Siyaset1 Aralık 2005 00:00

ZANA’ya ÜST KİMLİK, GAZİYE ALTKİMLİK ! - Orhan Tahsin

AKP, Avrupa Birliği ve işadamlarına verdiği sözleri tutabilmek için, 1 milyona yakın kişinin yeşil pasaportlarını iptal ettiriyor. AKP'nin son kırmızı çizgisi milletvekili erkek çocuklarına kırmızı pasaport. Çocuklarını konusunda da Meclis'teki bütün partiler hemen anlaşmaya vardı. Okulda Atatürk'ü sevdiren öğretmenlerin pasaportları da geri alnırken Atatürk'e ağız dolusu söven Şevki Yılmaz,. Hasan Mezarcı ve İbrahil Halil Çelik'in pasaporları bırakılıyor. Yine vücutlarınin bir parçasını dağlarda bırakan gazilerimizin pasaporları geri alınırken, Zanagilller bu iptaldan ayrı tutuluyor.ANAYASA MADDE: 10-: Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inaç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundaabilify idippedut.dk abilify

AKP, Avrupa Birliği ve işadamlarına verdiği sözleri tutabilmek için, 1 milyona yakın kişinin yeşil pasaportlarını iptal ettiriyor. AKP'nin son kırmızı çizgisi milletvekili erkek çocuklarına kırmızı pasaport. Çocuklarını konusunda da Meclis'teki bütün partiler hemen anlaşmaya vardı.
Okulda Atatürk'ü sevdiren öğretmenlerin pasaportları da geri alnırken Atatürk'e ağız dolusu söven Şevki Yılmaz,. Hasan Mezarcı ve İbrahil Halil Çelik'in pasaporları bırakılıyor. Yine vücutlarınin bir parçasını dağlarda bırakan gazilerimizin pasaporları geri alınırken, Zanagilller bu iptaldan ayrı tutuluyor.

ANAYASA MADDE: 10-: Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inaç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda

 

AB, Avrupa Birliği denilince, akla ilk gelen ilke "sınırların kalkması" olmuyor mu?
AB'nin "kara kaplı kitabı"nda, "insanlar, mallar, hizmetler sınır tanımadan serbestçe dolaşır" yazmıyor mu?


Avrupa Birliği'nin üye ülkelerinin vatandaşları, bir ülkeden bir ülkeye ellerini, kollarını sallayarak geçmiyor mu? Türkiye'de AB ile ilgili bir araştırma yapılsa, araştırmaya katılanların yüzde 99'ı AB'ye "Avrupa ülkelerinde serbestçe dolayabilmek için", girmek istediklerini söyleyeceklerdir.


Ancak, AB'yi yönetenler, yalnız ve yabancı Türk vatandaşlarına "AB haritası"nda serbest dolaşım hakkı tanınmamaktadırlar.Bunu da, Türkiye'ye yönetenlere imza ettirmişlerdir.
Mallar dolaşarak, insanlar dolaşamayacak. Bizimkiler tutturmuşlar. "Biz imtiyazlı ortak olmayız. Tam üye olmak istiyoruz" diye. Serbest dolaşmayan "tam üye" sayılır mı? "Dolaşım yasaklı" bir giriş olabilir mi? AB'ye gireceğiz ama, insanlarımız AB haritasına giremeyecek. Bunun adı, "imtiyazlı ortaklık" bile olmaz.


İnsanlarımız yine yabancı konsoloslukların kapılarında sürünecek, sabahlayacak, itilecek, kakılacak, birileri de "AB'ye girdik, giriyoruz gireceğiz" diye övünecekler. Yabancı ülkeler, vize harcı adı altında, 100 euro, 200 euro, 300 euro 500 euro "haraç" alacaklar, bizimkilerde, "AB üyeliği için", yıl sayacaklar. Daha ötesi, bizimkiler Türkiye'yi yönetenler, üç beş işadamını mutlu etmek onlara Avrupa kapılarını açmak için, AB ile yeni bir vize uygulamasına geçecekler. Bugünlerde TBMM'de görüşülen "Pasaport kanunu"nun amacı bu. Aslında bu konuda üç yıldır çalışıyorum.


İlk önce AB'li ülkelerin ağızları arandı. "Biz işadamlarına da yeşil pasaport vermek istiyoruz" diye. AB ülkeleri, "olmaz" dediler."Yeterince yeşil pasaportu var zaten."
AB ülkelerinin konsoloslukları, yeşil pasaportlulardan harç alamıyorlardı ya. Bu yüzden, yeşil pasaportun kaldırılmasını istiyorlardı. Belgeler sunuyorlardı: "Yeşil pasaportlu TIR şoförleri kaçakçılık yapıyorlar" diye. Kırmızı pasaportlara bile dil uzatıyorlardı: "Kırmızı pasaportlu uyuşturucu kaçaklarınız var" diye.


Bu yüzden de, AB ülkelerinin sınır kapılarında, yalnız lacivert pasaportlu vatandaşlar değil, yeşil pasaportlu eski milletvekilleri de, kırmızı pasaportlu bakanlarımız da itilip kakılıyordu. İki günde bir saygınlık nutukları atan büyüklerimiz ise, bu "kırmızı" ve "yeşil" noktaları görmezden , duymazdan geliyorlardı.


