Siyaset12 Ekim 2005 00:00

Emin Şirin: Yaşadığımız özelleştirme süreci BOP’a hizmet çerçevesinde gelişiyor.

Emin Şirin gazetemize konuştu... Özelleştirmelerin perde arkasındaki karanlık  ilişkileri bir dedektif titizliğiyle araştıran, Ofer Skandalını ortaya çıkaran İstanbul Milletvekili Emin Şirin’den Millî Gazete’ye şok açıklamalar… Türkiye tasfiye ediliyor. Türkiye’nin tasfiyesinin içinde Büyük Ortadoğu Projesi var. Yaşadığımız özelleştirme süreci BOP’a hizmet çerçevesinde gelişiyor. Telekom özelleştirmesi de Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir parçasıdır. Röportaj : MUSTAFA YILMAZTürkiye tasfiye ediliyor. Tayyip Erdoğan eliyle tasfiye ediliyor.  Türkiye’nin tasfiyesinin içinde Büyük Ortadoğu Projesi var. BOP’un bir parçası olarak, Dünya Bankası, IMF ve özelleştirme ile tasfiye ediyorlar. Yaşadığımız özelleştirme süreci BOP’a hizmet çerçevesinde gelişiyor. Mesela Telekom. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenarenovation vejle renovation skive renova

Telekom özelleştirmesi Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir parçasıdır. Türk Telekom gibi Türkiye’nin en stratejik organı, ilişkileri son derece muğlak ve tereddütlü olan ve BOP’un göbeğinde yer alan bir aileye, Hariri ailesine satılması son derece tehlikeli bir iştir. Ofer’e yapılan satışlar da aynı çerçevededir. Aynı şekilde medya satışları da aynı çerçevenin içindedir. Bütün bunlar BOP’la ilgilidir. Zaten gelenler de, bu ihaleleri alanlar da bunu saklamıyorlar. Yani Canwest’in sahibi basınla alakalı olarak geldiğini söylerken bunu açıkça dile getiriyor. Kanadalı Musevi Canwest’in, Ofer’le ilişkisinde de hiç gizli saklı bir şey yok.

Bütün gelir 3 aylık faiz borcuna yetiyor

Bunları yapıyorsun da ne oluyor? Şahsi menfaatleri ve komisyonları katmıyorum, Türkiye için ne oluyor? Türkiye için hiç bir şey olmuyor. Bakın bütün bu özelleştirmelerden elde ettiğin gelirle Hazine’nin ancak üç aylık faiz borcunu ödüyorsun. Tekrar ediyorum, bütün bu satışlardan elde ettiğin para, anapara değil sadece üç aylık faiz ödemene yetiyor. Ya değer mi buna? Ayıp değil mi?

Tilkiyi görmek isteyen aynaya baksın

Beyinlerde tilkiler dolanıyor diyor sayın Başbakan. Bence Tayyip Erdoğan aynaya baksın. O zaman görür tilkiler kimin kafasında dolanıyor. Bu ihaleler, bu özelleştirmeler BOP için, ABD’nin hoşuna gitsin diye, uluslararası sermayenin hoşuna gitsin diye verilmektedir. Hoşlarına gitsin ki biraz daha iktidar koltuğunda kalalım diyedir.

Aile fotoğrafı küreselleşti

Tayyip Erdoğan’ın aile fotoğrafı My Friend Bush’tur. My Friend  Berlusconi’dir. Şimdi Dünya Bankasının başına giden Wolfowitz’dir. Sami Ofer’dir, İsrael Asper’dir. Ve bir iki tane medya patronudur. Çünkü artık aile fotoğrafı küreselleşmiştir. Ancak daha kaliteli hale gelmedi, tam tersine daha kalitesiz hale geldi. Şimdi anlıyoruz ki Tayyip Erdoğan görevli gelmiş. Son İsrail ve Amerika seyahatlerinden sonra görüyoruz ki bu görevi çok büyük bir başarıyla da yürütüyor. Şunun altını çizeyim burada; Amerika ve İsrail’e düşmanlık yapmıyoruz. Biz İsrail’e değil yayılmacı Siyonist politikalara karşı çıkıyoruz. Bunun altını çiziyorum. İsrail’de sur içinde yaşayan vatandaşlarla bir sorunumuz yok. Bizim sevmediğimiz, bizim istemediğimiz kendi karanlık emelleri için dünya barışını ve huzurun bozan Siyonist emellerdir. Yayılmacı tavırlardır. Biz buna itiraz ediyoruz.

Yarımca Limanı da Dubaiports’a

Çok basit bir şey söylüyorum. Erdemir’in Yarımca’daki limanını sattılar. Limanı alan Dubaiport. Birincisi şunu soruyorum, niye ihale yapmadınız? Niye ihalesiz sattınız? İki: Sayın Maliye Bakanı, siz geçen sene Dubaiports’la Dubai de görüştünüz mü? Otel masraflarını onlar ödediler mi ödemediler mi? Efendim görüşürüz, biz herkesle görüşürüz diyorlar. Elbette görüşeceğiz diyorlar. Tamam ama zaten kimse niye görüştün demiyor ki!  Ne görüştün? diyor. Bir başbakan veya bakan herkesle görüşebilir, doğrudur. Ama ne görüştüğünü tutanağa bağlayacak. Bu görüşmelerin içeriğini kamuoyuna açık bir şekilde anlatacak.

