İstihbarat6 Aralık 2005 00:00

Barzani''ye Türkiye''nin içişlerine karışma yetkisi verilmiş - Hasan Demir

MİT Müsteşarı Emre Taner''in Irak''ın kuzeyinde Barzani ile görüştüğü haberleri artık kesinlik derecesinde doğruluk kazandı.Peki, MİT, Barzani ile ne görüştü? Valla başta PKK olmak üzere pek çok şeyin görüşüldüğü kesin. Ama Barzani''nin aklında sadece, "Türkiye''nin Barzani''den yardim istediği"dir. En azından Barzani''nin böyle konuşmasına MİT''in ses çıkartmamış olmasıdır. Çünkü bu görüşmede Türkiye''ye, Güneydoğu''daki Kürtlerle Türkiye arasında arabuluculuk yapabileceklerini ilettiğini bizzat Barzani''nin kendisi açıklamış bulunuyor. Şu hale bakın… Sanki Türkiye''de yaşayan Kürtler 1910''lu yılların Osmanlı''daki Ortodoksları, Barzani de sanki Rus Çarı. Şimdi tabii Barzani''nin MİT Müsteşarı Emre Taner''le böyle bir konuşma yaptığı yalanlanacak, bizden de Barzani''ye değil, resmi açıklamaya itibar etmemiz istenecektir. renovation vejle link renova

Ama biz bir yıl önce de, "Kürt Havayolları Türkiye''de büro açacak, Irak''ın kuzeyine seferler başlayacak" dediğimizde bu başta Dışişleri olmak üzere devletin bütün birimleri tarafından yalanlanmıştı. Ama bizi görüştüğümüz Irak''ın kuzeyindeki bazı Kürtler, "Dışişleri bize bu konuda söz verdi, biz hükümet olarak böyle bir talebe siyaseten evet diyemeyiz, siz bu işi özel şirketlerle halledin, dediler" demişlerdi ve üzülerek ifade edelim ki, Irak''ın Kürtleri haklı, bizim Dışişleri ise karşımıza, doğru söylemeyen olarak çıktı.

Yani Barzani, ayağına gelmiş MİT Müsteşarı''na, "Türkiye Kürtleri ile aranızda arabuluculuk yapabiliriz" mealindeki sözleri de, çok yüksek ihtimalle söylenmiş ve MİT tarafından sessizce dinlenmiş sözlerdir. Nitekim bahsi geçen görüşmeden aylar sonra, daha doğrusu üç gün önce Barzani yine, "Kuzey Irak''ta MİT Müsteşarı Emre Taner''le görüştük. Türk yetkililere Kürt sorununun siyasi yollarla çözülmesi halinde her türlü desteği sunacağımı söyledim" diyerek bu görüşmenin olduğunu, Türkiye''ye Türk vatandaşı Kürtler hakkında yardımcı olabileceğini söylediği bir kez daha tekrarladı..

Bütün bunlardan çıkan sonuç, Barzani''nin Türkiye''nin içişlerine resmen karıştığı ile yetinmeyip, bunu Türk yetkililere de kabul ettirmeye çalıştığı, üzülerek ifade edelim ki, yüksek ihtimalle de kabul ettirdiğidir. Çünkü bütün bu işleri çok daha vahim bir evveliyatı vardır. Aynı Barzani, Erdoğan iktidarını çıkaran bu Meclis sandıktan çıktıktan hemen sonra, "Bizim Türkiye Büyük Millet Meclisi''nde 50''nin üzerinde milletvekilimiz var" açıklamasında bulunmuştu. Üzülerek ifade edelim ki, bir dış güç provokasyonu olan Şemdinli olayları için "İnceleme Komisyonu" kuran Meclis Barzani-Talabani ikilisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi''nin ve tabii Türk milletinin maddî-mânevî şahsiyetine en ağır bir tecavüz olan bu iddia karşısında ciddi hiçbir şey yapmamıştı. Daha sonraki yıllarda Barzani''ye ve Irak''ın kuzeyindeki Kürt devleti oluşumuna hayranlık duyan bazı milletvekilleri kendilerini şu veya bu şekilde açığa çıkardılar.

Sonra, Barzani''nin Türkiye''deki bazı Kürtlere "vatandaşlık" verdiği gündeme geldi ve bu da belgelendi. Ardından yine Barzani''nin Güneydoğu''daki bazı gençlere burs verdiği, Irak''ın kuzeyindeki üniversitelere öğrenci olarak kabul ettiği de ortaya çıktı. Şimdi bütün bunlara Amerikalı yetkililerin, "Türkiye''nin Güneydoğusu ile Irak''ın kuzeyi bir ekonomik bölge bütünüdür" dediğini ekleyelim ve aynı ABD''nin, beraberindeki işgal güçleri ile Irak''ın kuzeyinde bir "Kürdistan" kurduğunu, Türkiye''deki konsolos ve elçilerinin Güneydoğu''ya sık sık uğrayarak Kürtlere, "Siz Türk değilsiniz, Kürtsünüz, Türkiye ile ne işiniz var!" dediğinin de artık herkesçe bilindiğini de terazinin aynı kefesine koyalım: İşte size Barzani''nin Türkiye karşısındaki (aslında tona nispetle gram bile olmayan) ağırlığı…

Öyle olduğu içindir ki, bu Barzani kendi gücünün bir türlü farkında olamamış Türkiye''ye dönüp şöyle sesleniyor:

"- Biz burada bağımsız bir devlet kuruyoruz. Türkiye''deki Kürtlere siyasi çözüm istiyoruz. Kerkük ise 2007''de Kürdistan''a ait olacak.."


İşte bütün bunlar AKP iktidara geldiğinde Irak''ın kuzeyinde her istediğini yapabilen Türkiye''nin 2005''te meselâ Kerkük''ü ağzına almayı bile cesaret edememesi, daha da beter olarak, işlerin tam tersine dönmüş olması, yani Irak''ın kuzeyindeki Barzani-Talabani ikilisinin Türkiye''de her istediğini yapabilir hale gelmiş olması demek…

Gelinen noktada Türkiye kendi toprakları üzerinde uçak uçurduğunda bile hesap vermek durumunda kalıyor ve televizyonlara çıkan kimi bölücü Kürtler, "Bizim liderimiz Barzani''dir" diyebiliyor, işte o Barzani-Talabani ikilisinin, "Bizim orada 50''nin üzerinde milletvekilimiz var" dediği TBMM''ye, "Biz Ankara''dan ayrılmak, özerk bir bölge olmak istiyoruz" dilekçeleri verebiliyorlar…

Türkiye''nin her kademesinde, bu süreçte rol almış yetkili ve görevlilere aldıkları normal, maaş helal mi sizce…