Ortadoğu28 Ekim 2005 00:00

Barzani Vaşington''da - Hasan Ünal

Barzani''nin Vaşington''da Başkan Bush tarafından ağırlanma şekli Büyük Kürdistan Projesi ile ilgili her şeyi aşikar ediyor. Bize Büyük Ortadoğu Projesi diye yutturulan projenin gerçek adı Büyük Kürdistan. Mimarı Amerika, taşeronları da Talabani ve Barzani. Bu ikiliden ilki geçen aylarda Irak''ın Cumhurbaşkanı sıfatıyla Vaşington''a çağrılmıştı. Şimdi de Mesut Barzani.Barzani bir Amerikan askeri uçağıyla ve muhtemelen bizim hava sahamızı kullanarak Amerika''ya gitti. Başkan Bush kendisine herkesin önünde ''Sayın Devlet Başkanı - Mr. President - diye hitap etti. Peşmerge kıyafetiyle kabulü işin bir başka senbolik tarafı. Ankara ıkına sıkına Amerikan büyükelçiliğine ''siz bu adama niye başkan diyorsunuz'' diyebildi. Ama minareyi çalan ABD, kılıfı çoktan hazırlamıştı: ''Efendim şimdi kabul edilen Irak anayasasına göre, Kuzey Irak''ta bir Kürt Federe Devleti var ve biz o devletin başkanı olarak Barzani''ye başkan diye hitap ediyoruz.'' Bizimkiler de ''amam efendim bizi rahatlattınız, teşekkür ederiz'' demişlerdir herhalde.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan pluskamagra link kamagra gel

Oysa bir hafta evvel Başbakan Erdoğan PKK konusunda sabrımızın kalmadığını söylüyordu. Barzani''nin devlet başkanı muamelesi görmesi sabrımızı zorlamıyor demek ki...Bu hükümet zamanında her şeyi yapabileceklerini çok iyi bilen dış güçler ellerini çabuk tutma gayreti içindeler. Irak''ta ve Kıbrıs''ta oldu-bittilere gidiliyor; çünkü, Türkiye''de yükselen milli dalga işlerini siyaseten zora sokacak. Bunun farkındalar.

Barzani''nin Vaşington ziyaretini Suriye üzerinde oluşturulan baskılarla birlikte düşünmek gerekir. Hariri cinayetiyle suçlanan Suriye rejimi devrilebilirse, Kuzey Irak''ta halihazırda kurulmuş bulunan Kürdistan devletinin petrolünü satması için iki alternatif ortaya çıkacak. Ya Türkiye üzerinden ya da Irak''ın Kürt bölgeleri ile Suriye''nin Kürt bölgeleri birlştirilmek suretiyle petrolün Akdeniz''e indirilmesi sağlanacak.

Sonra da dönüp bize, ''Kürdistan olgusu artık inkar edilemeyecek bir gerçek. Biz böyle olsun istememiştik; ama Irak''taki iç çatışmalar işi bu raddeye getirdi. Şimdi isterseniz siz bu Kürdistan ile federasyon yapın, böylece Kerkük petrollerinden siz de yararlanın''. Bunu içerde kabule hazır müzakere/mütareke basını da durumdan vazife çıkaracaktır. ''Yaşasın, Kerkük petrolleri bizim oluyor'' diyenler ortalığa dökülecekler ve ardından ''yahu, bütün mesele bizim şu üniter yapıdan vazgeçip yerine daha çağdaş (!) daha dinamik (!) bir federasyon olarak örgütlenmemiz kaldı'' diyecekler.

Oysa biz bunu yaparsak, bir Arap ülkesinin toprak bütünlüğünü bozan bölge ülkesi olarak, bütün Arapların ve ayrıca İran''ın düşmanlığını kazanacağız. Yıllarca sürecek bu mücadele bizi Amerika-İsrail ikilisinin kucağına oturtacak ve petrolden gelecek bir veya iki milyar dolardan belki on katını her yıl bu ikiliye silah faturası olarak ödeyeceğiz. Bu arada Arapları ve İran''ı üzerimize sürmüş olan İsrail rahat edecek. Mesele bu...

Son bir kaç yıldır gayri resmi olarak seslendirilen bu proje hızla gerçek olmaya gidiyor. Projenin gelişini ve amacını bilmek çare değil; çünkü bunu durduracak bir siyasi güç yok Türkiye''de. Hükümet bu projeye sanki destek verir gibi. Projeyi akamete uğratacak diğer milli güçler ise dumura uğramış görüntüsü veriyor. Kamuoyu ''cambaza bak'' oyunlarıyla meşgul ediliyor. Van Rektörü tartışmaları, YÖK-İmam-Hatip iteleşmeleri...Bunların hepsi Türkiye''nin dikkatini dağıtmaktan başka bir işe yaramıyor. Ama bir tek gerçek var: Halk bu oyunu yutmuyor. Kamuoyu yoklamalarında Amerikan karşıtlığının yüzde doksanlar düzeyine çıkmış olması bunun bir belirtisi. Allah''tan halkımızın feraseti var...