İlginç bir uçak ve içindekiler

Bakan’a şeker bayramında Hong Kong’a gittin mi? diye sordum. Bir hafta sustu. Sonra evet gittim, evet görüştüm, dedi. Sonra sorumun manası ortaya çıktı. Ben elbette bütün sorduğum soruların cevabını biliyorum. Ama bu cevapları kendisi versin istiyorum.

Babalar gibi satarım demişti ya, benim sorduğum soruların cevabını da babalar gibi bir açıklasın da göreyim. Hong Kong’a özel kiralanmış bir uçakla gitti. Bu uçakta  Bakan’ın, eşi, Mehmet Kutman’ın kızkardeşi ve Özelleştirme İdaresi Başkanı vardı. Mehmet Kutman da iki gün önce British Airways’in tarifeli uçağı ile gitmişti. Bu uçak kime aitti? Bunun cevabını kendisi versin istiyorum. Ben, O’nun sıhhi sebeplerden çok sık Amerika’ya gittiğini de biliyorum. Geçirmiş olduğu beyin kanaması nedeniyle. Ama ben bunu konu etmiyorum. Bu seyahatlerin masraflarını kim ödüyor, bunu da konu etmiyorum. Ancak bu konular ABD’ye tedaviye gitmek gibi değil. O yüzden soruyoruz.

Üç Kasım fabrikaları

Çok önemli bir soru daha soruyorum. Sen herkesin peşinde koşuyorsun. Peki senin oğlunun kurduğu şirketin vergi incelemelerini yaptın mı? Oğlun 3 Kasım seçimlerinden sonra Balıkesir’de üç tane fabrika kurdu. AB Gıda. Sermayeyi nerden buldun diye sordun mu?  Tayyip Erdoğan’a da soruyorum. Oğlu Burak’ın Gebze’de bir deterjan fabrikası var mı? Herhalde bu deterjan fabrikasının parası da nikahta dolaştırılan çuvalların içindeki paralardır.

Doğan Grubu  ve Star TV

Şimdi medya özelleştirmeleri. Star’ı Doğan Holding’e, Türkiye’nin en önemli iki radyosunu da Kanadalı musevi Canwest grubuna verdi. Jerussalem Post’un sahibi. Aydın Doğan Kanal D ile beraber Star’ı alınca Pazar payınının yüzde 30’una sahip oluyor. Bu makul mu? Değil. Peki Kanunu niye çıkarmadınız? Frekans ihalesini niye yapmadınız? Beşir Atalay gazetelerde yapmalıydık diyor. Kardeşim sen üç senedir iktidarsın. Niye yapmadın? Görevi ihmal ettiğiniz için yapmamışsınız. Ben dört kere soru önergesi vermişim sana. Görevi ihmaliniz var sizin. Şimdi ne oldu?

Doğan zaten bütün yazılı medyanın patronuydu şimdi görsel medyada da yüzde 30’un üstüne çıktı. Aralarındaki ilişkilere bakıyoruz, ben iddia ediyorum son 10 sene içerisinde hiçbir hükümet Aydın Doğan’a Tayyip Erdoğan’ın verdiği imkanları vermemiştir. POAŞ- İş-Doğan birleşmesine müsaade etmek Türk mali hayatının en görülmemiş skandalıdır. Bunu kim yaptı? Erdoğan, Şener’e rağmen yaptı.

Şimdi aynı Doğan grubuna fevkalade ucuz bir fiyata TMSF Star TV’yi veriyor. Şimdi soru geliyor. Aydın Doğan Kanal D’yi, Deutsche Bank’a satıyordu. 750 milyon dolara geliyordu fiyatı o zaman. Kanal D 750 milyon dolar  ediyorsa, Star TV 306 milyon dolar mı eder o zaman? Böyle şey olur mu? Böyle saçma bir fiyat olur mu?

Çok ucuza gidiyor

Bütün bu özelleştirmelerden elde ettiğin gelirle Hazine’nin ancak üç aylık faiz borcunu ödüyorsun. Tekrar ediyorum, bütün bu satışlardan elde ettiğin para, anapara değil sadece üç aylık faiz ödemene yetiyor. Ya değer mi buna? Ayıp değil mi?..

Erdoğan’ın aile fotoğrafı

Tayyip Erdoğan’ın aile fotoğrafı My Friend Bush’tur. My Friend  Berlusconi’dir. Şimdi Dünya Bankası’nın başına giden Wolfowitz’dir. Sami Ofer’dir, İsrael Asper’dir. Ve bir iki tane medya patronudur.  Çünkü artık aile fotoğrafı küreselleşmiştir.