Ortadoğu28 Ekim 2005 00:00

Washington, PKK ile görüşmüyor, doğru!!!! - Savaş SÜZAL

Washington''da uzun süredir garip olan şeyler, şimdilerde artık anlam bulmaya başladı. Olan şeyler artık dünya başkentinin geleneksel yönelimi ve tutumu dışında gelişiyor. Başkent Washington''a bu ara trafik de hızlandı, Türkiye için dolaylı veya doğrudan sorun yaratan kişiler de geldi ve ne tesadüfse hepsi de aynı otelde kalıyor. Mesela Bush''u Peşmerge kıyafetiyle ziyaret eden Mesud Barzani, KKTC Başkanı Talat ve Koç Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç. Hepsi Rizt-Carlton otelinde kalıyor ve basın toplantıları düzenleyip, resepsiyonlar veriyor. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardabilify link abilify

Barzani, özellikle Kürtlerin kurtuluş savaşının hala sürdüğünü göstermek için peşmerge kıyafetiyle Beyaz Saray''a gitti. Aynı, İsrail işgali altındaki Filistin kurtulana kadar sivil kıyafetlerle dolaşmayan Yaser Arafat gibi. Mesaj açıktı; "Kürtler kendi bağımsız devletini kurma yolunda savaşıyor" (Aynı Filistin misali). Ama bu oyunda en üzücü yan, başından beri bu senaryoyu destekleyen ve Türkiye''yi uyutan Amerikalı diplomat ve siyasetçilerin de rol alması. Bush, Barzani gibi bir aşiret reisine "buyrun sayın Başkan" diyebildi.

Yani oyun artık gizli olmaktan çıktı, herkesin gözünün içine baka baka "yersen" şekline dönüştü. Siz bakmayın yapılan açıklamalara. Ne diyeceklerdi yani? Bağımsız Kürt devletinin kurulmasını mı destekliyoruz diyeceklerdi? İsrail kurtulana kadar da Avrupalı ve batılılar, Arapları öyle kandırmıştı. Ankara''daki Amerikalı maslahatgüzar açıklamış, "ABD, PKK ile görüşmez" diye. Olur mu? ABD bu oyunun içinde, körler ve sağırlar oyununu başından beri oynuyor.

İşte küçük bir örnek, mahkeme kayıtlarında olanları aktarıyorum: PKK''nın Washington Bürosu olan AKIN''ın (Amerikan Kürt Enformasyon Şebekesi) başında duran ve sonradan Kani Gulam adını alan ağabeyi, TÜBİTAK bursu ile okutulan Diyarbakırlı Kürt Adem Gündüz, pasaport sahtekarlığından yakalandığı zaman, sınır dışı edilmedi ne hikmetse. ABD Dışişleri Bakanlığı duvarında asılı büyük boy ilanda, pasaport sahtekarlığı yapan kişi 20 yıl hapis ve 500 000 dolar para cezasına çarptırılır, diye yazıyor oysaki. Bizim Kani Gulam, hem ölü bir çocuğun kimliğini çaldı, hem de ardından bu ölü çocuğun adını almak için sahte pasaport düzenletti.

Peki cezası ne oldu dersiniz? Washington''daki kendi AKIN bürosunda üç ay çalışma. Oldukça ağır bir ceza aslında, daha iyi propaganda yapsın istediler. Şimdilerde de Abdullah Gül, Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand gibi vatanseverlerin yakın arkadaşı olan Türk Yahudisi Amerikalı Henri Barkey''in yazdığı bir referans mektubuyla kendisine siyasi sığınma hakkı alıyor. Doğru, Amerika PKK ile görüşmüyor, başka tezgahlar düzenliyor. Helikopter olaylarını da unutmadık yani.

Gelelim Talat Beye. Ampul iktidarının vatansever Denktaş''ı harcayarak yerine monte ettiği Talat Bey, Washington''un daha önce Ankara ile kararlaştırdığı, ancak Erdoğan Hükümetinin halkın tepkisinden korkusu nedeniyle kendisi yerine, Talat''ın açıklamasını tercih ettiği tavizlerle dönecek. Talat, kendinden evvelki hükümeti "muz cumhuriyeti" diye tanımlamış. Peki ya kendisi? Cumhuriyet bile saymıyorlar onu, nizamiye karakolu düzeyine bile ulaşamadı. Referandumda "evet" oyu aldı da ne oldu? Kendisini ne kimse tanıdı ne de ekonomik ambargo kalktı. Talat için hazırlanan program da muhteşem. Kimse kendisi ile görüşmüyor. Türk Lobisinin bir iki politikacısı dışında. O da Barzani gibi Ritz-Carlton otelinde kalıyor.

Otelde bir de Mustafa Koç kalıyor. O da Hagop Kevorkian Vakfı ve Türk Hava Yolları ile birlikte Osmanlı kıyafetleri segisini açıyor, Washington''daki Arthur M. Sackler Gallery''de. Babası da Türkiye''nin Yunanistan ile kucak kucağa gezmesini ister dururdu. Türk-Yunan dostluğu falan. Burada da başka şeyler oluyor anlaşılan. Başta da söylediğim gibi haklıyım değil mi? Washington''da Türkiye üzerine garip garip şeyler oluyor gerçekten.