Asya29 Ekim 2005 00:00
Batı emperyalizminin 300 milyar dolarlık petrol hesabı!
Azerbaycan’daki parlamento seçimleri sebebiyle meydanlara dökülen muhalefet petrol vanasını ele geçirme peşinde.Meseleyi yerinde inceleyince, gerçekler gün gibi ortaya çıkıyor. Azerbaycan’ın seçim sürecine dış müdahale girişimlerinin asıl sebebi önümüzdeki on yıllarda akacak 300 milyar dolarlık petrol vanasını kimin tutacağı... Devlet Başkanı İlham Aliyev, “Petrol gelirlerinin katlanarak artacağını hesap ederseniz, celbedici bir ülkeyiz, bazı ülkelerin muhtelif daireleri de burada birbiriyle çatışma halindedir. Ancak meydan darbesi, sokak darbesi dönemi bitti. Azerbaycan artık güçlü bir devlettir” diyor...claritin mazilo claritin tablete claritin mazilokamagra link kamagra geloxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, Bakü’deki Başkanlık Sarayı’nda Türk gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Toplantıya katılan yazarımız Arslan Bulut da Aliyev’e sorular yöneltti ve son çıkan kitaplarından Küresel Haçlı Seferi’ni hediye etti.
BakÜ’de 300 mİlyar dolarlIk petrol fIrtInasI
Türkiye’den 28 gazetecinin katıldığı 4 günlük Azerbaycan gezisinde hem kaçkınları, göçkünleri ziyaret ettik hem de Devlet Başkanı İlham Aliyev ile görüştük ve çeşitli temaslarda bulunduk.
Karabağ sınırındaki kaçkınları 2000 yılında da ziyaret etmiş ve “Aç olak, susuz olak, yeter ki vatanımızda olak” dediklerini kamuoyuna duyurmaya çalışmıştım. Aradan geçen yıllar içinde, petrol gelirleri gelmeye başlayınca, Bilesuvar’daki gibi kaçkınların önemli bir bölümü için altyapısı olan mini kentler yapılmış ama hâlâ çadırda veya sazlık evlerde, hatta vagonlarda yaşayanlar var.
Soros tipi darbe yaşanır mı?
Kaçkınların durumunu erteleyerek, İlham Aliyev’le görüşmemizden edindiğim izlenimlerin, güncel olan seçimlerle ilgili bölümünü nakledeyim. Biliyorsunuz, Azerbaycan’da 125 sandalyeli parlamento için seçimler var.
Azerbaycan’la ilgili olarak herkesin öncelikle merak ettiği şey, Ukrayna, Gürcistan ve Kırgızistan’da yaşanan Soros tipi sokak darbelerinin bir benzerinin Azerbaycan’da yaşanıp yaşanmayacağı idi.
Sorulardan biri “Turuncu devrim söylentilerine nasıl bakıyorsunuz?” şeklindeydi.
İlham Aliyev, Azerbaycan Türkçesi ile “Bunlara gülürem” dedi ve ekledi:
-Biz Azerbaycan’da turuncuya narenci derik. Meselinin özüne bakarsak, dış güçlerin desteği ile iktidar hesapları içinde bulunmak kimseye bir şeref getirmez. Artık herkes, meseleleri çözmek için elindeki kalemle çalışmalı, cebindeki taşla değil.
Artık, meydanlardan iktidar olmak devri Azerbaycan için bitmiştir. Bu bir tarihti ama artık bu dönem kapandı. Kesinlikle bir daha tekrarlanmayacaktır. Azerbaycan seçimlerinde hiçbir yabancı müdahalenin tesiri yoktur, olmayacaktır. Muhalefetin yabancılardan destek aldığına dair söylentilere bakmayın, kendilerini güçlü göstermek için bu tür iddiaları malzeme olarak kullanıyorlar.
Azerbaycan artık güçlü bir devlettir, yabancı müdahaleler, seçim sürecine hiçbir şekilde etki edemeyecektir. Seçimde en şanslı parti, bizim partimiz olan Yeni Azerbaycan Partisi’dir. Ayrıca bu seçimde parlamento yenilenecek, devlet başkanı değil. Biliyorsunuz Azerbaycan Başkanlık sistemine sahiptir.
