Siyaset19 Kasım 2005 00:00

Antikorlara yazılmış bir mektup aldım! - Arslan Bulut

Munis Çakırtaş adlı eski bir "antikor"dan, görevdeki antikorlara yazılmış bir mektup aldım! Bazı düzeltmelerle sahiplerine tebliğ ediyorum: Sayın antikorlarım; siz, sanırım karargah isimli hayat alanlarınızın duvarına mikropların dayanmasını bekliyorsunuz!Vücudu istila eden mikroplar, dışarıdaki üretim merkezleri tarafından, devamlı takviye edilmekte, güçlenmektedir.Siz, değerli antikorları, "genç cumhuriyeti; fizik tedaviye (AB''ye) alacağız, güçlendireceğiz" yalanı ile uyutmaya çalışıyorlar.Bu yeni tür mikroplar; kendileriyle mücadele edebilecek yeteneklerle donatılmış siz antikorları bile kandırma özelliğine sahip, çok özenle üretilmiştir ve üstelik onlar da antikor görünümündedir.cialis forum cialis bez recepta cialis bez receptafusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Önceleri vücudun savunma sistemi olan Atatürkçülük ideolojisini benimser görünmüşler, çağdaşlık sloganlarıyla ve sinsice genç cumhuriyetin kanına girmişler, daha sonraları serbest piyasa ekonomisi, globalcilik gibi fikirlerle ve kılcal damarlar yolu ile bütün vücuda yayılmışlardır. Her siyasi grubun içine de sızmışlardır.

Esasen, bu mikrop türlerinin amaçları, vücudun en önemli organlarını hastalanmış gibi gösterip, "organ mafyası"na satmaktır.

Çok değişik bir tür olan bu mikroplar, aslında başka vücutların antikorlarıdır.

Her kılığa girme becerisine sahip bu mikroplar, artık genç vücut bitap düştüğü için, kendilerini saklamadan, tüm çıplaklıkları ile "mikrop" olarak gezmekte hiçbir sakınca görmüyor.

Direnen antikorlara da iftiralar ediyor, hatta kendilerini görevlendiren merkezlerle işbirliği içindeymiş gibi gösteriyorlar.
Zamanında bir kısmı "aşı" gibi gerekçelerle, dışarıdan, değişik yerlerden, NATO çerçevesinde gelmiş mikroplardı ya da vücudun hayati olmayan bölgelerinde, mesela tırnakların içinde kir olarak yuvalanmışlardı, belki de bazı ahmak hücrelere kendilerini vitamin diye tanıtmış olabilirler.

Son yirmi yıldır, bu mikroplar, genç cumhuriyetin cüzdanını özelleştirme, kanını globalleşme, gücünü bazı organlarını sakatlama taktikleri ile ele geçirmekle meşguller. Bir de genç cumhuriyetin "yemek borusu"nu, hortumlama operasyonları ile tahriş etmişler, yemek yemesine engel olarak, cumhuriyeti takatsiz düşürmüşlerdir.

Genç cumhuriyet aç, halsiz ve vücuda yayılan mikrop ile yürümeye çalışmaktadır.

Vücudu asıl savunması gereken siyasi antikorlar; dışarıdaki mikroplarla iyi geçinince ayakta kalacağını zanneden partiküllere dönüşmüştür. Genç cumhuriyeti koruma bilincinde olup olmadıkları belli değildir. Antikorluk yemini etmiş bazılarının ise kontrol altına alınmış mikroplara dönüştüğü söylenmektedir.

Bu arada genç cumhuriyetin hücreleri, bu takatten düşme operasyonunun yanı sıra, 1983''ten itibaren kültürel bir erozyonunun içine çekilmiş, televizyon vasıtası ile her çeşit dizilerle vakit geçirmesi sağlanmaktadır.

***

Mikrop kapan ayak, (Güneydoğu) kangren olmak üzeredir, ayak hakkında "bu gidişle keserler bile" diye konuşulmaktadır.

Dışarıdaki büyük mikroplar zaman zaman vücuda serbestçe girmekte ve ayağa enjekte ettikleri mikrobu ziyaret ederek; "merak etme, yakında bu ayak senin olacak, biz hormonla kopyalar, bu ayaktan yeni bir vücut yaparız, siz yetmezseniz, sizin biraz altınızda oturan biri daha var, onun da bazı yerleri ile birleştirir, yeni bir vücut imal ederiz" demektedir.

İçerdeki satın alınmış olan mikroplara, onları besleyen mikrop merkezleri tarafından, başka vücutlarda oturma garantisi ve ek vitaminler gibi güvenceler verilmiştir.

İşte bu ahval ve şerait içinde sayın antikorlar,
Mikroplar için siz değerli antikorların varlığı, problemdir. Siz ne kadar durumu idare etmeye çalışsanız da..

Vücudu saran mikropları temizlemek, öncelikle sizin sorumluluk alanınıza giriyor sanırım.

Aksi halde bu kılık değiştirmiş mikroplar, yakın bir zamanda vücudu öldürecek, sizler de yaşayamayacaksınız. Önce sizi yok edecekler. Ayaklanma girişimleri ile doğrudan sizin varlığınızı ve devletin garnizonlarını hedef alıyorlar, görmüyor musunuz? Emekli olup kenara çekilmenize de imkân tanımayacaklar, zaten emekliliğinizi yaşayacak bir vücut (vatan) kalmayacak..

Mikroplara direnen aydın antikorlar sizi alenen bilgilendiriyor, uyarıyor.

Dışarıda bekleyen mikroplar ile savaşa girmek de söz konusu olabilir. Ama önce içerdeki mikropları temizlemek gerekir.

Şu anda, dışarıda bekleyen daha geniş donanımlı, silahlı mikroplar, alt komşudan sıkı şamar yemekteler, çok zayiat verdikleri için grup grup isyan ettikleri gözlenmekte, belirli bir zaman sonra, şu anda alt katta girdikleri vücuttan defedilecekleri ya da def olacakları değerlendirilmektedir.


***

"Genç Cumhuriyet" isimli vücudu kuran antikorların başı olan Atatürk de mikropların hepsini yok edemediğini biliyordu.

Bu yüzden genç antikorlara ve ayrıca savaşçı antikorlara hitabında; Cumhuriyeti koruma ve kollama emrini ilelebet vermişti. Genç antikorlar, ufuksuz bir kadro tarafından 12 Eylül''de saf dışı edildi. Bugünkü antikor gençler de kontrol altındadır. Durumu algılamaları uzun sürebilir!

Ata''nın emirlerine bağlı olduğunu her fırsatta söyleyen siz antikorlar, neyle meşgulsünüz acaba?

Göreviniz, size verilen vitaminin yoksulluk sınırı altında olduğunu beyan etmek ya da siyasallaşan ayaktaki mikroba karşı, şehit cenazelerinde konuşmalar yapmak değil, hangi şartlar altında olursa olsun, milli egemenliği etkin bir şekilde korumaktır sayın antikorlar..

Yoksa, bulunur kurtaracak bahtı kara maderini!