Asya2 Kasım 2005 00:00

"HEYDER BABA İLDIRIMLAR ŞAHANDA." (2) - Hüseyin Mümtaz

Azerbaycan'da bu hafta sonu seçim var. Bu seçim önce Azerbaycan için, sonra Türkiye için ama daha fazlaAmerika için önemli.Çünkü Amerika'nın, 11 Eylül saldırılarından itibaren "Crusade" adını takarak başladığı "dünyayı işgal" planının önünün açılmasında Azerbaycan, en önemli kilit noktalardan biri.Azerbaycan, BOP'un da atlama tahtası. 11 Eylül'den sonra hep söylüyoruz; Ladin ortalıkta hala yok ama Amerika Afganistan'da; Saddam yakalandı ama Amerika çıkıp gitmedi, Irak'ta; Amerika Gürcistan'da, Amerika Ermenistan'da, Amerika Romanya'da, Amerika Bulgaristan'da..Amerika artık bir ülkede "üslenmek" için elektronik-digital çağın gereklerine uygun değişik bir strateji izliyor.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadasymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenacialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer couponoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Ortalıkta pek fazla görünmüyor. her şeyi "diplomatik
dokunulmazlıkların arkasına sığınarak" inşa ettiği yeni "müstahkem
mevkilerden" yürütüyor.

            Boğaz'ın orta yerinde İstinye'de heyulâ gibi yükselen "bölgesel
pentagon"u gördünüz mü?

            Konsoloslukmuş.. Külâhıma anlatın.

            Kim, nasıl izin verdi Boğaz'ın en stratejik noktasına böyle bir
"konsolosluk" binası için?

            Ermenistan ve Makedonya'da birbiri ardına inşa edilen aynı
maksatla inşa edilen benzer binalar sadece tesadüf mü?

            Türkiye'yi enterne eden, Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan'ı ele
geçiren Amerika'nın Azerbaycan'ı ıska geçmesi düşünülemez.

            Onun için 6 Kasım seçimlerini fırsat biliyor ve gırtlağına kadar
seçimlere "müdahil" oluyor.

            Mustafa Yıldırım feryadı basıyor, "Sivil Örümcek" Azerbaycan'da
diye, üşenmiyor, internet aracılığı ile etrafa "kitap büyüklüğünde" uyarılar
gönderiyor.

            Son hafta hiç olmazsa birkaç kişinin aklının doğruları görmesine
yardımcı olacağını düşünüyor.

            Kısaca Soros zorluyor, Aliyev direniyor.

            Öte yandan Azerbaycan'ın diğer eski Sovyet ülkelerinden çok
önemli bir farkının olduğunu çoğu kişi gözden kaçırıyor.

            Bu ülkelerin hepsinde Sovyet İmparatorluğunun yıkılışının ertesi
günü yerel komünist parti teşkilatları aynen duruma vaziyet etmişler,
bölgesel parti sekreterleri de ömür boyu başkan seçilmişlerdi.

            Bir tek Azerbaycan'da, Azerbaycan bağımsızlığını "kan dökerek"
elde etmiş ve direnişçilerin lideri Elçibey "seçimle" başkan olmuştu.

            Elçibey'in talihsizliği, o sırada Türkiye'de Çiller, İnönü,
Hikmet Çetin gibi ufuksuz-çapsız siyasilerin işbaşında bulunuyor olması idi.

            Önce bağımsızlık, sonra güney Azerbaycan'la birleşmek için yola
çıkan Elçibey "tek dayanağı" olan Türkiye'den yeterli desteği göremediği
için sahnenin dışına çıkmak durumunda kaldı.

            Sonra yine "seçimle" Aliyev ve yine "seçimle" oğul Aliyev
işbaşına geldi.

            İşte Sovyetlerden sonraki o çok kısa Elçibey özgürlüğü ve
takiben yaşadıkları "seçimle" başkanı değiştirme alışkanlığı Azerilere
unutamayacakları bir deneyim yaşatmış oldu.

            Bu deneyeyim yabana atılmamalıdır çünkü "dikte edilmiş"
diktatörler, düşünceme göre işte o yüzden bundan böyle Azerbaycan sahnesinde
yer alamayacaklardır.

            Amerika iki türlü müdahil olmaktadır Azerbaycan seçimlerine..

1.      Klâsik "örtülü" Amerikan taktiği: Bütün yerel milliyetçilikler
kontrolümde olsun. İcâzetli milliyetçi liderler, halkın bağımsızlık
duygularını okşayarak başa geçebilir, son tahlilde hep olageldiği üzere
Amerika'ya hizmet eder.