Soros’tan yardım alanlar
Aliyev, böyle diyor ama bizim yaptığımız küçük bir yoklama, muhalif adayların birçoğunun Soros’a bağlı kuruluşlardan maddi olarak beslendiği yönündeydi. Hatta, Azerbaycan’ın en çok seyredilen televizyonlarından biri olan Space televizyonunda, Türk gazetecilerle birlikte bir programa katıldığım için, Bakü’da bulunduğumu gören ve daha önceden tanıştığım muhaliflerden bazıları benimle temasa geçti. Kendilerine, “Amerikan güdümlü milliyetçilik olmaz. Televizyonda da ‘Soros’un ipine değil, kendi ipimize sarılalım’ dedim. Türkiye’deki milliyetçilerden de bu konuda kimseden destek beklemeyin. Siz sadece ve sadece kendi özünüze ve Azerbaycan halkına güvenin. Halka değil, dış güçlerin desteğine dayanan hareketler, Azerbaycan’a ne verebilir?” diye çıkıştım da..
“Ama imkânsızlıklar içindeyiz” cevabını aldım. Bir anlamda konuştuğum kişiler, dış yardım aldıklarını itiraf etmiş oldu!
Aliyev’in serencamı
Aliyev, seçimlerin demokrasi kurallarına harfiyen uygun geçmesi için her türlü yasal ve fiili tedbiri aldıklarını, konuyla ilgili iki serencam (kararname) yayınladığını belirtti ve, “Seçimleri 1500 uluslararası gözlemci takip edecek. İlk defa sandık çıkışı anketlerine izin verdik. Partiler ve adaylar serbestçe propaganda yapabiliyor. Seçmenlerin parmağına boya da sürülecek. Geçen seçimde 400 aday vardı, şimdi ise aday sayısı 2 bin. Seçimlere gölge düşürecek hiçbir şeye izin vermeyeceğiz.” dedi.
Guliyev bir uğrudur
Aliyev’e, Azerbaycan’a gelmek isterken Ukrayna’da tutuklanıp, sonra serbest bırakılan Guliyev’in durumu soruldu:
-Guliyev, mafyanın başıdır. 100 milyon dolardan fazla yolsuzluk yaptığına dair, hakkında davalar açılmıştır. Azerbaycan’a gelsin ki, suçsuz olduğunu iddia ediyorsa, bunu mahkeme önünde ispat etsin, aklansın, yoksa cezasına razı olsun. Seçimlerde aday olmasının önünde bu bakımdan engel vardır ama zaten ne kendisinin ne de partisinin bir şansı vardır.
Tekrar soruldu:
- ABD veya Soros, Guliyev’i niçin hâlâ destekliyor? ABD, Guliyev’i niçin Azerbaycan’a gönderdi?
- Gönderildi mi gönderilmedi mi, onu bilemem. Siz gönderdiler diyorsanız, bana değil, gönderenlere sorun. Ama bu adam bir uğrudur. (Eşkıya, hırsız)
-Azerbaycan’a dönük bir dış komplo mu var?
-Her bir dış müdahalenin tarihi sebepleri vardır. Ancak Azerbaycan, Haydar Aliyev önderliğinde bağımsızlığını geliştirdi, korudu ve ülkede bir ekonomik istikrara ulaşıldı. Son 9 ayda 300 bin yeni işyeri açıldı. Azerbaycan, zengin muhkem bir devlet oluyor. Petrol gelirlerinin katlanarak artacağını da hesap ederseniz, celbedici bir ülkeyiz, bazı ülkelerin muhtelif daireleri de burada birbiriyle çatışma halindedir. Ancak, hariçten destek isteyen, kendisi için istemiş demektir; Azerbaycan için değil. Biz kimseden destek istemiyoruz, karşılıklı işbirliği, birbirinin içişlerine karışmamak ve bütün ilişkileri güçlendirmek istiyoruz.
300 milyar dolarlık çeşme
Bu arada şunu ilave edelim ki, gerek Azerbaycan-Türk işadamları Derneği Başkanı Ahmet Erentok’un, gerekse, Azerbaycan Milli Petrol Şirketi Başkanı Natık Aliyev’in verdiği bilgiler, ülkenin önümüzdeki birkaç on yıl içinde 300 milyar dolarlık petrol geliri olacağını gösteriyor. Dolayısıyla, İlham Aliyev’in belirttiği gibi, küresel oyuncu durumundaki devletlerin ve şirketlerin Azerbaycan üzerinde bir çatışma halinde olmaması mümkün değil.
Diğer taraftan, Azerbaycan’da konuştuğumuz uzmanlar biri eski olmak üzere üç bakanın ve bir yüksek bürokratın, darbe girişimi iddiası ile tutuklanması, bu kişilerin suçlarını itiraf ettiklerinin resmen açıklanması olaylarını yorumladı. Buna göre olaylar Bakü’de ABD ile Rusya’nın çatışma halinde olduğunun bir göstergesi. Aynı zamanda bu olaylar, Azerbaycan ekonomisinde içerdeki “oligarklar”ın paylaşım savaşı. Açıklanan resmi senaryonun de gerçek tarafı var.
