Emperyalizmin maşası Kürt Aşiretlerin Sevr özlemi!
Kuzey Iraklı Kürtler, "Kürdistan Bölgesi Anayasa Taslağı"nda Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı'yla yırtıp attığı Sevr'e atıf yapıyorlar. Anadolu'nun parçalara ayrılmasını öngören, ancak Atatürk önderliğindeki Ulusal Kurtuluş Savaşı'yla tarihe gömülen Sevr Antlaşması, Milliyet'in ortaya çıkardığı Irak Federal Kürdistan Bölgesi Parlamentosu'nca hazırlanan "Kürdistan Bölgesi Anayasa Taslağı"na girdi. Sevr'e atıfta bulunulmasına tepki gösterildi:levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetesdiscount drug coupons click free discount prescription carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialissitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilo
Emekli Büyükelçi Gündüz Aktan: "Sevr, hiçbir hukuki etki bırakmadan Kurtuluş Savaşı ile kaybolmuştur. Self-determinasyon hakkı, sınırlarımızda kim yaşıyorsa (Türk-Kürt), Kurtuluş Savaşı, TBMM ve Lozan Antlaşması'yla kullanmıştır. Bu hak tarihte bir defa kullanılır. İki dakikada bir bu hakkı kullanamazsınız. Irak'ta federasyon var. Federasyonlarda bir anayasa olur. Ayrıca böyle bir yerel anayasa olmaz. Irak Anayasası'na katılıp orada self-determinasyonu kullanacaksın, sonra bir anayasa daha yapıp bir daha self-determinasyon hakkını kullanacaksın. Bunun anlamı, ayrılma isteğini ortaya koymaktır. Kabul edilecek bir şey değil."
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Mehmet Dülger: "Sevr Anlaşması, dönemin süper gücü İngiltere'nin baskısıyla yapılmış. Şimdi Irak'ta fiili bir durum var. ABD'nin kontrolünde gerçekleşen. Biz ne kadar çırpınsak da yapılıp edilenlere müdahale edemiyoruz. Irak'ta 7. asırdan bu yana Sünnilerin yönetimi söz konusu. Şimdi ilk kez bir ayrışma olacak. Kürtler bir devletten söz ediyor. Bunlar olur mu? Oradaki petrolün kullanımı Kürtlerin kullanımına bırakılır mı? Bırakılırsa, Kürtler bunu yapabilir mi? Bunları zaman gösterecek. Ama şu anda 3'lü, tehlikeli bir ayrışma söz konusu. Birçok hayalden de söz ediliyor. Bakıp göreceğiz."
"Anavatanları Kürdistan'da binlerce yıl yaşamış eski bir halk olan Kürtler, tıpkı dünyanın diğer ulusları ve halkları gibi, self-determinasyon (kendi kaderini belirleme) hakkını kullanabilecek niteliklere sahip bir ulustur. Self-determinasyon hakkı, Birinci Dünya Savaşı sonunda çıkarılan ve ilkeleri uluslararası hukukun temeli haline gelen Woodrow Wilson'ın 14 Madde'sinde kabul edilen bir haktır. 1920 Yılında imzalanan Sevr Anlaşması'nın 62-64 no'lu maddeleri Kürtlerin self-determinasyon hakkını tanımalarına rağmen, uluslararası çıkarlar ve siyasal dengeler Kürtlerin bu hakkı elde edip uygulamaya geçirmelerini engellemiştir.
Sevr Antlaşması'na konulan maddelerin tersine, Güney Kürdistan, 1925 yılında, kendi halkının iradesi dikkate alınmadan, 4 yıl önce, yani 1921 yılında kurulmuş olan Irak devletine müsadere edilmiştir. Sevr Antlaşması Kürtlerin kendi topraklarındaki yönetim için Kürt kökenli memurların atanmasını ve eğitim, hukuk ve sağlanan tüm hizmetlerin dilinin Kürtçe olmasını şart koşmuştur. O tarihten bu yana Kürdistan'ın bu kısmı Irak Kürdistan'ı olarak bilinmiştir."
Gündüz Aktan, bu maddelere göre, o tarihte henüz sınırı belli olmayan Büyük Ermenistan'ın Trabzon'a kadar uzanacak sınırlarının güney kısmının alt bölümünün, Türkiye'ye bağlı "özerk Kürt bölgesi" olarak tarif edildiğini belirtti. Buna göre; Mardin, Urfa, Antep'i de sınırlarına alan Suriye'de ve Türkiye'nin o tarihte belirlenmeyen Irak sınırının alt bölgesinde kalacak Kuzey Irak'lı Kürtlere, bu özerk bölgede yaşayan Kürtlere katılma hakkı tanındı.
Antlaşmada, bu katılmanın gerçekleşmesinden 1 yıl sonra da, "Kürtlerin Milletler Cemiyeti'ne bağımsızlık başvurusu yapması, başvurunun kabul görmesi halinde Osmanlı'nın bunu yerine getirmek zorunda olduğu" hükme bağlandı. (Milliyet)