2.      Soros kanalıyla "açık"tan.

Amerika ilk modeli aynı zamanda Güney Azerbaycan'da da uygulamaktadır. 40
milyon Azeri'yi; İran'a karşı kullanabileceği bir ayrılıkçı güç olarak görüp
yönetimi bununla terbiye etmeyi amaçlamaktadır. Güney Azerbaycan'da bir
süredir Amerika'dan manipüle edilen "Türkçülük-milliyetçilik" ön plandadır.

Kuzey Azerbaycan'da da aynı oyunun sahnelenmesi, sık sık Amerika'ya gidip
gelen "liderler"  aracılığı ile vizyona konulmuştur bile.

Üstelik Amerika Aliyev'le son günlerde İran sınırına 15.000 Amerikan askeri
yerleştirmenin pazarlılarını yapmaktadır.

İkinci modelciler ise açıktan, sergiledikleri portakal renkli "yumuşak"
tavırlarla halka şirin görünmeye çalışmaktadır.

Her iki halde de kazanan Amerika olacaktır.

Peki Aliyev?

Oğul Aliyev şimdiye kadar İran, Amerika, Rusya dahil herkese mavi boncuk
dağıtmıştır. Her dalda aynı anda oynayarak siyasetini devam ettirmektedir.

Fakat Azerbaycan'da "kendine göre göreceli bir istikrar" vardır.

Yanlış,eksikleri bile olsa Aliyev dengesinin bozulması kaos ortamı
doğuracaktır.

Dağınıklıktan kimin kazanacağı ise ortadadır.

Rusya kazanacaktır, Amerika kazanacaktır, İran ve Ermenistan kazanacaktır.

Azerbaycan'ın kazanması için bu Soros rüzgârının behemehal atlatılması
gerekmektedir.

Azerbaycan'ın 6 Kasım'ı kadar 7 kasım'ı da önemlidir.

Bu noktada Azeri siyasilerin söyledikleri ve öngörüleri önümüze ışık tutacak
niteliktedir.

Azerbaycan'da muhalefet, milliyetçi ve devlet yanlısı; ve liberal ve devlet
karşıtı olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Önce "milliyetçi" ve devlet yanlısı Azeriler..

"-Rus ordusundan kurtulacağız diye ülkemizi Amerikan ordusuna mı açacağız?

-Batı çok önceden muhalefete el attı.

-Biz azatlık bloğunun dışındayız.

-Azerbaycan'ı demokratikleştirmek isteyenler önce Karabağ olayını ortadan

Kaldırmalıdırlar". Sabir Rüstemhanlı. Vatandaş Hemreyliği (Birliği) Partisi
Genel Başkanı

"-Soros Azerbaycan'daki kadın derneklerine milyonlarca dolar para aktardı.

-Azınlık kışkırtması yapıyorlar. Lezgiler ve Avarlar üzerinde propoganda
yapıyorlar. Halbuki Avarlar öz be öz Türk'dür.

-Dışarıdan gelen demokrasiyi ben neyleyeyim. O demokrasinin ardında ne var
bugün aydınlarımız bilmekteler." Tenzile Rüstemhanlı. Azeri - Türk Kadın
Derneği Başkanı

-"Türkler maalesef çok unutkan." Ganire Paşaeva

Ve "muhalif"lerin devlet karşıtı bölümünden olan Azatlık Bloğundakiler;

-"Ben Saddamsız bir dünyanın daha güzel olacağını düşünüyorum." İsa Gamber.
Müsavat Partisi Genel Başkanı

"-Amerikan ordusuna karşı çıkmak gereksizdir. -Amerikan ordusunun temelli
Irak'da kalacağını düşünmüyorum. Amerikan ordusu Türkiye'ye de girdi temelli
kalacak mı? Almanya'ya da girdi temelli kalacak mı?" Ali Kerimov. Halk
Cephesi Başkanı

Ümit Özdağ, Türkiye'den dahi Amerika'ya gitmeden politikaya başlayamayan kim
var ki diye muhalefet şerhi koyacak olsa bile İsa Kamber Amerika'dan
icazetli milliyetçi, Ali Kerimov ise Soros'tan icazetli liberalisttir.

Azerilerin işi zordur.

Azerilerle beraber, Türkiye'nin de işi çok zordur. 1 Kasım 2005







"57'iNCİ ALAY ÇANAKKALE'DE, TRABLUSGARP'TA, FİLİSTİN'DE, SAKARYA'DA

57'inci ALAY KARABAĞ'DA, KARASU'DA, KERKÜK'TE, KIBRIS'TA

57'İNCİ ALAY HERYERDE

  HEPİMİZ 57'İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ"