Türk milleti neden mutileşti? - Arslan Bulut
Birinci Türk Dünyası Sosyologlar Kurultayı''nda Azerbaycan''dan Prof. Dr. Yusif Rustamov, "Küreselleşmenin alternatifi reyonlaşmak, bölgesel güçler oluşturmaktır" dedi ve ABD''nin küresel projelerinin önünün alınamayacağını iddia edenlere hitaben şöyle dedi: "-Lenin de ''inkılabı ihraç ederiz'' diyordu ne oldu?" *** Prof. Dr. Orhan Türkdoğan, "Bugün Batı kültürü baskın kültürdür, onlar verici, biz kabul edici durumdayız. İki kültür karşılaştığında baskın kültür, alt kültürü etkiliyorsa orada kimlik kaybı olur. Bu sebeple, Doğu''nun kendini yeniden tanımlaması gerekir, aksi halde bütün Asya milletleri büyük darbe alır. Asya toplumlarının birleşmesi önemlidir Asya''ya dayalı bir kutup gelişiyor, buna destek vermekte yarar vardır" diye konuştu. discount drug coupons site printable coupons for cialiscleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus
"Her şeyden önce Türk Dünyası için umumi bir ideal, yön ve istikamet göstermeliyiz. Ayrıca felsefi araştırmalar gerekir ki, sosyolojik araştırmalar bir anlam taşısın. Vahit bir idea oluşturmak gerekir. Öncül olan Türk kimliğidir. Ancak bu coğrafyadaki insanların ekonomik, sosyal durumlarını göz önüne almayan hiçbir çaba başarılı olamaz.
Ayrıca tüm yerküre için bir sosyolojik analiz gerekir. Neyin sayesinde Garp dünyası önde gidiyor?
Amerikalılar, Avrupalılar, Türk Cumhuriyetlerinde araştırmalar yapıyor; ''Nice olur ki sizde aile bağları kuvvetlidir, nice olur ki sizde cemiyet hayatı kuvvetlidir?'' diye… Sonra da bunları dağıtmak istikametinde işler görürler. Köroğlu destanında, ''Tüfek icad oldu mertlik bozuldu'' denilir. Şimdi Türk Milleti neden mutileşti? Çünki silahı yere koydu! Tabii fikir vuruşunda da öncül olmak gerekir. Büyük işler yapmak için muhit de lazımdır.
Milli devletin fonksiyonu, halkın entelektüel potansiyelini yükseltmektir.
Biz ferdi yarışmalarda öne çıkıyoruz ama takım oyunlarında genellikle başarısız oluyoruz .
Milli devletten vahit ideaya geçişi, takım oyunu ile organizasyon ile başarabiliriz. Vahit ideanın bütün beşeriyet tarafından kabulü; küreselleşmedir, biz de bunu yapabiliriz."
Halilov ile daha sonra konuştum. Benzer önerileri, Alparslan Türkeş''in başlattığı Türk Kurultayları''nda bildiri olarak sunduğumu söyledim. Tabii bu fikirleri kimileri hayalcilik olarak gösteriyor. Oysa Turan Yazgan Hoca''nın belirttiği gibi Türk Dünyası, dünyanın en büyük potansiyel gücüdür. Bu potansiyeli biz değerlendirmezsek kim değerlendirecek?
Zeybek''in "öğretim dili "açıklaması
Dünkü yazımda Prof. Dr. Turan Yazgan''ın Birinci Türk Dünyası Sosyologlar Kurultayı''nda yaptığı konuşmanın özetini vermiştim. Turan Hoca''nın daha önce de başka toplantılarda birçok defa dile getirdiği "Ahmet Yesevi Üniversitesi Rusça eğitim yapıyor" sözleri üzerine Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Namık Kemal Zeybek, hem telefonla arayıp bilgi verdi hem de bir açıklama gönderdi.
Benim Turan Hoca ve Zeybek ile odak noktasında Türk Dünyası''na hizmet olan, sevgi ve saygıya dayanan, çok iyi hukukum vardır ama iddiayı yayınlayınca cevabı da yayınlamak durumundayım.
Zeybek, ilk bölümde, Türkiye''den Türkistan''a gelen her heyete Hoca Ahmet Yesevi dergahını gezdirirken, Prof. Dr. Turan Yazgan''ın hediyesi olan, "Halvet Mescidi"nin duvarına asılmış "Yesevi Mührü"nü de anlattığını, bu vesileyle Yazgan''ın Türk Dünyası''na hizmetlerinden söz ettiğini, bunu sürekli yaptığını belirttikten sonra şöyle dedi:
"Yesevi Üniversitesinde 53-54 bölümde Rus dili, 3-4 bölümde Türk dili ile eğitim yapılıyor'' sözü sadece yanlış değil, kasıtlı bir ''yalan''dır. Yazgan Hoca, bu yalanı kendisine nakleden, Türkçülerin arasını açmak isteyen kişiye karşı uyanık olmalıdır.
Peki gerçek nedir? Üniversitemizde 27 bin 830 öğrenci vardır. Bunlardan sadece 3 bin 80''i Rusça okur. Diğerlerinin eğitim ve öğretim dili Türkiye Türkçesi ve Kazakistan Türkçesi olmak üzere, Türkçe''dir. Rusça okuyanlar da Türkçe öğrenir ve bazı derslerini Türkçe görür. Unutmamak gerekir ki Kazakistan''ın yüzde 40''ı Ruslardan oluşur. Ancak bu bölümlerde de zaman içinde yüzde yüz Türk dilinde eğitim yapılması hedeflenmiştir.
Ahmet Yesevi Üniversitesinin Kırgızistan''da iki ve Dağıstan''da bir olmak üzere 3 yerde Türk Dili ve Edebiyatı bölümleri vardır. Yine Kazakistan ve Kırgızistan''da sayıları şimdi 50 olan anlaşmalı liselerde, Türkiye Türkçesi sınıfı hazırlanarak lise öğrencilerine Türkçe öğretilmektedir. Ayrıca Üniversitenin bütün bölümlerinde Türkiye Türkçesi dersleri vardır. ''Ahmet Yesevi Tanu'' adı altında İslam dini, İslam Tasavvufu ve Ahmet Yesevi anlatılmaktadır.
Ahmet Yesevi Üniversitesi, Atatürk çizgisinde, Ahmet Yesevi''nin manevi himayelerinde iki büyük devletimizin desteğiyle yoluna devam ediyor."