Gerçekleri görelim - Rıza Zelyurt
Avrupa Birlikçi yayın kuruluşlarının bayram etmesine karşın; AB ile imzaladığımız Müzakere Çerçeve Belgesi çok ağır şartlar taşıyor. Belgeyi dikkatli biçimde okuyunca bunları görebiliyoruz. 1. Madde'den: 'Türkiye'nin AB'ye giriş şartını karşılayıp karşılamadığına AB tarafı karar verecektir.'2. Madde'den: * 'Müzakerelerin ucu açık olup sonucu önceden garanti edilemez.(Türkiye'ye verilmiş bir üyelik garantisi sözü yoktur!!!)* 'Türkiye tam üyelik yükümlülüğünü tamamen üstlenecek durumda olmazsa, Türkiye AB'ye bağlanacaktır. (Yani Türkiye'ye özel statü verilebileceğini de bu maddede kabul etmiş bulunuyoruz.)3. Madde'den: 'Birliğin (...) Türkiye'yi hazmetme kapasitesi (...) göz önüne alınması gereken önemli bir noktadır. AB, görüşmeler sürecinde bu kapasiteyi dikkate alacaktır.' (Bu konu gündeme geldiğinde inkar edildi, sonra hükümetin baskısı ile kaldırıldığı söylendi ama bunların yalan olduğunu resmi belge gösteriyor.)naproxennatrium go naproxen kruidvatcleocin 150 mg read cleocin 300 mgcialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
6. Madde'den: 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ni kapsayacak biçimde ilişkilerin normalleştirilmesi... (Bu madde, bize Kıbrıs Rum Yönetimi'ni Kıbrıs'ın yasal devleti olarak tanımamızı emrediyor.)
7. Madde'den: 'Türkiye, AB üyesi ülkelerin uluslararası kuruluşlara ve anlaşmalara taraf olması için politikasını yakınlaştırmalı. (Burada da Kıbrıs Rum Yönetimi'nin NATO'ya alınmasına, Türkiye'nin karşı çıkması engelleniyor.)
11. Madde'den: 'Türkiye'nin üyelik yükümlülüğü ile bağdaşmayan diğer tüm uluslararası anlaşmalar sona erdirilecektir.' (Burada; Türkiye'nin dış politikasının AB politikası tarafından yönlendirileceği kabul ediliyor.)
'Ortaklık anlaşmasının topluluk muktesabatına ters düşen bir maddesi, katılım müzakerelerinde emsal gösterilemez.'
(İlginç: Burada denilen şu: Türkiye, eğer AB'ye girecekse, buraya ve önceki anlaşmalara koyduğu çekinceleri; görüşmeler sırasında emsal gösteremeyecek. Yani, bizim hükümetin 'Çekince koyduk' biçimindeki açıklamalarının bir kandırmaca olduğu ortaya çıkıyor.)
12. madde'den: 'Türkiye'ye katılım müzakereleri sürecinde geçici kısıtlamalar getirilebilir.' (Biz her şeyi yapsak bile geçici olarak görüşmeyi kesebilecek hakkı AB tarafına vermiş bulunuyoruz.)
13. Madde'den: 'Türkiye ile birleşmede mali hükümler 2014'ten sonra müzakere edilmeli. (Yani, asıl görüşmeler, 9 yıl sonra başlıyor.)
21. Madde'den: 'Konsey (AB), konu başlıklarını geçici olarak kapatabilir.' (Bu madde de AB'nin bizimle ilişkileri istediğinde kesme hakkı bulunduğunu gösteriyor.)
TEHLİKE NEREDE?
Biz; Türkiye'nin ekonomisinin, hukuk düzeninin, eğitiminin, sağlığının, çevre kalitesinin daha yukarılara taşınmasına karşı değiliz. Gel gör ki Türkiye'nin çağdaş uygarlık düzeyine çıkartılma sürecini, AB'nin eline vermeyi doğru bulmuyoruz. Korkumuz şudur: AB; yukarıda özetlediğimiz haklarını kullanarak Türkiye'yi ulusal kimliğinden kopartabilir. AB; haklı isteklerin arasına haksızları da yerleştirerek Türkiye'yi etnik veya dinsel ayrışmaya itebilir. Ne yazık ki, Türkiye; bu konularda etkiyi, yetkiyi tamamen AB tarafına bırakmış; AB'den ne türlü istek gelirse gelsin yerine getireceğini attığı imza ile kabul etmiştir.
AKP hükümeti bayram yapacağına, bu tehlikeye karşı nasıl önlem alacağını kamuoyuna açıklamalı ki bu süreç bir anlam kazanabilsin...