Dış Politika7 Kasım 2005 00:00

Simitis Doğru Mu Söylüyor? – Mümtaz Soysal

POLİTİKA böyledir işte: Çıkarlar gerektiriyorsa, en acı ihanetler en yakın arkadaşlardan gelir. Hele dış politika söz konusu olduğu zaman, başkalarının çıkarlarına hizmet ettikleri halde en vatansever geçinenler işlerine gelmeyen durumlardan sıyrılabilmek için başında bulundukları kabinedeki partili yandaşlarını ve emirleri altındaki bürokratları bile feda etmekten çekinmezler. Son örnek, Yunanistan'ın bir önceki başbakanı PASOK'lu Kostas Simitis . Sayın Simitis bugünlerde piyasaya çıkacak anılar kitabında, PKK'nin başı Öcalan 'ı harcarken kendi bakanlarını, bürokratları, diplomatları, istihbaratçıları ve güvenlikçileri de fena harcamış. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnediscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

Basına da geçen anlatımına göre, olup bitenlerden Öcalan'ın Yunanistan'a giriş çıkışlarından, Kenya'nın Nairobi'sindeki Yunan büyükelçiliğinde Güney Kıbrıs pasaportuyla saklanışından hiç haberi yokmuş. Bu işi örgütleyenlere kesinlikle yetki verilmemişmiş. Bunlar, ''gayri meşru bir biçimde Yunanistan hükümetinin yerine yetki kullanmaya kalkışıp ülkenin yasal hükümetinden daha iyi dış politika izlediklerini sanan süper vatanseverler!'' miş. Mişmiş de mişmiş.

Galiba eski başbakan Türk Dışişleri'nin ''PKK-Yunan'' ilişkileri konusunda yayınlayıp da Papandreu-Cem ikilisinin ''dostluk manevraları'' üzerine dağıtımdan çektiği iki ciltlik albümden habersiz. Öcalan'ın yakalanışından hemen sonra hazırlanan o albüm kuşe kâğıda basılıp bol fotoğrafla süslenmiş bir yayındı. Herhalde bazı gizli servislerce çekilmiş olan o fotoğraflar, Öcalan'ın Suriye sonrası çıktığı ''dış gezi'' de Atina Havaalanı'na iki kez nasıl girip çıktığını, hatta bir keresinde VIP salonunda hangi görevlilerce nasıl karşılandığını göstermekteydi. Albüm, ayrıca, Rumların Öcalan'a verdikleri ''Kıbrıs Cumhuriyeti'' pasaportunun resmi gibi başka belgelerle de renklendirilmişti.

Düşünebiliyor musunuz, bütün bunlar olacak da Yunan Başbakanı'nın ruhu duymayacak, olacak iş mi?

Ama Simitis'i kutlamak gerekir: Pangalos' u ve bazı görevlileri harcayarak Öcalan skandalından sıyrıldıktan sonra yanına sevgili Yorgo'sunu alarak ''AB'de koltuklama'' vaatleriyle Türk Dışişleri'ni bir güzel oyalamış, hatta ''tam üyelik yolunda başyardımcı'' olma rolüne soyunmayı bile başarmıştır.

Şimdi, o yardımcılığın ne menem bir şey olduğunu her fırsatta bol bol görmekteyiz. Daha doğrusu, biliyoruz da, kukla Kıbrıs Cumhuriyeti'nin perdeleyişi ve uslanmaz ''Türk saflığı'' yüzünden resmen göremiyoruz!

Ama, anı kitabından en iyi dersi herkesten önce herhalde Öcalan çıkarır: Vaktiyle kanatları altına sığınmak istediği bir hükümetin başbakanı şimdi onu ''Yunanistan'la Türkiye'yi savaşa sürüklemek'' istemiş olmakla suçluyor.

Gülsün mü, ağlasın mı?