Vatikan, Fener ve ABD İslam''ı destekler mi?- Arslan BULUT
Müslümanların dini lideri Hz. Muhammed''dir ve kendisine vekil tayin etmemiştir. İslam''da ruhbanlık, papalık, ayetullahlık yoktur. Ama, Rahmi Koç da, bir ara Hulki Cevizoğlu''na konuşurken ağzından kaçırmış, "Bizim de bir halifemiz olursa iyi olur'' demişti... Demek ki, 4''lü konfederasyonun ABD-Vatikan-Fener destekli ılımlı halifesi yetiştirilmiştir... Böyle bir halifenin kime hizmet ettiği ve edeceği de şu anda bulunduğu yerden bellidir. sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilomicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards
İngiltere, İslam ve Türklük üzerinde, yüzyılın başında geliştirdiği planları bir yere kadar uygulayabildi. Türkiye Cumhuriyeti''nin kuruluşu ile gelişen Türk-Sovyet ilişkileri Atatürk''ün ölümüne kadar İngiliz planlarını durdurdu.
2.Dünya Savaşı''ndan sonra İngiltere''nin yerini ABD aldı. İngilizler, çok önceleri hem Turan hem de İslam coğrafyası üzerinde bilimsel araştırmalar yaptırmıştı. Bu araştırmaların bir bölümü daha yeni yeni gün yüzüne çıkıyor.
İngilizler, Sovyet egemenliği boyunca, Turan ülkeleri üzerinde çalışamadı. Fakat İslam ülkeleri üzerindeki İngiliz etkinliği artarak devam etti. İngilizlerin 1.Dünya Savaşı öncesi hedefi Balkanlar, Kafkasya, Önasya (Türkiye ) ve Ortadoğu da oluşturulacak 4 federasyonun, kendi güdümlerindeki bir "ılımlı halife"ye bağlı olarak 4''lü konfederasyon içinde birleştirilmesi idi... İngilizler, üzerinde güneş batmayan imparatorluklarını kurtarmış ve böylece cihan hakimiyetlerini sürdürmüş olacaklardı. Başaramadılar.
* * *
Sovyetler dağıldıktan sonra ABD, İngilizlerin eski planlarını raftan indirdi. Yalnız planlar günün şartlarına göre revize edilmişti. Zaten, komünizmle mücadele için bir yeşil kuşak oluşturmuşlardı. Afganistan savaşı sırasında da Taliban tipi
örgütlenmelerle epey mesafe aldılar. ABD vatandaşı olan, İngiltere doğumlu, Yahudi asıllı tarihçi Bernard Lewis ise Özal''ın gerçekleştirmek için epey uğraştığı federasyon modelini ele aldı ve bir Ortadoğu kimliği oluşturmak için çalışmalarına başladı. Yapı Kredi Bankası''nın daveti ile İstanbul''da bir konferans verdi. Konferans sırasında, yeni Ortadoğu federasyonunun haritasını da gösterdi... Ardından, ABD''nin devlet töreni ile karşıladığı Fener Rum Patriği Bartholomeos, İngiltere kraliçesinin eşi, Rahmi Koç, Yunanistan, Osmanlı''yı İngiltere namına arkadan hançerleyen ailenin bugünkü temsilcilerinden Ürdün''ün eski veliaht prensi, önce Ege''de, sonra da Karadeniz''de "Vahiy ve çevre" ve "Karadeniz''i kurtaralım" gibi geziler düzenlediler. Venizelos gemisi Karadeniz''de dolaştırıldı.
* * *
Patrik hem cihan patriği olmak için çırpınıyor, hem de 2 bin Rum''un yaşadığı, İstanbul''da bütün Ortodoks alemine ruhban yetiştirecek Heybeliada Ruhban Okulu''nu açmak istiyordu. İşte hoşgörü toplantıları da bu sırada devreye girdi.
İlk olarak Güney Kore''nin Hıristiyanlaştırılması programı gereği, Moon tarikatının başlattığı dinlerarası diyalog girişimine Türkiye''den de Fethullah Gülen destek verdi ve Papa ile görüştü. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı''nın dahi yetkisinde olmayan konularda, Papa''ya tekliflerde
bulunan Gülen "Harran da üç semavi dine din adamı yetiştirecek bir ilahiyat üniversitesi kuralım" diyordu! Yani Gülen, İstanbul''da izin verilmeyen ruhban okulunun terörle mücadelenin sürdüğü Güneydoğu da açılmasını istiyordu!
Önceleri tereddüt geçirip bizim de sıcak baktığımız "hoşgörü" şöyle işliyordu: Patriğe hoşgörü, Hahambaşına hoşgörü, Moon tarikatına hoşgörü, Vatikan''a hoşgörü, Ermeni Patriği''ne hoşgörü, bu hoşgörüye hoşgörüyle bakan ikinci cumhuriyetçi, federasyoncu yazarlara hoşgörü...
* * *
Fettullah Gülen okullarının dünya çapındaki dağılımı da, Türk-İslam coğrafyası ve ABD - İngiltere''nin ilgi alanı olan bölgeler üzerindeydi... Biz, hem bu ilişkiler, hem de okulların neden "Ajan okulları" gibi İngilizce öğretim yaptığı üzerinde
birkaç soru soracak olduk, aleyhimizde hem (o dönemlerde) çalıştığımız gazetelerin sahipleri, hem de bizim sözlerimizi ciddiye alan çevreler nezdinde iftira kampanyaları başlatıldı, bu konularda yazmamız da engellendi.
* * *
Müslümanların dini lideri Hz. Muhammed''dir ve kendisine vekil tayin etmemiştir. İslam''da ruhbanlık, papalık, ayetullahlık yoktur. Ama, Rahmi Koç da, bir ara Hulki Cevizoğlu''na konuşurken ağzından kaçırmış, "Bizim de bir halifemiz olursa iyi olur'' demişti... Demek ki, 4''lü konfederasyonun ABD-Vatikan-Fener destekli ılımlı
halifesi yetiştirilmiştir... Böyle bir halifenin kime hizmet ettiği ve edeceği de şu anda bulunduğu yerden bellidir.
Türk gençleri, 12 Eylül öncesinde beş bin şehidi "ABD''nin ılımlı İslam projesi"nde Türklüğün eritilmesi için mi vermişti? Özellikle Türk Milliyetçileri, bu konuda kendilerini ve kendilerine akıl öğretmeye çalışanları ve "koza"ları sorgulamalıdır. Biz bu cumhuriyeti sokakta bulmadık, İslam''ı da, ABD''den, Vatikan''dan ve Fener Rum Patriği''nden öğrenecek değiliz...
* Büyük Kurultay, Sayı: 97, 28 Haziran 1999