Siyaset11 Ekim 2005 00:00

İstanbul için ihale vakti - Yücel Sarpdere

Başefendinin kendine göre ilkeleri var. Ramazan geldiğinde peşine televizyon kameralarını takıyor fakir bir ailenin evine iftar açmaya gidiyor. Gayet açık ve şeffaf! Gayet halkçı ve sıradan! Fakat ihale görüşmelerini kapalı kapılar ardında herkeslerden gizli kapaklı yapıyor! Gayet gizli ve sır gibi. Gayet kapalı ve yangından mal kaçırarak! Bu yüzdendir ki, başefendi medyaya, ‘akşam hazır olun’ diye haber gönderdiğinde, anlaşılır ki, bir fakir evinde iftar açacak! Habersizce ortalıktan kaybolduğunda ise bilinir ki, bir odanın sıkı sıkıya kapatılan kapılarının ardında memleketin bir tarafını satacak! sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectskamagra link kamagra gel

Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur:
Açık ve şeffaf olan beyefendi değil, fakirin sofrasıdır.
En azından garibim vatandaş, beyefendiyle memleketin bir limanı için pazarlığa girmez.
Örneğin Galata’yı bana ver, Haydarpaşa’yı amca oğluna, Kuşadası’nı da halama, biz de sana bir çıkma yapalım demez.
Bunun için fakirin sofrası rahattır!
Ne var ne yok ortadadır!
Pazarlığın, ihalenin olmadığı yer ise, gayet şeffaf ve tüm halka açıktır!
***
Başefendinin ilkeleri bu türden esaslar üstüne kuruludur.
Fakirin iftar sofraları bir, iki, üç yıl sonra seçim zamanı geldiğinde kesinlikle hatırlanacaktır.
Halktan oy isterken, ben sizin sofranıza gelip bağdaş kurdum diye nutuklara konu olacaktır.
Oysa kapalı kapılar ardında memleket satışı bırakın bir-iki yılı, sabah vakti hatırlanmayacak, ancak zorlanınca öğlene doğru ucundan köşesinden anımsanacaktır!
Bu durumda ortaya şöyle bir tablo çıkıyor:
Fakirin ekmeği hafızayı çalıştırıyor!
Sermayenin ihalesi hafızayı beşeri karıştırıyor!
Fakat bu hafıza meselesi de bir garip.
Beyefendi halkı sadece iftar sofrası vakti geldiğinde anımsıyor!
Yemeğine ortak olmak için!
Sermaye ise bir yıl boyunca aklından çıkmıyor!
Ya da şöyle söylemek lazım:
Orucunu fakirin sofrasında açıyor.
Sahur ve iftar arasında sermayeye memleketi dağıtıyor!
Bu bakımdan başefendi, medyaya haber salıp bu akşam şeffaflık yapacağım dediğinde anlaşılıyor ki, fakirin evine gidilecek!
Şeffaflık haberi gelmediğinde medya biliyor ki, memleketin cennet bir köşesi birilerine peşkeş çekilecek!
Şimdi işin uzmanına müracaat etmenin zamanıdır.
Acaba Zekeriya Beyaz Hoca şu soruya yanıt verebilir mi?
Sayın hocam;
İsteyen orucunu ihale pazarlığı yaparak da açabilir mi?