AB19 Ekim 2005 00:00

Türkiye, AB sömürgesi oluyor!

Brüksel’den Ankara’ya ulaşan bilgiler, yol haritası niteliği taşıyacak Katılım Ortaklığı Belgesi’nde kritik isteklerin ön plana çıkacağını gösteriyor. AKP’nin çıkardığı kanunlar sayesinde başta İsrail olmak üzere birçok ülkenin GAP’tan toprak alma yarışına girdiği kaydedilirken, “Askeri yasak bölgeler, bazı faaliyetler için daraltılabilecek. İlgili yasadaki değişiklik tasarısının bu hafta TBMM’de görüşülmesi bekleniyor” değerlendirmesi yapılıyor.Tehlikeli gelişmelerTam bir tasfiye projesi haline gelen İlerleme Raporu’ndan sonra Türkiye’ye dayatılacak yeni konular birbirinden tehlikeli gelişmelerin işaretini veriyor. AB, 9 Kasım’da başlayacak görüşmelerde Fırat-Dicle havzalarının kullanımında denetim yetkisini isteyerek, Ortadoğu’da suyun vanasını kontrol altına almayı hedefliyor. AB’nin, üye ülkelerin gıda ihtiyacı olduğunda GAP topraklarının işletilmesini gündeme getirebileceğine dikkat çekiliyor.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacieclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo

AB, Fırat ve Dicle suları ile bölgedeki barajlar AB yönetimine devredilmesi için harekete geçti. AB gerektiğinde GAP’a el koymayı da istiyor. 9 Kasım da başlayacak görüşmelerde Fırat ve Dicle sularının AB yönetimine devredilmesinin, Türkiye’ye şart koşulacağı belirtildi.
Avrupa Birliği (AB), tam bir tasfiye projesi olan ilerleme raporunun ardından Türkiye’ye dayatacakları önemli konular belli olmaya başladı.
AB, Fırat ve Dicle suları ile bölgedeki barajlar AB yönetimine devredilmesi için harekete geçti. Avrupa Birliği, Türkiye’nin Fırat ve Dicle nehirleriyle ilgili su politikasında söz hakkı talep ediyor. Bu isteğe AKP hükümetinin ne cevap vereceği merak ediliyor.

Vananın başına geçmek istiyorlar
Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerinin yol haritası niteliğindeki ‘Katılım Ortaklığı Belgesi’ 9 Kasım’da yayınlanacak. Brüksel’den Ankara’ya ulaşan bilgiler, Katılım Belgesi’nde, Fırat-Dicle nehirleri için kritik isteklerin ön plana çıktığını gösteriyor. AB, Fırat-Dicle havzalarının kullanımında denetim yetkisi isteyerek, Ortadoğu’da suyun vanasını elinde tutmayı tasarlıyor.
AB, geçen yıl yayımlanan ‘Türkiye’nin AB’ye Üyeliğine Etki Raporu’nda da Fırat-Dicle havzalarına ortak olma isteğini vurgulamış, Ankara ise karşı çıkmıştı. AB’nin Katılım Ortaklığı Belgesi’nde tekrar gündeme getirmeye hazırlandığı Fırat-Dicle havzaları konusuna Ankara yine karşı çıkıp çıkmayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak..

En büyük sorun
AB’nin bu isteğine “Kıyıdaş ülkeler arasında çözüm” önerisi getirmiş ve 3. tarafların sulara müdahalesine karşı çıkmıştı. AB’nin, Fırat ve Dicle’yi iki ayrı havza olarak göstermesi de Ankara’yı rahatsız ediyor. Ankara, Fırat- Dicle’nin, tek havza olduğunu ve Şattül Arap adı ile birleştiğini ve Körfez’e döküldüğü tezini savunuyor. Ankara’nın “tek havza” yaklaşımı, sınır aşan sulara ilişkin daha fazla miktarda suyun komşu ülkelere bırakılması baskısına karşı bir koz olarak kullanılıyor. Türkiye ayrıca, önümüzdeki dönemde Ortadoğu’da petrolden daha değerli konuma gelecek olan suyun vanasını AB’ye vermeye yanaşmıyor. Diplomatik kaynaklar, “Bazı dönemlerde hem Türkiye hem de kıyıdaş ülkelerle sorun yaşanabilir” görüşünü dile getirdiler.
AB, Türkiye’nin en büyük yatırını Güneydoğu Anadolu Projesi’ne (GAP) dahil toprakları da gereğinde işletilmek için bastırıyor. AB’nin üye ülkelerin gıda ihtiyacı olduğunda GAP topraklarının işletilmesini de gündeme getireceği belirtiliyor.
Şu anda başta İsrail olmak üzere dünyanın bir çok ülkesi GAP’tan toprak alma yarışında. Bu yarış AKP’nin çıkardığı kanunlar sayesinde daha da arttı. AB uyum yasası sonrası aradan geçen yaklaşık iki yılda yabancılar toplam 7 bin 444 dönüm, 12 bin 166 adet taşınmaz edindi. Bu taşınmazların 9 bin 807 tanesini bina-bağımsız bölüm, 2 bin 359 tanesini arsa-arazi oluşturuyor. Yabancıların en fazla rağbet ettikleri yerler ise turizm beldeleri ve GAP.

Askeri bölgelere AB standardı
Askeri yasak bölgeler, bazı faaliyetler için daraltılabilecek, hatta kaldırılabilecek. Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yasası’nda değişiklik öngören yasa tasarısının, bu hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi bekleniyor. Tasarıya göre, kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerin sınırları, kamu yararı bulunması kaydıyla milli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlı faaliyetler için Genelkurmay Başkanlığı’nın teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu’nca daraltılabilecek veya kaldırılabilecek.