Muhalefet ise, seçimler demokratik geçse bile yenilgi halinde şimdiden demokratik kurallara uyulmadığına dair itirazlarını geliştiriyor.
Azerbaycan’da Avrasya’ya yönelik büyük stratejiler dışında meselenin özü, şimdiden akmaya başlayan “300 milyar dolarlık çeşme”nin başında kimin bulunacağı..
Fakat, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’i ülkesinin meselelerine vakıf, dünya dengelerini iyi hesap etmeye çalışan ve hepsinden önemlisi kendisine ve halkına güvenen bir tutum ve davranış içinde gördüğümü belirtmeliyim.
Azerbaycan izlenimlerimizi yansıtmaya devam edeceğiz.
BakÜ’de 300 mİlyar dolarlIk petrol fIrtInasI
Türkiye’den 28 gazetecinin katıldığı 4 günlük Azerbaycan gezisinde hem kaçkınları, göçkünleri ziyaret ettik hem de Devlet Başkanı İlham Aliyev ile görüştük ve çeşitli temaslarda bulunduk.
Karabağ sınırındaki kaçkınları 2000 yılında da ziyaret etmiş ve “Aç olak, susuz olak, yeter ki vatanımızda olak” dediklerini kamuoyuna duyurmaya çalışmıştım. Aradan geçen yıllar içinde, petrol gelirleri gelmeye başlayınca, Bilesuvar’daki gibi kaçkınların önemli bir bölümü için altyapısı olan mini kentler yapılmış ama hâlâ çadırda veya sazlık evlerde, hatta vagonlarda yaşayanlar var.
Soros tipi darbe yaşanır mı?
Kaçkınların durumunu erteleyerek, İlham Aliyev’le görüşmemizden edindiğim izlenimlerin, güncel olan seçimlerle ilgili bölümünü nakledeyim. Biliyorsunuz, Azerbaycan’da 125 sandalyeli parlamento için seçimler var.
Azerbaycan’la ilgili olarak herkesin öncelikle merak ettiği şey, Ukrayna, Gürcistan ve Kırgızistan’da yaşanan Soros tipi sokak darbelerinin bir benzerinin Azerbaycan’da yaşanıp yaşanmayacağı idi.
Sorulardan biri “Turuncu devrim söylentilerine nasıl bakıyorsunuz?” şeklindeydi.
İlham Aliyev, Azerbaycan Türkçesi ile “Bunlara gülürem” dedi ve ekledi:
-Biz Azerbaycan’da turuncuya narenci derik. Meselinin özüne bakarsak, dış güçlerin desteği ile iktidar hesapları içinde bulunmak kimseye bir şeref getirmez. Artık herkes, meseleleri çözmek için elindeki kalemle çalışmalı, cebindeki taşla değil.
Artık, meydanlardan iktidar olmak devri Azerbaycan için bitmiştir. Bu bir tarihti ama artık bu dönem kapandı. Kesinlikle bir daha tekrarlanmayacaktır. Azerbaycan seçimlerinde hiçbir yabancı müdahalenin tesiri yoktur, olmayacaktır. Muhalefetin yabancılardan destek aldığına dair söylentilere bakmayın, kendilerini güçlü göstermek için bu tür iddiaları malzeme olarak kullanıyorlar.
Azerbaycan artık güçlü bir devlettir, yabancı müdahaleler, seçim sürecine hiçbir şekilde etki edemeyecektir. Seçimde en şanslı parti, bizim partimiz olan Yeni Azerbaycan Partisi’dir. Ayrıca bu seçimde parlamento yenilenecek, devlet başkanı değil. Biliyorsunuz Azerbaycan Başkanlık sistemine sahiptir.
Soros’tan yardım alanlar
Aliyev, böyle diyor ama bizim yaptığımız küçük bir yoklama, muhalif adayların birçoğunun Soros’a bağlı kuruluşlardan maddi olarak beslendiği yönündeydi. Hatta, Azerbaycan’ın en çok seyredilen televizyonlarından biri olan Space televizyonunda, Türk gazetecilerle birlikte bir programa katıldığım için, Bakü’da bulunduğumu gören ve daha önceden tanıştığım muhaliflerden bazıları benimle temasa geçti. Kendilerine, “Amerikan güdümlü milliyetçilik olmaz. Televizyonda da ‘Soros’un ipine değil, kendi ipimize sarılalım’ dedim. Türkiye’deki milliyetçilerden de bu konuda kimseden destek beklemeyin. Siz sadece ve sadece kendi özünüze ve Azerbaycan halkına güvenin. Halka değil, dış güçlerin desteğine dayanan hareketler, Azerbaycan’a ne verebilir?” diye çıkıştım da..
“Ama imkânsızlıklar içindeyiz” cevabını aldım. Bir anlamda konuştuğum kişiler, dış yardım aldıklarını itiraf etmiş oldu!
