EGEMENLİK, NAMUS, ŞEREF, SADAKAT !. - Selahattin Erol
Erkan Mumcu’nun istifası, Enerji Bakanlığı’ndaki yolsuzluklar, “Roche-SSK Operasyonu” derken, Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in, TBMM’de, İstanbul bağımsız milletvekili Emin Şirin tarafından kendisine yöneltilen soru önergesi bağlamında söyledikleri - birkaç istisna dışında - pek dikkat çekmedi, üzerinde durulmadı. Adalet Bakanı Çiçek, “özellikle yetki devri açısından Türkiye’nin AB’ye katılıma hazır hale gelebilmesi için” Anayasa’nın, başta “egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu” güvence altına alan 6’ıncı ve “yasama, yürütme ve yargının” yetkilerini düzenleyen 7, 8 ve 9’uncu maddeleri olmak üzere, 10 maddesinin değiştirilmesi gerektiğini söylüyordu. cialis coupons printable link discount prescription drug cardfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acne
AB üyeliğine karşı olan kesimler, Türkiye’ye dayatılan sürecin gün gelecek egemenliğin kaynağının sorgulanmasına ve “kayıtsız şartsız millete ait” olan egemenliğin devredilmesine dayanacağını aylar öncesinden dile getirmiş olmalarına rağmen, bu gerçek resmi bir kişi tarafından ilk defa, bu açıklıkla ifade edilmiş oldu.
Değiştirilmesi gerektiği söylenen Anayasa’nın 6. maddesi, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir… Egemenliğin kullanılması hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye ya da sınıfa bırakılamaz” demesine rağmen ; milletvekili seçildikten sonra, göreve başlarken “…milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma… namusun ve şerefim üzerine ant içerim” diye yemin eden biri, şimdi bu maddenin değiştirilmesi gerektiğini ileri sürmektedir !..
Gerçi, “minareyi çalan, kılıfını hazırlar” denilmiştir ama, Anayasa değişikliğini TBMM yapacağına göre, “…milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma… namusun ve şerefim üzerine ant içerim” şeklinde yemin eden milletvekillerinden oluşan bir Meclis, bu değişikliği nasıl yapacaktır ?
Üstelik, yapılması talep edilen değişikliklerle, “egemenliğin kullanılması hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye ya da sınıfa bırakılamaz” hükmüne rağmen, sadece egemenlik değil ; “devredilemez” denilen “yasama yetkisi” (madde 7) ile “anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılır” denilen "yürütme yetkisi ve görevi” (madde 8) de Brüksel’e devredilecektir !..
Hem de bu değişiklikler, “egemenliğin kullanılması hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye ya da sınıfa bırakılamaz” hükmüne muhalefet ettiği ve bu maddeyi ortadan kaldırmayı (başarılı olamamasına rağmen) sadece amaçladığı gerekçesi ile geçmişte insanların idam edildiği Türkiye’de yapılacaktır !..
Ve bütün bu değişiklikleri de “…milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma… Anayasa’ya sadakattan ayrılmayacağıma… namusun ve şerefim üzerine ant içerim” diye yemin eden milletvekilleri yapacaktır !..
Her beş milletvekilinden birinin “zanlı” ya da “sanık” olduğu bir iktidarın, “namus” ve “şeref”ten ne anladığı ortadadır ve artık “sadakat” Anayasa’ya değil, Brüksel’e olacaktır !..