Siyaset11 Şubat 2005 00:00

Enayi Yerine Konmak - Erol Manisalı

Amerika ve İngiltere'nin Irak (ve Ortadoğu) politikaları biline biline, göz göre göre yürütülegelmektedir. - Birinci Körfez Krizi'nde Baba Bush (ve İngiltere) Irak'ı parçalamaya İsrail'le birlikte karar verdikten sonra planlı bir biçimde uygulamaya koyuldular. - Kuzey Irak'ta kendilerinin denetiminde bir ''kukla devlet'' oluşturmaya ve Irak'ı bölmeye daha o zaman karar verildi. Biz bunları daha 1992'de yazmaya başlamıştık. - İlk örnek çalışmayı Yugoslavya'da başarıyla yürüttüler. Önce iç savaşı özendirip sonra da silahlı kuvvetleri ile saldırdılar. - Irak'ta daha sistemli, alttan alta yürüdü. ABD, İngiltere ve İsrail açısından ''K. Irak'tan başlatılarak'' parçalanmanın altyapısının hazırlanması sağlandı. Bunun ise ABD ve AB için önemi nedir? discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardnaproxennatrium go naproxen kruidvatescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenaabilify idippedut.dk abilifydiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cards

1. Bölgede Araplara, İran'a ve Türkiye'ye karşı ABD ve Avrupa'nın kullanacağı ''bir joker'' , her derde deva olacaktır.

2. Arap ülkeleri, İran ve Türkiye üzerinde ''kontrollü istikrarsızlığı'' istedikleri gibi yürütebileceklerdi.

3. Ortadoğu, ABD ve Avrupa için hayati bir öneme sahip. Biçimsel ''liberal demokrasinin'' Batı güdümünde yönetimlerle yürütülmesi, Batı şirketlerinin buraya yerleşmesini sağlayacaktı.

İlk uygulama 1991 sonrasında Kuveyt'te yapıldı. Buraya yerleşen ABD ve İngiltere şirketleri yalnız pazar değil, siyaset ve bürokrasiyi de denetimleri altına aldılar. Askerler sadece ''bekçilik'' görevi yapıyor.

4. Genişletilmiş Ortadoğu Projesi, ABD ve AB'nin, yani Batı kapitalizminin bölgedeki iktisadi, siyasi ve askeri egemenliğini öngören bir projedir. Ve yıllar öncesinden başlatıldı. Oğul Bush , Baba Bush'tan mirası devraldı.

5. Soğuk Savaş bitince ABD ve AB bölgedeki ortaklarını ve uzantılarını belirlemişlerdi: İsrail ve kukla Kürt devleti, Ermenistan, Gürcistan federasyonu; sürpriz yarış atı Ukrayna idi. Onun da Jokey'ini ayarlayarak yarı-sessiz darbeyi başlattılar.

6. Hedef seçilen karşı cephe ise ''geleneksel düşmanlardı'' ; Arap devletleri, İran ve Türkiye.

- Kuveyt ve Irak'ı fiilen halletme yoluna girdiler. Suriye, S. Arabistan, Mısır ve Libya bekleme odasında tutulan ve altı pişirilen ülkeler.

- Araplar dışında orta vadeli hedef İran oldu. Onun da altını pişirmeye başladılar. Irak'taki yalanlar ve düzenlemeler gibi benzer bir senaryoyu İran için de yazıp oynatmak neden zor olsun ki...

- Türkiye mi? Aceleye hiç gerek yok. Gayri milli sermaye, gayri milli İslamcılar ve bölücüler olarak üç sağlam ortakları var. Şimdi bu üç ortağın ''sisteme tamamen egemen olmalarına'' çalışıyorlar.

Bunu da sağladıktan sonra topa, tüfeğe, füzelere hiç gerek yok. Bu üç ortak en tehlikeli silahlardan çok daha etkili bir konuma gelecekler.

Ayrıca Türkiye, AB'nin himayesi altına alınıyor. Dolayısıyla Batı kapitalizmi (ve şirketleri) zaten sessiz ve sivil işgali gerçekleştiriyorlar. Ticari ve mali sistem, eğitim düzeni ve bürokrasi üzerine bir de medya ve iletişim araçlarını ekleyin, bunlardan iyi işgal orduları olur mu?

Kuzey Irak dediniz?

Her şey göz göre göre olmadı ?

- Talabani ve Barzani ABD'nin ve İngiltere'nin askeri, mali ve siyasi desteğiyle 1991'den itibaren bugünkü noktaya getirilmediler mi?

- İncirlik'ten kalkan uçaklar PKK'yi sistemli bir biçimde beslemediler mi? PKK'nin Irak'ta serbestçe hareketi ABD tarafından sağlanmadı ?

- Türkiye'nin, ''K. Irak'ın Kürtler tarafından işgaline müdahale etmemesi için ABD ve AB birlikte karşımıza çıkmadılar ?''

- Türkmenlerin Kürtler tarafından tasfiyesi, ABD ve İngiltere'nin desteği ile gerçekleşmedi mi?

- ABD tarafından kafamıza çuval geçirilmedi mi?

- Irak'taki son seçim oyunları ABD, İngiltere ve Kürtler tarafından birlikte düzenlenmedi mi?

Bütün bunlar doğru olduğuna göre faşist Bush yönetiminin Dışişleri Bakanı Rice 'ın Ankara'da ne dediği ya da ne demediği hiç önemli değildir.

Yukarıda sıraladığım ve Türkiye'nin ulusal çıkarlarına taban tabana zıt işler ABD, İngiltere ve diğer Avrupalılar tarafından Irak'ta yürütülüyorsa bu yapılanları, ''yapanların suratına vuracak yönetimlerin Ankara'da işbaşına gelmesi gerekiyor'' .

Arap ülkeleri ve İran'dan sonraki hedefin Türkiye olduğunu anlamak istemeyenler bu ülkenin yönetimleri olamaz. Olsa olsa, dışarıdaki yönetimlerle ortaklık yapıp ''ittifak oyununu sürdürenlerdir'' . Tabii, kendi özel hesaplarını, bu senaryonun arkasına saklayarak..