Medyadaki Uluslararasılaşma! - Arslan Bulut
NATO'nun Akdeniz diyalogları çerçevesinde resmi bir belgede aynen şöyle denilmiştir: "Ortak medya operasyonları: Kültürel faktörler, ekonomik, askeri ve demokratik reformlara yardımcı olacak ortak medya operasyonlarını cazip hale getirebilir." Bunun da ötesinde, Türkiye'deki medya kuruluşları ile ortaklık kurmak da bir operasyondur..CNN-TURK ve NTVMSNBC bu yönteme en açık iki örnektir. . Türk Basını, özellikle 1980'li yıllardan itibaren, gerek sermaye, gerekse teknoloji ve insan kalitesi açısından kabuk değiştirdi. Türk toplumunun bütün değerlerine savaş açan, ekonomik krizler sonrasında Türkiye'ye dayatılan ağır ekonomik ve siyasi şartların sözcülüğünü üstlenen..discount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardcialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardabilify abilify alkohol abilify
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, medyadaki uluslararasılaşmaya dikkat çeken sözlerine hiçbir gazetede rastlamadım! Anadolu Ajansı, Baykal'ın konuşmasının geniş bir özetini verdi ama bu bölümü atladı. Biliyorsunuz, uluslararası güçler, başta Yahudi sermayesi, son zamanlarda ABD ve Avrupa'da sahip olduğu medya gücünü bütün dünyaya yaymaya gayret ediyor.
Bu arada, Türkiye'de de gazete ve televizyon satın alma veya kurma girişimleri var. Zannetmeyin ki, sadece ulusal gazete ve televizyonlarla ilgileniyorlar! Yerel gazete ve televizyonlarla da Anadolu'nun her köşesine nüfuz etme niyetleri var.
Hatta istedikleri doğrultuda yayın yapacak kişilere sermaye sağlıyor, yurt dışından baskı makineleri bile gönderiyorlar! Alman istihbarat servisinin bu yönde çabaları var! . Medya operasyonları aynı zamanda kurumsaldır.
Türkiye'deki AB lobisi, böylelikle büyük bir etkinliğe ulaşmıştır. Türk kimliği ile alay eden, "Avrupa modeli mi Suriye modeli mi?" şeklinde basit ama kitleler üzerinde etkili olabilecek sorular sorarak halkın kafasını karıştıranlar, televizyonlarda konuşmacı olmanın ötesinde programlar yapmıştır. NATO'nun Akdeniz diyalogları çerçevesinde resmi bir belgede aynen şöyle denilmiştir: "Ortak medya operasyonları: Kültürel faktörler, ekonomik, askeri ve demokratik reformlara yardımcı olacak ortak medya operasyonlarını cazip hale getirebilir." Bunun da ötesinde, Türkiye'deki medya kuruluşları ile ortaklık kurmak da bir operasyondur..
CNN-TURK ve NTVMSNBC bu yönteme en açık iki örnektir. . Türk Basını, özellikle 1980'li yıllardan itibaren, gerek sermaye, gerekse teknoloji ve insan kalitesi açısından kabuk değiştirdi.
Türk toplumunun bütün değerlerine savaş açan, ekonomik krizler sonrasında Türkiye'ye dayatılan ağır ekonomik ve siyasi şartların sözcülüğünü üstlenen, Ermeniler'in soykırım iddiaları konusunda dahi Türkiye'yi dünya kamuoyu önünde savunmasız bırakabilecek iddiaları sergileyen, Helmut Schmidt'in "Türkiye'den iki devlet daha çıkmalıydı" arzusu doğrultusunda, azınlık haklarını propaganda ederek, bir millet içinden başka milletler yaratmak stratejilerine aleni olarak hizmet eden, bu doğrultuda zihinlerde tarihi arka plan oluşturmaya dönük uydurmalara yer veren bir anlayış son zamanlarda gazetelerimizde ve televizyonlarımızda hakim kılınmış durumdadır.
Medyadaki bu genel durum, üniversitelere, barolara ve işadamları derneklerine de yansıtılmaktadır... İçinde bulunduğumuz bu süreçte, medya, bütün ülkelerde olduğu gibi, kendisini var eden toplumun, dil, din, ülkü, tarih, kader, kısacası kültür birliğine özen gösterecek yerde, bu değerlerde parçalanmayı teşvik edecek bir rol üstlenmiş durumdadır.
Herhalde, İstanbul askeri bir işgale uğramış bulunsa, ulusal çapta yayın yapan medya organları tamamen işgâl güçlerinin elinde bulunsa, Türk toplumunun değerlerine bunca saldırı düzenlemezlerdi.
Yine Türkiye'deki Amerikan büyükelçileri, Mark Paris, Pearson ve Edelman, Türkiye'de doğrudan medya operasyonları yapmıştır! Bu büyükelçiler, ABD'nin bölgede girişeceği askeri saldırılardan önce etkili konumda bulunan köşe yazarları ile toplantılar yapmış, hatta şimdilerde milliyetçilere akıl vermeye çalışan bir tarihçi, bu toplantılardan birinde, Türk yazarlarına "Osmanlıcılık" dersleri vermiştir! Mark Paris, ihale dağıtmak için Türkiye'ye geldiği sırada ABD'den para alan gazeteciler konusu gündeme gelmişti.
Star gazetesinde Göksel Bozkurt ve Özgür Abbas, "Karanlık komisyoncu ortalığı karıştırdı" başlığı altında, özellikle Mark Parris ile temas kuran gazeteciler konusunu aydınlatmaya çalışmıştı.
Haberde, "Savaş lobisi yapmak için medyaya para dağıttığı iddiaları ortaya atılınca, Parris ile görüşen gazeteciler zan altında kaldı" deniliyordu.
.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök de psikolojik savaş ile ilgili sorumuza "Amerika böyle bir olaya başladığında, iki üç sene önceden başlıyor.
Belli yazarları maaşa bağlıyor, belli yazarlara yazılar yazdırıyor, kitaplar yazdırıyor, medya kuruluşları vasıtasıyla psikolojik harekatlar yapıyor.
Ancak psikolojik harekat, her zaman topyekun bir faaliyet olarak karşımıza çıkmaz, belli hedefe ulaşmak için de bu tür harekatlar yapılır" diye cevap vermişti.
Özkök, "Nokta hedeflere mi yönelirler?" diye sorduğumuzda "Evet" demişti. Peki ne tedbir alınıyor?