“BASIN ŞEHİDİ” ALİ KEMAL !!!..- Selahattin Erol
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin internetteki sayfasında bulunan “Basın Şehitleri” (http://www.tgc.org.tr/basinsehitleri.html) bölümünde ilginç bir isime rastlıyoruz : ALİ KEMAL… Oysa o Ali Kemal, bakın yazarlığını yaptığı Peyam-ı Sabah gazetesinden Mustafa Kemal ve Kuvay-ı Milliyecilere karşı neler söylemiş : "Teşkilat-ı Milliye sergerdeleri, bu mahluklar kadar başları ezilmek ister yılanlar tasavvur edilemez. Düşmanlar onlardan bin kere iyidir." (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 23.4.1920) İşte “şehit” (!) ilan edilen Ali Kemal bu !.. Oysa TGC Genel Sekreteri Turgay Olcayto ise “20-25 senedir Ali Kemal’in ismi listede. Şimdiye kadar niye kimse sesini çıkarmamış. Aykırı fikir söylenemeyecekse, neden demokrasiden bahsediyoruz” diyebiliyor !.. (Hürriyet, 20.10.2005) Yukarıdaki sözlerin ve vatana ihanetin artık “aykırı fikir” (!) olarak adlandırıldığı ve “demokrasi”nin gereği olarak görüldüğü bir ülkede yaşıyoruz !.. cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardnaproxennatrium site naproxen kruidvatarcoxia 90 mg wikipedia speeddatingmixers.co.uk arcoxia cenakamagra kamagra 100mg kamagra gel
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin internetteki sayfasında bulunan “Basın Şehitleri” (http://www.tgc.org.tr/basinsehitleri.html) bölümünde ilginç bir isime rastlıyoruz : ALİ KEMAL…
Peyam-ı Sabah gazetesi yazarı Ali Kemal’in “ölüm yeri ve tarihi” de “İzmit- 1922” olarak gösteriliyor !..
Şehitlik, vatan uğruna savaşırken ölenlerin kazandığı bir paye olmasına rağmen, 1922’de İzmit’te halk tarafından linç edilerek hakkettiği sona kavuşan Ali Kemal’in “şehit” olarak nitelenmesi, bu iğrenç girişimi gerçekleştirenlerin Ali Kemal’i nasıl değerlendirdikleri ötesinde, İstiklal Savaşı’nı yapan halka nasıl baktıklarını da göstermiyor mu ?
Ali Kemal “şehit” olduğuna göre, ona hakkettiği cezayı verenler ne oluyor peki ?
* * *
Vahdettin’in “ne kadar zor koşullar altında padişahlık” yaptığının ilan edildiği, “Kurtuluş Savaşı’na açıktan olmasa bile belirgin şekilde destek” olduğunun söylendiği ve “saygıdeğer” olarak nitelendiği bir ülkede, Ali Kemal gibi bir hainin “basın şehidi” ilan edilmesine şaşmamak gerekir !..
Oysa o Ali Kemal, bakın yazarlığını yaptığı Peyam-ı Sabah gazetesinden Mustafa Kemal ve Kuvay-ı Milliyecilere karşı neler söylemiş :
"Teşkilat-ı Milliye sergerdeleri, bu mahluklar kadar başları ezilmek ister yılanlar tasavvur edilemez. Düşmanlar onlardan bin kere iyidir." (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 23.4.1920)
"Düveli Muazzama ile eski dostluğumuzu devam ettirseydik, değil İzmir'den hiçbir taraftan mahrum kalmayacaktık. İtilaf devletlerinin itimadını mütarekeden beri cidden kazansaydık, artık bu topraklarda İttihatçı olmadığını ispat edebilseydik, daha uygun sulh şartları elde edecektik" (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 19.2.1920)
“Büyük Millet Meclisi üyeleri figürandır, kukladır. Bunların bu milletle, Anadolu Türküyle ne irfanca, ne nesilce, ne yazıca, ne fikirce ilgileri yoktur ki, başka türlü bağları olsun." (ALi KEMAL, Peyami sabah, 1.9.1920)
“Mustafa Kemal ve arkadaşları, Yunanlılara karşı büyük bir saldırıya hazırlanıyorlar. Bu çılgınca teşebbüsün amacı, yine izmihlâl, izmihlâl, izmihlâl... Çünkü Yunanistan'ın orduları var, teçhizatı var...” (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 7.8.1920)
“Harice karşı hukukumuzu müdafaa ve varlığımızı muhafaza için en birinci vazifemiz, ne emel beslediklerini hepimizin bildiği bu muzır neşriyattan, bu haşerattan, Kuvayı Milliye'den Anadolu'yu temizlemektir.” (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 6.5.1920)
"Bu türediler, bu serseriler yüzünden Anadolu baştan başa iktisaden harap ve türsap oldu. Anadolu yarın yine istilalara maruz kalır. Bütün bu sureti haktan görünen nasihatlar, bu halkı esarette yaşatmak için bir nevi afyondur, esrardır." (ALi KEMAL, Peyami Sabah, 12.2.1921)
* * *
İşte “şehit” (!) ilan edilen Ali Kemal bu !.. Oysa TGC Genel Sekreteri Turgay Olcayto ise “20-25 senedir Ali Kemal’in ismi listede. Şimdiye kadar niye kimse sesini çıkarmamış. Aykırı fikir söylenemeyecekse, neden demokrasiden bahsediyoruz” diyebiliyor !.. (Hürriyet, 20.10.2005)
Yukarıdaki sözlerin ve vatana ihanetin artık “aykırı fikir” (!) olarak adlandırıldığı ve “demokrasi”nin gereği olarak görüldüğü bir ülkede yaşıyoruz !..
“Aykırı fikir” adı altında demokrasiyi kendi iğrençliklerine ve hainliklerine alet etmek isteyenlerin, Ali Kemal’in sonundan öğrenecekleri şeyler olmalı !..