Siyaset17 Şubat 2005 00:00

EGEMENLİK, NAMUS, ŞEREF, SADAKAT !. - Selahattin Erol

Erkan Mumcu’nun  istifası,  Enerji Bakanlığı’ndaki yolsuzluklar,  “Roche-SSK  Operasyonu”  derken,  Adalet Bakanı  Cemil Çiçek’in, TBMM’de,  İstanbul bağımsız milletvekili Emin Şirin  tarafından kendisine  yöneltilen  soru önergesi  bağlamında söyledikleri  - birkaç  istisna  dışında -  pek  dikkat çekmedi, üzerinde  durulmadı.      Adalet Bakanı  Çiçek, “özellikle  yetki  devri  açısından  Türkiye’nin AB’ye  katılıma  hazır  hale  gelebilmesi için” Anayasa’nın,  başta  “egemenliğin kayıtsız  şartsız  millete  ait  olduğunu”  güvence altına  alan  6’ıncı ve  “yasama,  yürütme  ve  yargının” yetkilerini  düzenleyen  7, 8 ve  9’uncu  maddeleri olmak  üzere,  10  maddesinin  değiştirilmesi gerektiğini söylüyordu. cialis coupons printable link discount prescription drug cardfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acne

AB  üyeliğine  karşı  olan  kesimler, Türkiye’ye  dayatılan sürecin  gün  gelecek  egemenliğin  kaynağının  sorgulanmasına ve  kayıtsız  şartsız  millete  ait  olan  egemenliğin  devredilmesine  dayanacağını  aylar  öncesinden  dile  getirmiş  olmalarına  rağmen,  bu  gerçek resmi  bir  kişi  tarafından  ilk defa,  bu  açıklıkla  ifade  edilmiş  oldu.

 

Değiştirilmesi  gerektiği  söylenen  Anayasa’nın  6.  maddesi,  Egemenlik  kayıtsız  şartsız  milletindir…  Egemenliğin kullanılması  hiçbir  surette hiçbir kişiye, zümreye  ya  da sınıfa bırakılamaz demesine rağmen ; milletvekili  seçildikten  sonra,  göreve  başlarken  “…milletin kayıtsız  ve şartsız  egemenliğini  koruyacağıma… namusun  ve  şerefim  üzerine  ant  içerim  diye  yemin  eden  biri,  şimdi  bu  maddenin  değiştirilmesi gerektiğini  ileri sürmektedir !..

 

Gerçi,  “minareyi  çalan,  kılıfını  hazırlar”  denilmiştir  ama,  Anayasa  değişikliğini  TBMM  yapacağına  göre,  “…milletin kayıtsız  ve şartsız  egemenliğini  koruyacağıma… namusun  ve  şerefim  üzerine  ant  içerim”  şeklinde  yemin  eden  milletvekillerinden  oluşan  bir   Meclis,  bu  değişikliği nasıl  yapacaktır ? 

 

Üstelik,  yapılması  talep  edilen  değişikliklerle, “egemenliğin kullanılması  hiçbir  surette hiçbir kişiye, zümreye  ya  da sınıfa  bırakılamaz”  hükmüne  rağmen,  sadece   egemenlik değil ; “devredilemez” denilen “yasama yetkisi” (madde 7) ile “anayasa  ve  kanunlara uygun  olarak  kullanılır”  denilen "yürütme yetkisi  ve  görevi” (madde 8) de  Brüksel’e  devredilecektir !..  

 

Hem  de  bu  değişiklikler, “egemenliğin kullanılması  hiçbir  surette hiçbir kişiye, zümreye ya da sınıfa  bırakılamaz”  hükmüne   muhalefet ettiği  ve  bu  maddeyi  ortadan  kaldırmayı (başarılı  olamamasına  rağmen)  sadece   amaçladığı gerekçesi  ile  geçmişte  insanların  idam  edildiği  Türkiye’de  yapılacaktır !..

 

Ve  bütün  bu  değişiklikleri  de  “…milletin kayıtsız  ve şartsız  egemenliğini  koruyacağıma… Anayasa’ya  sadakattan  ayrılmayacağıma… namusun  ve  şerefim  üzerine  ant  içerim”  diye  yemin  eden  milletvekilleri  yapacaktır !..  

 

Her  beş  milletvekilinden  birinin  zanlı”  ya  da  “sanık” olduğu  bir  iktidarın,  “namus  ve  “şeref”ten  ne  anladığı  ortadadır  ve  artık  sadakat Anayasa’ya  değil,  Brüksel’e  olacaktır !..