AB2 Kasım 2005 00:00

AB ,Türkiye’ye kurşun atanı koruyor ; iftira atana ödül veriyor

İftira atana Frankfurt’ta geçen hafta ödül verilmişti. Bu hafta ise AB, Türkiye’ye kurşun atanları nasıl koruduğunu ve himaye ettiğini dosta düşmana gösterdi:   Belçika'nın Gent Mahkemesi, terörist Fehriye Erdal'ın Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı Belçika'da yargılanamayacağı yönünde görüş bildirdi. İstanbul'daki bombalı eylemlerin sorumlularından Sakra'nın, Alman istihbarat servisi BND'deki bazı kesimlerin araya girmesiyle takipten kurtulduğu ileri sürüldü. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cena

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3466657.asp?m=1&gid=69

 

 

Belçika'dan Fehriye Erdal'ı koruyan karar

a.a.

Belçika'nın Gent Mahkemesi, terörist Fehriye Erdal'ın Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı Belçika'da yargılanamayacağı yönünde görüş bildirdi.

Geçen ay yapılan son oturumunda sanık avukatlarını ve müdahil tarafı dinleyen Gent Mahkemesi, bugün açıkladığı 25 sayfalık gerekçeli kararında, Belçika adaletinin Türkiye'de işlenmiş suçları yargılama yetkisi olmadığını ileri sürdü.
Sabancı ailesinin avukatı Fernand Schmitz, “son derece saçma” olarak nitelediği karar karşısında derhal Yargıtay'a giderek son itiraz hakkını kullanacağını, bunun ardından, gerekirse, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuracaklarını açıkladı.

Schmitz, Belçika'nın “teröristleri bağrına basarak, koruyarak, onlara destek vererek başına dert aldığını”, “terörizme karşı ortak mücadeleden söz edildiği bir dönemde teröristlere kucak açmanın yanlış olduğunu” söyledi.
Sanık avukatlarından Paul Bekaert, mahkeme kararını memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Sabancı Holding Otomotiv Grubu Başkanı Özdemir Sabancı, Toyota-Sa Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe'nin 9 Ocak 1996 tarihinde öldürülmesi olayının zanlılarından olan terörist Fehriye Erdal, 26 Eylül 1999'da Belçika'da, Neşe Yıldırım adına düzenlenmiş sahte pasaportla yakalanmıştı.

Belçika, Türkiye'nin iade talebini, idam cezasının yasalardaki varlığı nedeniyle reddetmiş ve bu arada teröristin siyasi sığınma başvurusunu da geri çevirmişti. Bir yıl kadar hapis yattıktan sonra bir evde gözaltına alınan Erdal'ın Belçika'da işlediği suçlardan yargılanmasını bekliyor. Bu suçlar arasında silah taşımak, suç örgütü faaliyetlerine katılmak, sahte kimlik kullanmak gibi unsurlar bulunuyor.

Sabancı ailesinin avukatı Fernand Schmitz, Türkiye'ye iadesi reddedilen teröristin, Avrupa Terörizme Karşı Mücadele Sözleşmesi çerçevesinde Belçika'da yargılanmasını istiyor. Savcılık, Belçika yasalarının ve adli yapısının bu yargılamaya olanak tanımadığı görüşünü savunarak, sanık avukatlarına destek veriyor.
Gent Mahkemesi kararında, teröristin Avrupa Terörizme Karşı Mücadele Sözleşmesi çerçevesinde yargılanamamasına gerekçe olarak, Sabancı suikastında kullanılan silahın “tam otomatik” değil, “yarı otomatik” olması gösterildi. Söz konusu sözleşmede, “tam otomatik silah” kullanılan eylemler hedef alınıyor.

Avrupa Terörizme Karşı Mücadele Sözleşmesi çerçevesinde, Türkiye'ye iade edilmeyen terörist Fehriye Erdal'ın bu ülkede işlediği suçlardan dolayı Belçika'da yargılanmasını istediklerini bildiren Schmitz şu bilgileri verdi:
“Bir 'derogasyon' söz konusu. Belçika adaleti, bu ülkede işlenen suçları yargılar. Bir yabancının, yabancı bir ülkede, yabancılara karşı işlediği suç, ilke olarak, Belçika'da yargıya götürülemez. Ancak sadece Terörizme Karşı Mücadele Sözleşmesi, iade talebi reddedildiği için buna olanak tanıyor.”

Schmitz, Belçikalı hakimleri “siyasi yaklaşımla” suçladı ve ulusal ve uluslararası hukukun ihlal edildiğini söyledi.
Terörist Fehriye Erdal'ın Belçika'da işlediği suçlar çerçevesinde yargılanma süreci de Bruges Mahkemesi'nde ayrıca devam ediyor. Teröristin daha önce yattığı hapis süresinin, bu suçların cezasını karşılamış olacağı ve Belçika'daki suçlarından dolayı daha fazla hapis yatmasının mümkün gözükmediği adli çevrelerce belirtiliyor. Bruges Mahkemesi, teröristin Belçika'da işlediği suçlardan dolayı yargılanmasına 6 Aralık'ta devam edecek.

