Azeri muhalefetin saldırısına uğradım - Rıza Zelyut
Aklıma gelmeyen başıma geldi derler ya, işte öyle oldu. Dün saat 12.00 dolaylarında yaşadığım bir olay, Azerbaycan'daki muhalefetin kimliğini, niyetini, hedeflerini açıkça ortaya koydu.Pazar günü, seçimleri, Bakü'nün en dış bölgelerinde ve yakın şehirlerde izledim. Bir uygunsuzluk görmedim. Bu gözlemime, konuştuğum başka gözlemciler de katıldılar. Öyle ki, Aliyev iktidarına karşı önyargılı olan ABD'li gözlemciler bile bu tespitimize katıldılar. Pazar gecesi saat 21.00 sularında Türk gözlemci heyetin başkanı Akkan Suver bir basın toplantısı yaparak seçimlerin demokratik ve şeffaf bir ortamda geçtiğini söyledi. symbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenarenovation vejle renovation skive renovaoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Toplantıyı izleyen bir Azeri gazeteci, şöyle bir soru sordu: 'Azerbaycan muhalefeti, Türk gözlemci heyetini bizim hükümetin ele getürdigini söylir. Ne dirsiniz?'
Bizlerin hükümet tarafından yönlendirildiğimizi iddia eden muhalefete cevabı ben verdim ve dedim ki: 'Ben Türkiye'de de muhalif bir gazeteciyim. Beni hiçbir güç ele geçiremedi. Seçimlerin şeffaf ve demokratik geçtiğini söylemek, benim için namus borcu olmuştur. Azeri muhalefetin hoşuna gitmek için yalan mı söyleyeyim? Muhterem Azeri halkı, ülkesine sahip çıksın, ileriye baksın...'
Bu açıklamam Azerbaycan televizyonlarında yayımlanmış.
Dün, öğlene doğru Azerbaycan muhalefetinin ortak adı olan Azadlık hareketinin binasına gittim. Kapıda bekleyen gençlere, 'Seçki neticelerini ögrenmek istirem.' dedim. Kara gözlüklü birisi, 'Netice sahtekarlık!' dedi. Ben diretince de binaya girip sormamı istedi. Uzun bir koridordan geçtim, sağdaki bürodan girdim. İçeride bilgisayarlar başında seçim izleniyordu.
Danışma masasındaki kadına, 'Hanım, seçki neticelerini ögrenmek istirem!' dedim.
Kadın, başını kaldırıp beni görünce birden öfkelendi. 'Sen nice öle gonişirsen?' dedi. Ben anlamamıştım ama o açıkladı. 'Dün gece televizyada yalan söledin!' dedi.
Anlamıştım...
Sizden sadece seçki neticelerini...
Bu arada o bana verip veriştiriyordu. Ayaktaki genç yakama yapışıp beni dışarı itti. Dirensem dayak yiyecektim. Ebülfeyz Elçibey'in büyük fotoğrafının altından geçip bahçede toplanan kalabalıktan sakınarak hemen dışarı çıktım.
Arkamdan bağrışların yükseldiğini duymuştum...
Tabansız muhalefet
Pazar günü yapılan Azerbaycan seçimleri, bu ülkedeki muhalefetin halk tabanının bulunmadığını açık biçimde gösterdi. Halkın seçime ilgisiz olduğunu, adayların ortalıkta gözükmediklerini, cumartesi günkü izlenimlerim ortaya koyuyordu. Seçimlere katılımın yüzde 50'nin altına düşmesi bunu gösteriyor. Muhalefet eğer Azeri halkı arasında umut yaratsaydı, katılım artar, onların seçimdeki başarıları yükselirdi.
Bu yüzdendir ki muhalefetin lideri gibi gözüken Resul Guliyev yurt dışına kaçmıştır. Bu yüzdendir ki kendisi Azerbaycan'a dönememiştir. Eğer halk ona birazcık ilgi göstermiş olsaydı, Guliyev ABD desteği ile Azerbaycan'a iner, ortalığı birbirine katardı.
Bozguna uğradılar
Bu yazıyı yazmaya başladığımda, Azerbaycan seçim sonuçları, iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi'nin (YAP) çoğunluğu sağladığını gösteriyordu. 125 sandalyenin 63'ünde YAP, 41'inde ise bağımsız milletvekilleri önde gidiyor. Azerbaycan Yüksek Seçim Kurulu'nun saat 15.00 sularındaki değerlendirmesine göre. YDP oyların yüzde 50'sinden fazlasını almış gözüküyor. Bu partiyi bağımsız milletvekilleri izliyor. Muhalefette ise Müsavat Partisi ile Halk Cephesi çok gerilerden geliyor. Bağımsızlar bile muhalefetin toplamını anlatan Azatlık blokundan çok daha fazla oy aldılar. Bağımsız milletvekillerinin yüksek oranda Meclis'e girmeleri de halkın bu muhalefetten hoşlanmadığını, beklentisinin olmadığını gösteriyor. Muhalefet yerine bağımsız milletvekillerinin seçilmesi, halkın özgür biçimde seçim hakkını kullandığını gösteriyor.
Muhalefet biliyordu
Azerbaycan muhalefetinin halk tarafından tutulmadığını, aslında muhalefet liderleri de iyi biliyorlardı. Bu yüzden seçimden umutları yoktu. Bu gerçekten yola çıkarak Azerbaycan seçimlerini daha yapılmadan geçersiz ilan etmeye çalıştılar. Bu yolda kendilerine ABD'li gayriresmi kurumlar da yardımcı oldular. Ünlü, İnsan Hakları İzleme Komitesi, tıpkı Azeri muhalefeti gibi açıklamalar yaptı.
Azadlık cephesini oluşturan partilerden Musavat Partisi Lideri İsa Kamber 'Soros'la gerekirse konuşurum.' diyerek tescilli darbeci George Soros ile bağlantısı olduğunu dolaylı yoldan dile getirmişti.
Gerek İsa Kamber, gerekse Halk Cephesi Lideri Ali Kerimli, seçimler öncesinde, 'Seçimlerde sahtekarlık olacak!' diye demeçler vermişler, seçimlerden sonra da halkı sokağa dökeceklerini söylemişlerdi.
Muhalefet liderleri, seçim öncesi söyledikleri gibi seçim sonuçları tam belli olmadan aynı iddiaları ortaya attılar. Seçim sonuçları belli olmadan, Azadlık Bloku'nun yayın organı Azadlık Gazetesi, 'Haydarizmin Sahtekarlığı' başlığı ile çıkmıştı. Aynı gazetede, muhalefetin büyük başarı kazandığı da iddia edilerek gülünç durumlar yaratılıyordu.
Seçimin sonuçlarının halk üzerindeki etkisini öğrenmek için Azeri halkla konuştuk. Halk işinde gücünde gözüküyor. Seçim sonuçları konusunda olumsuz izlenimi olanlar, sadece Azadlık yanlıları. Bu azadlık yanlılarının aslında Azerbaycan'ın azadlığını (özgürlüğünü) yok edeceğini düşünen pek çok insan var. Bunlar, 'Yenilen pehlivan güreşe doymaz!' diyorlar.
Azadlık adlı gazete, Azerilerin tümünü bugün yapacakları gösteriye çağırarak muhalefetin karışıklık yaratmaya devam edeceğinin işaretini de vermiş oldu.