Bush Posterleriyle Muhalefet - Barış Doster
BAKÜ -Azerbaycan, 6 Kasım Pazar günü yapılacak milletvekili seçimlerine hazırlanıyor. Mitinglerinde ABD Başkanı George Bush'un resimlerini taşıyıp, turuncu bayraklar sallayan muhalifler, iktidarı baskıcı olmakla ve yolsuzluklarla eleştiriyorlar. "Azadlığı seç, azad ol" sloganını kullanan muhalif Azadlık Bloku'nun, George Soros'la olan bağlantıları, Gürcistan ve Ukrayna'daki "turuncu devrimlere" olan hayranlıkları sorulduğunda, "Biz ABD'den ve Soros'tan maddi değil, manevi destek alıyoruz" diye savunuyorlar kendilerini.discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialis
BAKÜ -Azerbaycan, 6 Kasım Pazar günü yapılacak milletvekili seçimlerine hazırlanıyor. Seçim süreci, tanıdık görüntülere sahne oluyor. Sokaklar, caddeler, panolar, araç camları hep adayların resimleriyle dolu. Seçimlere çok sayıda bağımsız aday katılıyor. Halktan da büyük ilgi görüyorlar. 125 milletvekilinin seçileceği parlamento seçimleri, dar bölge esasına göre yapıldığından, ülke 125 seçim bölgesine bölünmüş. Her bölgede yaklaşık 40 bin seçmen oy kullanıyor. Yurttaşları seçimlerde oy kullanmaya çağıran, "Hamı seçkilere" yazılı dövizlerin yaygınlığı dikkat çekiyor. Ve vaatler havada uçuşuyor:
"Sizin etimadınız, menim mesuliyetim, bizim geleceyimiz", "Demokratik parlament, köklü islahatların açandır", "Kaçgına yurd, işsize iş, yoksula çörek, günahsıza beraat", "Hamıya hak, herkese adalet" gibi...
Mitinglerinde ABD Başkanı George Bush'un resimlerini taşıyıp, turuncu bayraklar sallayan muhalifler, iktidarı baskıcı olmakla ve yolsuzluklarla eleştiriyorlar. "Azadlığı seç, azad ol" sloganını kullanan muhalif Azadlık Bloku'nun, George Soros'la olan bağlantıları, Gürcistan ve Ukrayna'daki "turuncu devrimlere" olan hayranlıkları sorulduğunda, "Biz ABD'den ve Soros'tan maddi değil, manevi destek alıyoruz" diye savunuyorlar kendilerini.
'Ya Karabağ ya ölüm' ve Soros
Muhaliflere göre; "İlham Aliyev'in babası Haydar Aliyev, SSCB döneminde ülkeyi yöneten Politbüro'nun 9 üyesinden biri olmuş, başbakan 1. yardımcılığı yapmış, Azerbaycan KGB'sini yıllarca yönetmiş bir general. Moskova'ya bağlılığı tartışılmaz. Oğlu da babasının izinden gittiği için, değişim şart" Nasıl bir değişim, sorusu ise havada kalıyor.
"Ya Karabağ, ya ölüm", "Ya toprak, ya kan" yazılı afişleri taşıyanların, aynı zamanda Soros'u savunmalarının çelişki olup olmadığını soruyoruz, yine yanıt alamıyoruz.
Seçim kampanyalarında turuncu rengi kullanan ve üç büyük partiden oluşan Azadlık Bloku'nun, "siyasette ticaret etmeyen adam" yazılı afişleri dikkat çekiyor. Seçim kampanyasının finansmanına ilişkin sorularımız yanıtsız.
Muhalefetteki diğer blokun adı da YES. Bu ad, İngilizce evet demek. Ancak, neye ve niye "evet" dedikleri pek belli değil. Tek belli olan şey, Aliyev'e "hayır" dedikleri. Muhalefetin, sadece muhalefet edip, kadrosunu, programını ve söylemini yenileyememesi, sadece muhalefet açısından değil, ülkenin demokratik gelişimi açısından da bir handikap oluşturuyor.