Yeni yasa ile AKP'li, CHP'li , ANAP'lı DYP'li milletvekilleri hükümet ile elbirliği ederek , üç buçuk işadamına yeşil pasaport verebilmek, AB'nin isteklerini yerine getirebilmek için, yıllarca bir devlete hizmet etmiş öğretmenler, subaylar, mühendisler, polisleri , hukukçıları AB ülkelerinin vize kapılarına itecekler. AB ülkelerinin kapılarında sürüm sürünen Türk vatandaşlarına 1 milyon kişi daha ekleyecekler. bunu da AB'ye uyum adına yapacaklar. Bir örnek verelim, yeni Pasaport Yasası'nın kabulünden sonra, Güneydoğu'da savaşmış, malul olarak emekliye ayrılmış bir binbaşı, Almanya'ya gidebilmek için Alman konsolosluğunun kapısında kuyruğa girecek. Ancak Leyla Zana, Hatip Dicle Abdülmelik Fırat, Sırrı Sakık ve ötekiler onların eşleri çocukları "Yeşil Pasaportları" ile Ab haritasında serbestçe dolaşabilecekler.


Yeni yasa ile, "Atatürk'ün devrimleri"ni öğrencilerine anlatan öğretmen Ayşe hanım'ın yeşil pasaportu elinden alınırken, Atatürk'e ağız dolusu sövgüler savuran Şevki Yılmaz, Hasan Mezarcı ve İbrahim Halil Çelik'in "yeşil pasaport ayrıcalığı" sürecek. Uyuşturucu ile mücadele eden narkotik Şube başkomiserinin pasaportu elinden alınırken, uyuşturucu kaçakçısı milletvekilleri, Halit Kahraman ile Kudret Beyhan "yeşil pasaport"lu olarak kalacak.


Daha nice örnekler verebiliriz.. Çünkü bu olayın devamı da var, arkası da var.
Ancak, bu yeni Pasaport Yasası'nı fırsat bilen kimi milletvekilleri , "aileboyu" bir girişimin kahramanı da oldular: Mahdumları için kırmızı pasaport istiyorlar. bu da ne demek oluyor, derseniz "Şu demek oluyor" yanıtını vereceğiz. Dilerseniz, konuyu açalım:
"AKP ve CHP milletvekilleri oğullarının kırmızı pasaport alabilmeleri için yasa teklifi hazırlayıp Meclis'e sundular.


Teklif, erkek çocuklarında 25 yaşına kadar kırmızı pasaport taşıması öngörülüyor.
TBMM Başkanlığına sunulan teklifin gerekçesinde mevcut sisteme göre diplomatik pasaport taşıyan kişilerin, yanlarında yaşayıp evli ve iş sahibi olmayan kız çocuklarının kırmızı pasaport taşıdığı belirtildi. Erkek çocukların ise, bu haktan 18 yaşına kadar yararlandığı bunun haksızlık ve eşitsizlik yarattığı belirtildi" Haksızlığa eşitsizliğe bakın! Aile boyu bir eşitsizlik. Anayasa'nın 10. maddesini çiğneyen bir eşitsizlik!


Teklife imza atan milletvekillerini de dinleyelim.

 ATİLLA MARAŞ (AKP Şanlıurfa) 20 yaşında Viyana'da okuyan bir erkek çocuğum var. Erkek çocuklar evlat değil mi?

 

FATİH ARIKAN (AKP -Kahramanmaraş) "Biz bu teklifi milletvekillerinin yaşadıkları mağduriyeti gidermek için verdik"


Bugünkü "üç renkli yazımın" sonunda bir iki önemli noktayı vurgulamak istiyorum. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, bakanlarımız , milletvekillerimiz İngiltere'ye giderken ABD'ye giderken "vize" alıyorlar. Bunu biliyor muydunuz?


Bu uygulama, Türkiye'ye dünyanın kapılarını açtığını söyleyen Turgut Özal döneminde başlamıştı. 15 yıldır sürüyor. Yine Yunanistan, Portekiz, İngiltere gibi ülkeler"Yeşil pasaport"tan da vize istiyor.
Kırmızı pasaporta vize uygulandığını öğrendiklerinde Başbakan Turgut Özal ve Dışişleri bakanı Mesut Yılmaz İngiltere'ye nota vermişlerdi: "Biz de kraliçeden vize isteyeceğiz" diye. İngiltere' den yanıt, bir saat sonra gelmişti: "Kraliçemiz bu kararınızı saygı ile karşılıyor.
İngiltere 'deki pasaportlar "tek" renktir. Sizdeki gibi, kırmızı yeşil, gri, lacivert renklerde değildir.
Vatandaşlarımız hep aynı "renk" pasaport kullanır. İngiltere'den gelen bu yanıt çocuklar için kırmızı pasaport isteyen Güneydoğu gezisinin, doğuda 20 yıl hizmet vermiş öğretmenin elinden yeşil pasaportu almaya çalışanlara bir şey anlatmıyor mu?
Pasaportların yeşili, kırmızı, laciverdi, grisi bir yana , "Avrupa Birliği"nin kapılarında " renkten renge" girmemizi önleyecek bir yasa önerisini kim kimler verecek? Türk vatandaşlığı "eşit saygınlığa" ne zaman kavuşacak.