 

Cumhuriyet 29.10.2005

Teröriste koruma

 

İstanbul'daki bombalı eylemlerin sorumlularından Sakra'nın, Alman istihbarat servisi BND'deki bazı kesimlerin araya girmesiyle takipten kurtulduğu ileri sürüldü

 

OSMAN ÇUTSAY ALİ YILDIRIM

 

FRANKFURT / BERLİN - Alman Birinci Televizyonu ARD'de yayımlanan haftalık bir haber programında, halen Türkiye'de tutuklu bulunan Luai Sakra 'nın, 2001 yılı sonunda izlemeye alındığı, ancak Alman istihbarat servisi BND tarafından korunarak ülke dışına çıkmasının sağlandığı ileri sürüldü. ''Panorama'' adlı programdaki haberde, Federal Suç Dairesi (BKA) tarafından izlenen terörist Sakra'nın, istihbarat servisi BND'nin ''bazı kesimlerinin'' araya girmesiyle takipten kurtulduğu ve Suriye'ye kaçmayı başardığı belirtildi. Sakra'ya verilen desteğin de Türkiye'deki bombalı saldırılar nedeniyle onlarca insanın ölümüne yol açtığı kaydedildi.

 

El Kaide'nin önde gelen isimlerinden Sakra'nın Almanya'da kaldığını saptayan BKA, bir iç yazışmada, teröristin 2001 yılı sonunda bir anda kayıplara karışmasında BND'nin parmağı olduğu kuşkusunu dile getirdi. Polis tarafından izlenen Luai Sakra'nın Suriye'ye gittiği ve bu olanağın kendisine BND tarafından sağlandığı vurgulandı. Sakra'nın Suriye gizli servisi için de çalıştığı ve El Kaide liderleri hakkında ayrıntılı bilgiler verdiği, bu gerekçelerle de BND'nin muhbiri olarak Alman güvenlik soruşturmasına takılmaması sağlandı.

Ancak Sakra, Almanya'dan çıktıktan sonra, Türkiye başta olmak üzere faaliyetlerini sürdürdü. İstanbul'daki bombalı saldırılarla Irak'taki infaz eylemlerinde bizzat görev aldı.

Bu arada, Alman istihbarat servisi yetkilileri, Sakra'nın hiçbir zaman Almanya'da olmadığını savunarak kendisine de kaçması içinde herhangi bir yardımda bulunulmadığını bildirdi.

 

Arkadaşı Thomas Berndt ile birlikte haberi hazırlayan ve önümüzdeki günlerde bu haberin devamı niteliğindeki araştırmalarının sonuçlarını da duyuracaklarını kaydeden gazeteci Ahmet Şenyurt , Sakra olayının ardında yanıtlanmamış birçok sorunun bulunduğunu doğruladı. Şenyurt, İstanbul'da hayatını kaybeden insanların, Almanya'daki bu düzensizlikler olmasaydı belki de kurtarılabileceğini belirterek ''Bu haber aslında Türkiye için önemlidir, Almanya için o kadar da önemli değildir'' diye konuştu.

Cumhuriyet'in sorularını yanıtlayan Ahmet Şenyurt, Alman istihbaratının yasadışı bir eylemde bulunduğunu ve yasaları ihlal ettiğini belirtti. Avrupa'nın en büyük ülkesinde birtakım hukuksuzluklarla Sakra gibi bir terör zanlısının korunduğunu söyleyen Şenyurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

''Sakra olayında bence iki konu çok önemli. Birincisi, çok açık bir biçimde, gizli servisler teröristleri, terörist yapılara sızmak için kullanıyor. İkincisi ise şu: Elbette bu, gizli servislerin görev alanına giriyor. Ama onlar da yasalarla bağlıdır. Yasalara uymak zorundadırlar. Yani, Sakra, eğer 2001'de Almanya'da tutuklansaydı, bu İstanbul'daki saldırılar muhtemelen meydana gelmeyecekti. Bu da benim için en önemli haberdir. İnsanların hayatı kurtarılabilirdi. Bir başka örnek de Londra'dır. Orada da eylemcilerin liderlerinden biri gizli servis tarafından aylarca izlendi. Ama buna rağmen bu saldırılar Londra'da gerçekleştirilebildi. Ayrıca, Sakra Türkiye'de iki kez gözaltına alındı. Neden serbest bırakıldı? Türkiye'den çıkıp Halep'e gittiğini ve sonra tekrar Türkiye'ye giriş yaptığını biliyoruz. Sahte belgelerle elbette, bu açık...''

 

Sakra'nın çok fazla bilgi yüklü olabileceğini kabul eden Türk-Alman gazeteci, şeriatçı terör zanlısının Almanya'daki tüm hayatını incelemek istediklerini ve bunu da kısmen gerçekleştirdiklerini söyledi.