Türkmen Kırımı – Mümtaz Soysal
NİHAYET muratlarına erdiler: Amerikalılar, geçen gün oylattıkları yeni "Anayasa" yla Irak'ın bölünüşüne doğru en önemli adımı attırmış oldular. Görünürde bütünlük sözleri ederek. Her ikisi de "petrol alanları" olan güneyin Şii bölgesi ile kuzeyin Kürt bölgesi, biri İngiliz öbürü de Amerikan şemsiyesi altında, kendi bağımsızlıkları için gerekeni yapacaklardır artık. Orta, Sünni Araplara bırakıldı. Sevr'le Türklere bırakılması düşünülen Orta Anadolu ile kuzeyindeki Orta Karadeniz kıyısını anımsatırcasına. escitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilo
Türkmenler böyle bir haritada bile yok. Irak Türkmen Cephesi'nin Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı , olacak olanları on gün önce bir mektupla gözler önüne serdiği halde, resmi makamlarda kimsenin kılı kıpırdamadı.
Muratlı'nın uzun ama berrak ve duru mektubu şöyle özetlenebilir:
1) Türkmenler Irak'ın asli unsurlarından olmalarına karşın, o devletin kuruluşundan beri hak ettikleri ilgiyi ve saygınlığı görmediler; kendilerine uluslararası ve "bölgesel" destek verilmedi.
2) Kürtler, Irak'ın bütünlüğüne hep inanmış olan Türkmenlerden farklı olarak, uluslararası örgütlerin ve uzaktaki devletlerin desteğinden yararlandılar.
3) Amerika'yla İngiltere'nin müdahalesinden en kârlı çıkan gruplar Kürtler'le Şiiler oldu. Özellikle Kürtler, ABD'nin en güvenilir müttefiki olarak, "anayasa" başta olmak üzere her konuda ödüllendirildiler. Sünniler de, hiç değilse Saddam 'dan kalma radikal tutumlarını sürdürüp yeni düzende varlıklarını bir ölçüde kabul ettirdiler.
4) Olanlar, Türkmenlere oldu. Yeni "anayasa" nın mimarları olan Şiiler, Kürtler ve Amerikalılar onları yok saydı. Kürtler kuzeydeki kazanımlarını Türkmenlerle paylaşmak istemiyor. Hatta, Kerkük'te görüldüğü gibi, nüfus ve mülkiyet yapısıyla oynayarak Türkmenleri iyice azınlık durumuna düşürmek peşindeler. Üstelik, bir kısmı Talabani , bir kısmı da Barzani yanlısı 11 "kukla" Türkmen partisi kurdurarak toplumu bölmeyi amaçlamaktalar.
5) ABD, PKK konusunu Irak'a "cumhurbaşkanı" yaptırdığı Talabani'ye havale etti. "Anayasa" ya konan "Siyasi sığınmacı kaçtığı ülkeye iade edilemez" ve "Hiçbir Iraklı yabancı makamlara teslim edilemez" hükümleri bu "havale" nin nerelere varacağını göstermekte. PKK'nin, "Irak Demokratik Çözüm Partisi" adıyla siyasal bir örgüt bile kurmasına göz yumuldu.
6) Telafer, kanayan bir yaradır; Türkiye'nin Ovaköy'de tasarladığı sınır kapısı açılıncaya kadar orası da elden çıkma tehlikesiyle karşı karşıya.
Irak'taki bu süreç karşısında sessiz kalan Türkmenler intiharı seçmiş olabilirler; ama Türkiye'nin çiğnenen çıkarları karşısında Ankara'nın böyle bir tercihi olabilir mi? Ne var ki, başkalarına " sermaye ırkçıları" diyen "sermaye dilencileri" nin gözü Körfez'deki Arap şeyhleri ile Brüksel'deki Avrupa kodamanlarından başka hiç kimseyi ve hiçbir süreci görmemekte.