Lada'larla Mersedes'ler...
Bir yanda eski model Lada, Dacia marka araçlar, diğer yanda son model Mercedes'ler, cipler dolaşıyor caddelerde. Adayların parasal güçleri, kampanyalarına yansıyor. Televizyonlar, ücret karşılığında ekranlarını propaganda konuşmalarına açıyorlar.
Bindiğimiz aracın sürücüsüne, Azerbaycan'ın milli önderi Mehmet Emin Resulzade'yi soruyoruz. Aldığımız yanıt manidar: "Onun yüreği Azerbaycan halkı için atardı, o gerçek bir demokrattı. İlham Aliyev’le ilgili düşüncelerini ise bir atasözüyle özetliyor: "Dere geçerken, at değiştirilmez."
Ülkenin köklü sağ partisi olan Halk Cephesi ve Demokrat Parti ile birlikte Azadlık Bloku'nu oluşturan Musavvat'ın yandaşları kendilerine güveniyorlar. Himmet olarak bilinen ve 1917 sonrasında hayli güçlü olan Azerbaycan Komünist Partisi de diğer komünist partiler de artık siyaseten tarihe karışmışlar.
Ebulfez Elçibey'in Halk Cephesi, eski milli tavrından çok uzakta, ABD ile hayli sıkı fıkı. Eski gücü de yok. 100 milyon doları aşkın yolsuzluk yapmakla suçlanan ve Azerbaycan' a giremeyen Resul Guliyev'in Demokrat Partisi ise pek iddialı görülmüyor.
Muhalefetin, özellikle de Elçibey taraftarlarının tüm eleştirilerine karşı kendi söylemlerini geliştiren Aliyev yandaşları, Haydar Aliyev'i devleti toparlaması ve ülkeyi dağılmaktan kurtarması için Bakû'ya davet eden kişinin Elçibey oldugunu anımsatarak, iki lider arasındaki farkı şu sözlerle ortaya koyuyorlar: "Elçibey iyi adamdı, gönül adamıydı, şairdi, tarihçiydi, Türk milliyetçisiydi. Ama devlet adamı değildi." Aliyev soyadı Azerbaycan'da bizdeki Öztürk, Demir, Kaya gibi yaygın bir soyadı olduğu için de, bu soyadını taşıyan diğer adaylar konusunda bizi uyarıyorlar.
Türkiye kökenli aday Alirızaoğlu
Seçimlerde bir de Türkiye kökenli Azeri aday var. Adı Ardıç Ahmet Alinzaoğlu. 37 yaşında. Elektrik mühendisi, emlak işi de yapıyor. 12 yıldır Bakû'da yaşıyor. Milletvekillerinin çifte vatandaş olması yasak olduğu için, Türk vatandaşlığından çıkmış, şimdi sadece Azerbaycan vatandaşı. Eşi Azeri. Bağımsız aday olarak seçimlere giriyor. Sloganı, "Türkiye'nin balasıyam, Azerbaycan'da galasıyam." Türkiye'nin çocuğu olan ama Azerbaycan 'da kalacağını belirten Alirızaoğlu, "TBMM'de 5 tane Azeri kökenli milletvekili var, Azeri parlamentosunda neden Türkiye kökenli milletvekili olmasın?" diye soruyor. Rus azınlığın yüzde 10'un altına düştüğünü, buna karşın parlamentoda bir Rus kökenli milletvekili olduğunu belirten Alirızaoğlu, seçimleri şöyle değerlendiriyor:
"Seçimlerin demokratik olacağı yönünde Aliyev'e güveniyorum. Burada petrolden istediği payı alamayan ABD, bir yandan da muhalefeti destekliyor. Azerbaycan'ın yıllık petrol gelirlerinin 5 milyar dolara doğru gittiği dikkate alınırsa, bu rekabet daha iyi anlaşılır. Halk, muhalefetle iktidar arasında uzlaşma arıyor. Ben de ona çalışacağım."