Şeytan Dörtgeni - Sadi Somuncuoğlu
ABD, AB derken "etnik/ırkçı fitne" bombasının pimini bizzat Başbakan çekti. Eş zamanlı, Irak''ın kuzeyinde kurulan uydu devlet, "ticari ilişki, arka bahçemiz" sloganlarıyla Türk Milleti''ne hazmettirilip, adım adım tanınıyor. Ne tesadüf, ABD ve AB''nin isteği üzerine Ermenistan Anayasası değiştirilip, diasporaya çifte vatandaşlık, en önemlisi Meclise, Ermenistan''ın sınırlarını değiştirme yetkisi veriliyor. Ve KKTC Cumhurbaşkanı Talat, daha bir yüksek perdeden, "tanınma istemiyoruz" diyor, Erdoğan-Gül ikilisinin teşvikiyle aldığı vahim kararlarla, Annan Planı''nı tek taraflı uygulamaya sokuyor. Tam bir "şeytan dörtgeni" değil mi? Başbakan''ın "Türk Milleti" kavramını yeniden tarif edip, "Türk"ü de "27 etnik gruptan biri saydığını" açıklaması daha çok tartışılacak. Zira bu en önce Türkiye''nin iç ahengine atılmış, hiç de tesadüf olmayan, bilinçli, hesaplı-kitaplı, zamanlaması iyi yapılmış bir bombadır. Lozan''daki dini azınlıklara, Sevr''deki "soy ve dil azınlıkların" tam ve resmen ilave edilmesidir. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsdiscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcialis forum cialis prodaja cialis bez receptarenovation vejle renovation skive renovacialis walgreen coupon cheap cialis cialis couponcialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon
KİM KİMİN ARKA BAHÇESİ?
Daha düne kadar Irak''ın kuzeyinde bir uydu devlet kurulması "kırmızı çizgi"mizdi. Barzani, İncirlik üzerinden ABD, İngiltere, Almanya ve Vatikan''a gitti. Şimdi "Kürdistan Bölge Başkanı" sıfatıyla Türkiye''yi ziyarete hazırlanıyor. Dışişleri Bakanlığı, İstanbul''dan, Erbil-Süleymani''ye uçak seferlerine izin veriyor. Bağdat''ı bile hoplatan "Kürt bölgesinde petrol sondaj çalışmaları"nın platformları Türkiye üzerinden geçiriliyor. Barzani, Güneydoğu''daki gençleri üniversitelerde burslu okutuyor, bölgede nüfuz alanları oluşturuyor. Kürtçü müteahhitler, Barzani bölgesinde iş almak için kuyruğa giriyor ve iktidar Irak''ın kuzeyi için "Sınırı aşan ekonomilerle karşılıklı bağımlılık" politikasını keşfediyor. K. Irak "arka bahçemiz" oluyormuş!..Kimin arka bahçe haline geldiği, "kırmızı çizginin" nasıl "ekonomi" yalanına kurban edildiği ortada. Sözde "tanımıyoruz", bari onu da deyiverin gitsin!..
İyi de Barzani''nin "bağımsızlık, Kürt halkının 4 parçaya bölünmüş" olduğu iddialarını ne yapacağız? Talabani arada bir, "Bağımsızlık hayal. Çünkü komşu ülkeler razı olmaz, o zaman da Kürdistan nefes alıp, yaşayamaz" diyerek, güya Barzani''yi dengeleyip, frenliyor. Gerçekten Türkiye, bu uydu devlete hayır dese, ne kurulabilir, ne yaşayabilir. Ama ticaret, ağabeylik gibi aldatmaca sloganlarla buradaki uydu devlet meşrulaştırılıyor, çıkış kapısı da Türkiye yapılıyor. Hem de G.doğumuzla bütünleşerek. Türkmenler mi; Allah''a emanet!..
ERMENİSTAN''DAKİ HAZIRLIKLAR
Biz "etnik fitne, Şemdinli çuvalı" ile uğraşırken, burada da bir şeyler oldu. Önce bugüne kadar soykırım iftirası konusunda güya bizi destekleyen, dost bildiğimiz İsrail''in Hahambaşısı Yona Metzger, Erivan''a gidip, "Yahudi toplumunun, Ermeni soykırımını tanıdığını" söyledi.
Ardından Avrupa Konseyi ve ABD''nin tavsiyesiyle hazırlanan yeni Anayasa kabul edildi. Bunlar, Türkiye için öylesine önemli ki. Birincisi Koçaryan''ın da ifadesiyle, "Ermenistan, Batı''nın istediği Anayasa değişikliğini gerçekleştirerek, özellikle D. Karabağ meselesinde daha çok müttefik bulacak". İkincisi, diaspora Ermenilerine çifti vatandaşlık hakkı tanındığından, buranın yönetimi ABD ve Avrupa''daki Ermenilerin eline geçecek. Böylece soykırım iftiraları daha da artacak, bu arada Rusya Ermenistan''dan dışlanacak. Üçüncüsü yeni Anayasa''ya göre, Meclis, Ermenistan sınırlarını değiştirebilecek. Anlamı, sınırların genişletilmesi olduğuna göre, elbette öncelikle D. Karabağ dolayısıyla Azerbaycan, soykırım iftirası üzerinden de Türkiye hedef alınacak.
VE KIBRIS
Kıbrıs''ta olup biteni uzun uzun anlatmaya gerek yok. AB''nin, Rum kesimini tanıma anlamına gelecek, ama adı "tanıma" olmayan taleplerini kabul etmemize ramak kaldı. Ancak sanki AB''den önce, Cumhurbaşkanı Talat işi bitirecek gibi. Özellikle de ABD''ye gidip, geldikten sonra söyledikleri ve yaptıklarıyla adeta Rumlara, "Gelin kuzeyi alın" daveti çıkarıyor. İkilimiz de, Türk Milleti''ni "etnik fitne" tartışmalarıyla "sersemletmişken ", Talat''ı ustaca teşvik ediyor. İyi de, bir Allah''ın kulu çıkıp bunlara, "Türk Milleti''ni bile alt kimlik haline getirip, Türkiye''yi parça parça görürken, Irak''ın kuzeyindeki uydu devleti güçlendirip, meşrulaştırmak suretiyle, Irak''ın bölünmesini kolaylaştırırken, Kıbrıs''ta dili, dini, milliyeti, tarihi, kültürü farklı olan iki milleti, iki devleti birleştirmek için bu ne telaş" demez mi?
Arka kapımız olan Kıbrıs, Rum''a teslim edilince, Doğu Akdeniz''den atılacağımız bilinmiyor mu? "Kürdistan"la birlikte Rum''a, Yunan''a "arka bahçe" olmak için bu ne iştah?
Şeytan dörtgeni dedik ama az. İşte Bartholomeos yine sahnede. Erdoğan Avustralya''da; "Gelibolu pazarlanıyor" olmasın? Sizde de, sanki ortada bir yem var da, tüm sinekler, akbabalar üşüşmüş hissi uyanıyor mu?
Öldük mü?..Ne zaman "canımıza yetti" diyeceğiz?