Aliyev’in serencamı
Aliyev, seçimlerin demokrasi kurallarına harfiyen uygun geçmesi için her türlü yasal ve fiili tedbiri aldıklarını, konuyla ilgili iki serencam (kararname) yayınladığını belirtti ve, “Seçimleri 1500 uluslararası gözlemci takip edecek. İlk defa sandık çıkışı anketlerine izin verdik. Partiler ve adaylar serbestçe propaganda yapabiliyor. Seçmenlerin parmağına boya da sürülecek. Geçen seçimde 400 aday vardı, şimdi ise aday sayısı 2 bin. Seçimlere gölge düşürecek hiçbir şeye izin vermeyeceğiz.” dedi.
Guliyev bir uğrudur
Aliyev’e, Azerbaycan’a gelmek isterken Ukrayna’da tutuklanıp, sonra serbest bırakılan Guliyev’in durumu soruldu:
-Guliyev, mafyanın başıdır. 100 milyon dolardan fazla yolsuzluk yaptığına dair, hakkında davalar açılmıştır. Azerbaycan’a gelsin ki, suçsuz olduğunu iddia ediyorsa, bunu mahkeme önünde ispat etsin, aklansın, yoksa cezasına razı olsun. Seçimlerde aday olmasının önünde bu bakımdan engel vardır ama zaten ne kendisinin ne de partisinin bir şansı vardır.
Tekrar soruldu:
- ABD veya Soros, Guliyev’i niçin hâlâ destekliyor? ABD, Guliyev’i niçin Azerbaycan’a gönderdi?
- Gönderildi mi gönderilmedi mi, onu bilemem. Siz gönderdiler diyorsanız, bana değil, gönderenlere sorun. Ama bu adam bir uğrudur. (Eşkıya, hırsız)
-Azerbaycan’a dönük bir dış komplo mu var?
-Her bir dış müdahalenin tarihi sebepleri vardır. Ancak Azerbaycan, Haydar Aliyev önderliğinde bağımsızlığını geliştirdi, korudu ve ülkede bir ekonomik istikrara ulaşıldı. Son 9 ayda 300 bin yeni işyeri açıldı. Azerbaycan, zengin muhkem bir devlet oluyor. Petrol gelirlerinin katlanarak artacağını da hesap ederseniz, celbedici bir ülkeyiz, bazı ülkelerin muhtelif daireleri de burada birbiriyle çatışma halindedir. Ancak, hariçten destek isteyen, kendisi için istemiş demektir; Azerbaycan için değil. Biz kimseden destek istemiyoruz, karşılıklı işbirliği, birbirinin içişlerine karışmamak ve bütün ilişkileri güçlendirmek istiyoruz.
300 milyar dolarlık çeşme
Bu arada şunu ilave edelim ki, gerek Azerbaycan-Türk işadamları Derneği Başkanı Ahmet Erentok’un, gerekse, Azerbaycan Milli Petrol Şirketi Başkanı Natık Aliyev’in verdiği bilgiler, ülkenin önümüzdeki birkaç on yıl içinde 300 milyar dolarlık petrol geliri olacağını gösteriyor. Dolayısıyla, İlham Aliyev’in belirttiği gibi, küresel oyuncu durumundaki devletlerin ve şirketlerin Azerbaycan üzerinde bir çatışma halinde olmaması mümkün değil.
Diğer taraftan, Azerbaycan’da konuştuğumuz uzmanlar biri eski olmak üzere üç bakanın ve bir yüksek bürokratın, darbe girişimi iddiası ile tutuklanması, bu kişilerin suçlarını itiraf ettiklerinin resmen açıklanması olaylarını yorumladı. Buna göre olaylar Bakü’de ABD ile Rusya’nın çatışma halinde olduğunun bir göstergesi. Aynı zamanda bu olaylar, Azerbaycan ekonomisinde içerdeki “oligarklar”ın paylaşım savaşı. Açıklanan resmi senaryonun de gerçek tarafı var.
Muhalefet ise, seçimler demokratik geçse bile yenilgi halinde şimdiden demokratik kurallara uyulmadığına dair itirazlarını geliştiriyor.
Azerbaycan’da Avrasya’ya yönelik büyük stratejiler dışında meselenin özü, şimdiden akmaya başlayan “300 milyar dolarlık çeşme”nin başında kimin bulunacağı..
Fakat, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’i ülkesinin meselelerine vakıf, dünya dengelerini iyi hesap etmeye çalışan ve hepsinden önemlisi kendisine ve halkına güvenen bir tutum ve davranış içinde gördüğümü belirtmeliyim.
Azerbaycan izlenimlerimizi yansıtmaya devam edeceğiz.