“ATATÜRK’ÜN HEDEFİNE ÇOK YAKLAŞTIK" - Hüseyin Mümtaz
Bunu kim söylüyor? 10 Kasım dolayısı ile Tayyip Erdoğan söylüyor. Vay anasına sayın seyirciler.. Türkiye gerçekten inanılmaz bir ülke.. Türkiye’de inanılmaz olaylar oluyor. Kara Kuvvetleri’nin brövesinden Atatürk çıkarılıyor, Akepe’li vekil protesto mektubu yazıyor. Akepe’li vekil bile yapılanı hazmedemiyorsa bu işte bir şeyhler var demektir. Aslında türban söz konusu olunca Akepe eşrafının ezberinin bozulduğunu artık herkes biliyor. “Değişmedim, geliştim” uyanıklığının üzerindeki sahte zırh ufak bir sallamayla dökülüveriyor. Muhteremlerin huzuru kaçıyor, ağızlarından çıkan kelimeleri kontrol edemiyorlar. Arınç; “Ne o yani” diyor, “Cumhurbaşkanı ile birbirimizin sırtına her gün şaplak mı atacağız?”cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis forum cialis prodaja cialis bez receptasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo
“Bröve için her gün 3-4 vekil ağlıyor. Sanki onu her gün görüyorlar”..
“O” denilen kim acaba?
Ben “o”ndan kastın; geçmiş söylemler de dikkate alınarak “bröve” değil, “Atatürk” olduğunu düşünüyorum..
Bröveden Atatürk’ün kaldırılması ucuz açıklamalarla geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir iştir.
Çünkü bröveden çıkarılan sadece Atatürk değildir, “Sakarya, Kocatepe”deki Atatürk”tür.
Gül; “Yasaklar kimseye şeref getirmez” gibi kocaman bir lâf ediyor.
Tayyip Erdoğan “AİHM türban tarifi yapamaz, türbanı İslâm âlimleri yapar” diyor; “Cumhurbaşkanı ile atışmaya girmem. %99'u Müslüman olan Türkiye'deki türban yasağı acaba hangi Avrupa ülkesinde var?” diyor.
Acaba hangi Avrupa ülkesinde “türbanlılar” o ülkenin “lâik anayasal” düzenini yıkarak bulundukları devleti “ele geçirmeyi” hedefliyor?
“Kara ses”e Almanların yaptığı ortada.. Türkiye aleyhine faaliyette bulunduğu sürece yardım ve yataklık yapıyordu. Ama Alman Devleti için tehlike oluşturmaya başlayınca kulağından tuttuğu gibi Türkiye’ye yollayıverdi.
Öcalan’a yapılan da farklı bir şey mi zannediyorsunuz?
Devam ediyor Arınç; “AİHM büyük yanlış yapmıştır, kararı Türkiye’yi bağlamaz”…
Anlamadım?
O zaman Loizidu’ya milyonlarca euro tazminatı neden verdiniz?
“Türban”, “egemenlik”ten daha mı cevval bir üslûpla korunmalıdır sizce, daha mı kıymetlidir?
Kıbrıs yeşil hattaki bayrağın çaldırılması olayı ile Şemdinli’de bayrak yakılması; KKK’dan brövesinden Atatürk’ün kaldırılması ile aynı zaman dilimine denk geldi..
“Şanssızlık..”
Ankara Sıhhiye’deki Atatürk Heykeline ayakkabı boyası ile “bari öbür dünyada oku” yazılarak avucuna “cevşen” bırakılması da bir başka ve büyük “talihsizlik”..
Çünkü o heykel, Sıhhiye Orduevi’ne “5” metre uzaklıktadır.
Yazıyla, “beş”..
Tam o köşede, caddenin üzerinde nöbetçi vardır. Orduevinin dış cephesini boydan boya kapayan kameralar vardır.
Orduevinin bütün pencereleri o heykeli görür.
Ve Sıhhiye’nin o köşesi 24 saat “yaşar.” Hayat hiç durmaz.
Peki bu ne demektir?
Bu nasıl bigâneliktir? Vurdumduymazlıktır?
Bröve hakkında çok şey söylendi..
Herkes bir şeyler yazdı.. Çölaşan, İlhan Selçuk, Savaş Süzal..
Peki neden “embedded” gazeteciler ile köşe yazarlarından çıt yok, hiç merak etmediniz mi?
Ben Somuncuoğlu’nun; “Sadece Kıbrıs''ta, bu millet kaç midesini kaybetti görüyor musunuz?” cümlesi ile Savaş Süzal’ın “Paşam yoksa siz Kara Harb Okulu yerine, Lozan anlaşmasını bile tanımayan Amerikanın Kara Harb Okulu West Point’ten mi mezunsunuz” cümlesini ve Behiç Kılıç’ın “Hadi bakalım Harbiyeliye şu Kara Kuvvetleri rozetinden Mustafa Kemal Paşa'nın Kocatepe'deki silüetini yok etmenin gerekçesini de 'Bilgi çağının parametleri' çerçevesinde bir izah ediverin...” cümlelerini buraya özenle not ediyorum.
Fakat “muvazzaf bir vatandaş” olarak Zafer Temoçin’in, 13 Kasım tarihli Cumhuriyet’te yayınlanan ve “komutanın” göğsünden sessizce uzaklaşan Atatürk’ü resmeden karikatürü üzerine de söyleyecek söz bulamıyorum.
“Cuk” oturmuş.
“Tam yerine” denk gelmiş, fena halde “manzara” koymuş. 15 Kasım 2005
“57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA
57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA
57’İNCİ ALAY HERYERDE
HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”