Siyaset19 Şubat 2005 00:00

VATANDAŞ'TAN DEVLET'İNE ÇAĞRI : TÜRKİYE AŞİRET ÇETELERİNİN KOZASI DEĞİLDİR GEREĞİ YAPILMALIDIR!

VATANDAŞ'TAN DEVLET'İNE ÇAĞRI :  TÜRKİYE AŞİRET ÇETELERİNİN KOZASI DEĞİLDİR GEREĞİ YAPILMALIDIR! Sayın Yetkili; Türkiye'nin resmi olarak savaş nedeni saydığı; kırmızı çizgiler çizdiği, Irak'ın kuzeyindeki oluşumlar; Ankara'dan Mersin'e, bizzat kurumunuzun gözleri önüne cereyan eden olaylar üzerinden finanse edilmektedir. . Bizim gibi sade Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bile,discount drug coupons click free discount prescription cardcialis forum link cialis bez receptaarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cena

www.acikistihbarat.com

17 Şubat 2005 Perşembe


VATANDAŞ'TAN DEVLET'İNE ÇAĞRI :

TÜRKİYE AŞİRET ÇETELERİNİN KOZASI DEĞİLDİR

GEREĞİ YAPILMALIDIR!






 

 

Sayın Yetkili;

Türkiye'nin resmi olarak savaş nedeni saydığı; kırmızı çizgiler çizdiği, Irak'ın kuzeyindeki oluşumlar; Ankara'dan Mersin'e, bizzat kurumunuzun gözleri önüne cereyan eden olaylar üzerinden finanse edilmektedir. .

Bizim gibi sade Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bile,

İki aşiret reisinin önderliğinde ve hala nedenini anlayamadığımız bir şekilde "stratejik müttefik" olarak adlandırdığınız AB-D/İsrail gibi güçlerin himayesinde oluşturulmaya çalışılan kürdistan projesinin
finansmanının bizzat Türkiye üzerinden sağlandığını açıkça görmektedir.

Barzani'nin akrabalarının; Mersin-Habur ekseninde, sınırdan öncelikli olarak geçirilen TIR'larla gerçekleştirdiği ticaretten kazandığı paralardan;

Ankara'nın göbeğinde bu iki aşiret reisinin bürolarının faaliyetlerine kadar bir çok unsur;

Türkiye Cumhuriyeti'nin; bu Cumhuriyete kastedenlerin beslendiği bir koza haline dönüştürüldüğünü göstermektedir.

Zamanında bir albayımızla görüşmek için sıra bekleyen bu aşiret reislerinin; bugün "devlet başkanı" gibi karşılandıkları Ankara'da; BİZİM devletimize kafa tutar hale gelmeleri önümüzdeki tabloyu bir kat daha vahimleştirmektedir.

Sayın Yetkili;

Büründüğünüz sessizliğin taktik ve stratejik olduğuna inanmayı çok isterdik ama;

gelinen noktanın vahimliği; taktik ve stratejik sessizliği meşru kılacak boyutu çoktan aşmıştır.

Sizin gibi; bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü, devlet ve millet yapısını korumaya yemin etmiş ve bu uğurda hizmet eden insanların;

ülkemizi her geçen gün daha derinden sarmaya başlayan ve hem siyasileşen, hem kurumsallaşan bu çetelere karşı hareketsiz kalması kabul edilemez.

Elinizde; bu devletin yasal ve meşru; açık veya kapalı bir çok mekanizması bulunmaktadır.

Bu mekanizmalar; milletin size emaneti olup; bu tür zamanlar içindir.

Türkiye Cumhuriyeti'ne kafa tutmakla kalmayıp; kurdukları rant şebekeleri ile ülkemizde kanser gibi yayılmaya başlayan bu çetelere karşı Irak'tan önce bizzat ülkemiz sınırları içinde harekete geçilmesi gerekmektedir.

Sözkonusu aşiret tabanlı partilerin Ankara'daki ofisleri "izlenecek" değil; artık müdahale edilmesi gereken odaklardır.

Bu çetelerin Türkiye'de yarattığı kayıtdışı para trafiğinin ekonomiye olan "faydaları" üzerinden üretilen tezlere verilecek prim ise; bu DEVLETİN ve MİLLET'in onurunun ayaklar altına alınması demektir.

Bu MİLLET ve temsilcisi olan DEVLET'in; iki aşiret reisinin yarattığı hiç bir "faydaya" prim vermesi kabul edilemez. Bu aşiret reisleri; birilerinin himayesinde, işgal altındaki bir devletin idari kadroları olarak resmileştirilmeye çalışılsa bile.

Bu yolda; DEVLET olarak en temel stratejik müttefikinizin, sözkonusu aşiret reislerini himaye eden süper güçler değil; bizler, yani MİLLET olduğunu hatırlatma gereği duymuyoruz.

Gereğini yapacağınıza olan inancımızı lütfen daha fazla yıpratmayınız.

Saygılar

Bir Türk Vatandaşı

 

Ad Soyad