Bu mantıkla dünyanın sonu nedir acaba? - Hasan Ünal
Yaşar Yakış’ın Kıbrıs Gazetesi’nde çıkan röportajında Türk limanlarının Rum gemilerine açılabileceğiyle ilgili söyledikleri hükümetin görüşü mü? Yakış, sıradan birisi değil. Abdullah Gül hükümetinin Dışişleri Bakanı. Halen TBMM Uyum Komisyonu Başkanı. AKP dış politikasının belirlenmesinde pay sahibi şahsiyetlerden biri. Emekli büyükelçi olması, dışişleri bürokrasisine yakınlığı gibi faktörler Yakış’ın söylediklerine önem vermemizi gerektiriyor.O zaman nasıl bir sonuca varmak lazım? Çünkü bir tarafta Başbakan Erdoğan ve Bakan Gül var ve onlar hâlâ ‘limanların ve havaalanlarının Rum gemi ve uçaklarına açılması mümkün değil’ kabilinden laflar edip duruyorlar. Yaşar Yakış ise limanların açılmasının dünyanın sonu olmayacağını belirtiyor. Aslında hiç bir şey dünyanın sonu değil. Bir gazetenin manşet yaptığı gibi, dedelerimizin katil olduğuna dair İstanbul’da bir konferans düzenlediler; ama dünya hâlâ dönüyor ve dönmeye devam edecek. Hatta Türklük kavramı ortadan kalsa ve Anadolu toprakları Türklerin elinden alınsa bile dünyanın sonu olmayacak, taa ki Cenabı Allah dünyanın sonuna karar verinceye kadar.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadanew prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponscoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsdiscount drug coupons site printable coupons for cialissymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena
İşin gerçeğine gelince, insanın aklına pek çok soru geliyor. Acaba Yaşar Yakış AKP içerisinde seslendirilen bazı görüşleri kamuoyuyla paylaşma görevini mi üstlenmiş durumda? Bu tür açıklamalar kamuoyu hazırlama çabası mı? Çünkü bu Ek Protokol konusunda son günlerde AB tarafından birbiri ardına talepler geldiği anlaşılıyor. Rum basınına göre Avrupa Parlamentosu’nda Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Elmar Brok Ankara’yı uyarmış ve ‘Türkiye hoşuna gitmeyen her konuyu sürecin sonuna bırakamaz, Protokol’ü bir an evvel onaylayın ve bize gönderin’ demiş.
Ayrıca Olli Rehn de kendisiyle yapılan bir röportajda Türkiye’nin 3 Ekim belgesi uyarınca ağır sorumluluklar altına girdiğini; bu sorumlulukları yerine getirmesini yakından takip edeceklerini ve Türkiye’nin kaytarma eğilimine girdiğini gördükleri anda da süreci durduracaklarını belirtiyor. Bu arada Protokol’e özel atıflarda bulunmadan edemiyordu aynı röportajda...
Kısacası iş döndü dolaştı ve Ek Protokol’e geldi, her ne kadar bizimkiler yapılan baskıları kamuoyundan gizlemeye çalışsalar da. Bu noktada milletvekillerine bir kaç hususu hatırlatmak lazım. Öncelikle bu Protokol sıradan, basit ve teknik bir belge değil. Hiç bir şekilde masum bir belge de değil. Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla ve adanın tamamını temsilen Rumları tanımasını sağlamaya yönelik girişimlerden bir tanesi. Ayrıca belge Gümrük Birliğine ek protokol hiç değil.
Türkiye’nin 1963 yılında imzaladığı Ankara Anlaşması’nı bugünkü şartlara uyarlayan ve AB’nin on yeni ülkesine genişleten bir Protokol. Adı Protokol olmasına rağmen bir uluslararası anlaşma niteliğinde. Ankara Anlaşması ne kadar hukuki kıymeti haiz ise bu Protokol de aynı oranda kıymetli bir uluslararası hukuk belgesi. Bu belge onaylanarak yürürlüğe girdiği zaman Rumlar Ankara Anlaşması’na taraf olmuş olacaklar ve Ankara Anlaşması’ndan kaynaklanan yükümlülüklerimizi Rumlara da uygulamak zorunda kalacağız. Limanlar ve havaalanları bulardan sadece bir kaçı.
Protokol KKTC ekonomisini tarümar edecektir. Zaten bıçak sırtında duran KKTC ile Türkiye arasında doğrudan ticaret yapılması bu Protokol’den sonra mümkün olamayacaktır. Çünkü Kıbrıs adasının tümüyle yapılacak dış ticaretin Rumlar üzerinden yapılması gerekecektir. Üstelik KKTC ve Kıbrıs’tan vazgeçsek bile Rumlara karşı Protokol’ün yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edeceğiz.
Eğer AB sürecinden çıksak veya vazgeçsek bile Protokol’ün yükümlülüklerinden kurtuluş yok. Her halükarda bir uluslararası anlaşma olan bu Protokol’ün gereklerini yerine getirmeye devam edeceğiz, taa ki bunun yerine AB ile yeni anlaşma imzalayıp, söz konusu Protokol’ü hükümsüz hale getirene dek... Milletvekillerine duyurulur.