Siyaset21 Ekim 2005 00:00

“BASIN ŞEHİDİ” ALİ KEMAL !!!..- Selahattin Erol

Türkiye  Gazeteciler  Cemiyeti’nin  internetteki   sayfasında  bulunan  “Basın Şehitleri” (http://www.tgc.org.tr/basinsehitleri.html)  bölümünde  ilginç  bir  isime  rastlıyoruz :  ALİ  KEMAL…  Oysa  o Ali Kemal,  bakın  yazarlığını  yaptığı Peyam-ı  Sabah  gazetesinden  Mustafa Kemal  ve  Kuvay-ı Milliyecilere  karşı neler söylemiş  :    "Teşkilat-ı Milliye sergerdeleri,  bu  mahluklar kadar  başları ezilmek ister yılanlar  tasavvur  edilemez. Düşmanlar onlardan  bin kere iyidir."  (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 23.4.1920) İşte  “şehit” (!)   ilan  edilen Ali Kemal  bu !.. Oysa  TGC Genel Sekreteri Turgay Olcayto  ise  “20-25 senedir Ali Kemal’in ismi listede. Şimdiye kadar niye kimse sesini çıkarmamış. Aykırı fikir söylenemeyecekse, neden demokrasiden bahsediyoruz” diyebiliyor !..  (Hürriyet, 20.10.2005)   Yukarıdaki  sözlerin  ve  vatana  ihanetin  artık  “aykırı  fikir” (!)  olarak  adlandırıldığı ve  “demokrasi”nin gereği  olarak  görüldüğü  bir  ülkede yaşıyoruz !..    cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardnaproxennatrium site naproxen kruidvatarcoxia 90 mg wikipedia speeddatingmixers.co.uk arcoxia cenakamagra kamagra 100mg kamagra gel

Türkiye  Gazeteciler  Cemiyeti’nin  internetteki   sayfasında  bulunan  “Basın Şehitleri” (http://www.tgc.org.tr/basinsehitleri.html)  bölümünde  ilginç  bir  isime  rastlıyoruz :  ALİ  KEMAL… 

 

Peyam-ı Sabah  gazetesi  yazarı  Ali Kemal’in  ölüm  yeri  ve  tarihi  de  “İzmit- 1922”  olarak  gösteriliyor !..

 

Şehitlik,  vatan  uğruna  savaşırken  ölenlerin  kazandığı  bir  paye  olmasına  rağmen, 1922’de   İzmit’te  halk  tarafından  linç  edilerek  hakkettiği  sona  kavuşan  Ali Kemal’in  “şehit” olarak  nitelenmesi,  bu  iğrenç  girişimi  gerçekleştirenlerin  Ali Kemal’i  nasıl  değerlendirdikleri  ötesinde,  İstiklal Savaşı’nı  yapan  halka  nasıl  baktıklarını  da  göstermiyor  mu ?

 

Ali Kemal  “şehit”  olduğuna  göre,  ona  hakkettiği  cezayı  verenler  ne  oluyor  peki ?

 

*  *  *

 

Vahdettin’in  “ne kadar zor koşullar altında padişahlık” yaptığının  ilan  edildiği,  “Kurtuluş Savaşı’na açıktan olmasa bile belirgin şekilde destek” olduğunun  söylendiği ve  “saygıdeğer”  olarak  nitelendiği  bir  ülkede,  Ali Kemal  gibi  bir  hainin  basın  şehidi  ilan  edilmesine  şaşmamak  gerekir !..

 

Oysa  o Ali Kemal,  bakın  yazarlığını  yaptığı Peyam-ı  Sabah  gazetesinden  Mustafa Kemal  ve  Kuvay-ı Milliyecilere  karşı neler söylemiş  :   

 

"Teşkilat-ı Milliye sergerdeleri,  bu  mahluklar kadar  başları ezilmek ister yılanlar  tasavvur  edilemez. Düşmanlar onlardan  bin kere iyidir."  (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 23.4.1920)

 

"Düveli Muazzama  ile eski  dostluğumuzu  devam ettirseydik, değil İzmir'den hiçbir  taraftan mahrum kalmayacaktık. İtilaf  devletlerinin  itimadını mütarekeden  beri cidden  kazansaydık,  artık bu topraklarda  İttihatçı olmadığını  ispat  edebilseydik, daha  uygun sulh şartları  elde  edecektik" (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 19.2.1920)

 

“Büyük Millet  Meclisi üyeleri figürandır, kukladır. Bunların bu  milletle, Anadolu  Türküyle  ne irfanca,  ne  nesilce, ne  yazıca, ne  fikirce  ilgileri yoktur  ki,  başka  türlü bağları olsun." (ALi KEMAL, Peyami sabah, 1.9.1920)


“Mustafa Kemal  ve  arkadaşları,  Yunanlılara karşı  büyük  bir  saldırıya hazırlanıyorlar. Bu çılgınca  teşebbüsün  amacı, yine  izmihlâl, izmihlâl, izmihlâl... Çünkü  Yunanistan'ın  orduları var, teçhizatı  var...” (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 7.8.1920)

 

“Harice  karşı hukukumuzu   müdafaa  ve  varlığımızı muhafaza  için  en birinci vazifemiz, ne emel beslediklerini hepimizin  bildiği bu muzır  neşriyattan, bu haşerattan,  Kuvayı Milliye'den  Anadolu'yu  temizlemektir.” (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 6.5.1920)

 

"Bu  türediler, bu serseriler  yüzünden  Anadolu  baştan  başa  iktisaden harap ve  türsap oldu. Anadolu yarın yine  istilalara maruz  kalır. Bütün bu sureti haktan görünen  nasihatlar, bu halkı  esarette  yaşatmak  için  bir nevi afyondur,  esrardır." (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 12.2.1921)

 

*  *  *

 

İşte  “şehit” (!)   ilan  edilen Ali Kemal  bu !.. Oysa  TGC Genel Sekreteri Turgay Olcayto  ise  “20-25 senedir Ali Kemal’in ismi listede. Şimdiye kadar niye kimse sesini çıkarmamış. Aykırı fikir söylenemeyecekse, neden demokrasiden bahsediyoruz” diyebiliyor !..  (Hürriyet, 20.10.2005)

 

Yukarıdaki  sözlerin  ve  vatana  ihanetin  artık  “aykırı  fikir” (!)  olarak  adlandırıldığı ve  “demokrasi”nin gereği  olarak  görüldüğü  bir  ülkede yaşıyoruz !..   

 

“Aykırı  fikir  adı  altında  demokrasiyi  kendi  iğrençliklerine  ve  hainliklerine  alet  etmek  isteyenlerin,  Ali Kemal’in  sonundan  öğrenecekleri  şeyler  olmalı !..