Siyaset28 Kasım 2005 00:00

Erdoğan'ın mı, Türkiye'nin mi statüsü bu? Savaş Süzal

Sevgili Başbakanımız, İspanya’ya giderken gene birçok konuda basınımızın mutena şahsiyetleri aracılığıyla halkımıza mesajlar yollamış. Erdoğan sanki Türkiye’de söyleyemediklerini bu küçük uçak kabininde söylerken kendini daha güven içinde hissediyor gibi. Kabinde ağızları açık bir şekilde başbakanın verdiği nutku dinleyen gazetecilerin aklına ise gerçek soruları sormak gelmiyor bile. Nedir bu sorular? Bir kere 10 Müslüman ülkesinin davet edildiği, ancak hiçbirinin liderinin katılmadığı bu toplantıya neden Erdoğan’ın gittiği?  Sonra bu toplantıya davet edilirken neden bir AB aday ülkesi olarak değil de bir Arap ülkesi statüsünde çağrıldığı ve bundan hiç mi rahatsızlık duyup duymadığı kendisine sorulabilirdi. naproxennatrium site naproxen kruidvat

Bu toplantıya daha devletliği bile tartışma konusu olan Filistinli Mahmut Abbas ile birlikte katılırken kendisi Türkiye’yi nasıl bir şekilde pazarlıyordu acaba?  

Soramazlardı, sormazlardı. Çünkü onlar akan suyun önüne ayak koyup Türk halkının çıkarlarını değil kendi patronlarını temsil ediyorlardı. Daha öncede yazdım, siyasi ve parasal yolsuzluklar kadar ahlaki yolsuzluklarında tartışılma zamanı geldi de geçiyor bile. Türk basınında ki ahlaki yıpranma ve bozulma öteki alanlardan çok daha fazla.  

Bu bir konu. Gelelim ekonomik cepheye. Bakın Türkiye’de bir yalan veya yanlış anlatma sürüp gidiyor hem de basının pompalaması ile. Ne konusunda mı? Şu Mortgage yutturmaca sı ile ilgili. Arkadaşlar geçen gün hesaplattım. 100 000 YTL’lik (70 000 dolarlık) bir eve ödenen 1280 YTL’lik ( 900 dolarlık) aylık taksitle 30 yıl vadeli bir kredinin yıllık faizi öyle anlatıldığı gibi yüzde bir buçuk falan değil yüzde 15, yazıyla ve rakamla yüzde onbeş.

Sonra bir yutturmaca daha dikkatimi çekti. Bankaya borcun ödenmesinde banka evi satacak kendi alacağını alacak ve kalanda size verilecek.  Tamam, çok güzel. Siz peşinat yüzde 25 veya dörtte bir ödemişsiniz ama bu parayı geri alma yerine hava alma şansınız çok daha yüksek. Sonra bir soru daha aylık 1280 YTL taksit ödediğiniz eviniz nasıl kira ile eşit olur Allah’ınızı severseniz.

Bu olay Türkiye’de beş yıl içinde tüm bankacılık sistemini çökertecektir emin olun. Hem de ülke ekonomisini de beraberinde sürükleyerek ve Türkiye artık tamamen göçmüş bir halde Sevr’i mi uygular yoksa başka şeyleri mi o zaman göreceğiz. Bakın Türk ekonomisi için yurt dışında alarm sinyalleri ne kadar örtbas edilse de yanıp sönmeye başladı.

Memleketin öğretmenleri dövülerek ülke başkentine sokulmazken, bir yandan da bir kısmına ödül terfi imtihanları yaptırılıyor. Tam havuç ve kırbaç örneği. Peki, sırada başka kimler var dersiniz? Öğrenciler, işçiler, memurlar yakın bir tarihte sokaklara dökülmeye başlayacak ve bizim otoriter başbakan tarafından da azarlanıp fırçalanacaklar. Hadlerini bilsinler diye. Peki, siyasiler ne yapıyor, Ah sormayın onu da siz sormayın ne yaptıklarını onların tiyatrosu gözünüzün önünde oynanıyor.