denize düşüp de yılana sarıldığımız ortada.
Barzani''yi tanıyınca, teröristbaşı ve PKK''nın ipi çekilecek sanıyorlarsa, yanılıyorlar. Mesela Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi''nin, "yeniden yargılamayla" ilgili kararı geciktirmesinin sebebi de teröristbaşının "iknası" olmasın? Hele de onun önceliği "serbest bırakılmasıyken". Şemdinli''nin ardından, Türkiye''nin her yerinde başlatılan "Öcalan siyasi irademdir" imza kampanyaları acaba neyin hazırlığı? Ve devlet böyle bir kampanyayı nasıl ve niçin seyrediyor? Yoksa "siyasi çözüm"ün bir ayağı da böyle mi kurulacak?
Son bir soru; Genelkurmay Başkanı, Barzani için "durum değişti" diyor. İktidar partisinin yetkili ve etkili Genel Başkan Yardımcısı Mir Dengir Fırat da, "Bir zamanlar Mandela''yı da farklı yorumlayanların şimdi ne yaptıklarına bakalım. Dış politika dinamiktir. Türkiye gelişmelere göre kendini K. Irak''a adapte etmeli" görüşünde. Yarın teröristbaşı için de "durum değişir" ve "Kürtlerin Mandela''sı" ilan edilirse, buna da "adapte" olacak mıyız?
Dönemin Başbakanı Gül, Irak işgali öncesinde ABD Başkan Yardımcısı Cheney''e, boşuna, "Kıbrıs ve Irak. İkisini birden bu millete kabul ettiremeyiz" dememiş. Kendileri dünden razıymış da milletten korkmuşlar. Belli ki elbirliğiyle, hem de ikisini birden millete ustaca kabul ettirmeye çalışıyorlar.
Demek ki anahtar milletimizin elinde. Güçlü bir "hayır", bu tezgahı yerle bir edecektir.
Sonra "Irak Kürdistan''ı Türkiye''yi sarsmış" olsun. Örtün ki, ölelim.
Demek ki, daha dün kadar yakın zamanda gözünüzün önünde, hatta "ebeliğinizle" doğan "Irak Kürdistan''ı"nı hiç fark etmediniz. Türkiye''nin yakın tarihini de hiç bilmiyordunuz. Belki de unutmak istediniz. Ama sömürgeciler, Milli Mücadele ile engellenen "Büyük Kürdistan" projesini hiç unutmadı, asla vazgeçmedi.
Sizler değil de, "ağabeylik, ticari ilişki, Güneydoğu''nun Barzani''nin arka bahçesi olmaktan kurtarılması" ambalajlarıyla uyutmaya çalıştığınız milletimiz için, asırlık bu projeyi bir kez daha hatırlatalım.
Sevr''de Kürdistan''ın sınırı tam çizilememişti, çünkü Büyük Ermenistan''a endekslenmişti. Belirleyecek olan da ABD''ydi. Ancak ana hatlarıyla biliniyordu; Sevr yürürlüğe girdikten 1 yıl sonra belirlenen bölgelerdeki Kürtlerin çoğunluğu, Türkiye''den bağımsız olmak istediğini ispatlayarak, Milletler Cemiyeti''ne başvuracak, MC de onaylayınca Türkiye''den, onları tanımaları istenecekti. Musul''daki Kürtler de istedikleri takdirde, bu devlete katılacaktı.
85 yıl önceyle, bugün arasında bakın tek fark var; Projenin merkezi o zaman "Türkiye''ymiş", bugün "Erbil".
BÜYÜK YALANLAR
Peki bu büyük oyun milletimize nasıl yutturulacak?
"Küçük Kürdistan"ı yani Barzani''nin devletini tanırsak, güya "Büyük Kürdistan" engellenecek. Oysa Irak''ın işgalinden bu yana, "Şunu yapmazsanız, ayrılırız ha…" tehdidiyle, her istediklerini yaptırdılar. Kerkük''ü ve Türkiye''den çıkış kapısını garantiye aldıktan sonra da aynı taktikle işin nereye vardırılacağı belli değil mi?
Barzani ile anlaşırsak, güya PKK terörü bitecek. O Barzani daha dün, MİT Müsteşarı''nın yüzüne, "Kürt sorununun siyasi yollarla çözülmesi halinde her türlü desteği sunacağını" söylemedi mi?
Güya teröristbaşına karşı ehven-i şer olan Barzani tercih ediliyor. İşte burada durun. Türkiye''yi bölüp, bölgeyi yangın yerine çevirmeye kararlı olan Haçlılar da aynı tercihi yaptılar. Ama teröristbaşını da henüz gözden çıkaramadılar. Talabani-Barzani nasıl bir araya getirildiyse, şimdi de teröristbaşı bu ittifaka katılmaya zorlanıyor. Çünkü teröristbaşının öncelikli hedefi Türk Devleti''ne ortaklık. Yani birileri gibi Türkiye''yi 27 parça görmüyor. Halbuki sömürgeciler, sayemizde ortamı öyle müsait buldular ki, hemen "Büyük Kürdistan"ı kurmak, yani Türkiye, Suriye ve İran''daki hedef bölgeleri de Barzani''ye monte etmek istiyorlar. Denize düşüp de yılana sarıldığımız ortada.
Barzani''yi tanıyınca, teröristbaşı ve PKK''nın ipi çekilecek sanıyorlarsa, yanılıyorlar. Mesela Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi''nin, "yeniden yargılamayla" ilgili kararı geciktirmesinin sebebi de teröristbaşının "iknası" olmasın? Hele de onun önceliği "serbest bırakılmasıyken". Şemdinli''nin ardından, Türkiye''nin her yerinde başlatılan "Öcalan siyasi irademdir" imza kampanyaları acaba neyin hazırlığı? Ve devlet böyle bir kampanyayı nasıl ve niçin seyrediyor? Yoksa "siyasi çözüm"ün bir ayağı da böyle mi kurulacak?
Son bir soru; Genelkurmay Başkanı, Barzani için "durum değişti" diyor. İktidar partisinin yetkili ve etkili Genel Başkan Yardımcısı Mir Dengir Fırat da, "Bir zamanlar Mandela''yı da farklı yorumlayanların şimdi ne yaptıklarına bakalım. Dış politika dinamiktir. Türkiye gelişmelere göre kendini K. Irak''a adapte etmeli" görüşünde. Yarın teröristbaşı için de "durum değişir" ve "Kürtlerin Mandela''sı" ilan edilirse, buna da "adapte" olacak mıyız?
Dönemin Başbakanı Gül, Irak işgali öncesinde ABD Başkan Yardımcısı Cheney''e, boşuna, "Kıbrıs ve Irak. İkisini birden bu millete kabul ettiremeyiz" dememiş. Kendileri dünden razıymış da milletten korkmuşlar. Belli ki elbirliğiyle, hem de ikisini birden millete ustaca kabul ettirmeye çalışıyorlar.
Demek ki anahtar milletimizin elinde. Güçlü bir "hayır", bu tezgahı yerle bir edecektir.