Türkiye Kodamanlarının AB Pavyonundaki eğlenceleri bitti… Hesabı Kim Ödeyecek?
AB pavyonunda Türkiye televizyonlarından da canlı olarak izlenen şovdan sonra , AB Türkiye’nin hesabını kesti, eğlence bitti şimdi artık bedel ödemek zamanıdır . Faturadan bizim görebildiklerimiz: PAPADOPULOS'TAN GÖZDAĞI : 'Bizi yakında ciddiye alacaklar' Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos , Türkiye'nin AB'ye entegrasyonu yolunun, Rumların iyi niyetine bağlı olduğunu ileri sürdü. Papadopulos, ''Türkiye, AB'nin tam üyesi olan ülkemizin sesini oldukça ciddiye alması gerektiğini yakında fark edecektir'' dedi. AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Türkiye'nin Müzakere sürecinin 10 - 15 yıllık bir süreç olacağının altını çizdi. AB vatandaşlarının görüş ve beklentilerinin önemine de değinen Rehn, genişlemenin kamuoylarında bezginliğe yol açtığını belirterek, ''yeni yükümlülükler üstlenmiyoruz, üstlenilmiş yükümlülükleri yerine getiriyoruz'' dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Türkiye'nin AB'ye tam üye olabilmesi için kültürel devrime ihtiyacı olduğunu söyledi.Chirac, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ile görüşmesinden sonra düzenlediği basın toplantısında, ''Türkiye başarılı olacak mı? Bunu söyleyemem. Umarım, ama tam emin değilim'' dedi. Schüssel sonuçtan memnun:''Türkiye'nin tam üyeliği Avusturya'da referanduma sunulacak'' levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetessitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effectscialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon
PAPADOPULOS'TAN GÖZDAĞI : 'Bizi yakında ciddiye alacaklar'
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos , Türkiye'nin AB'ye entegrasyonu yolunun, Rumların iyi niyetine bağlı olduğunu ileri sürdü. Papadopulos, ''Türkiye, AB'nin tam üyesi olan ülkemizin sesini oldukça ciddiye alması gerektiğini yakında fark edecektir'' dedi.
Dış Haberler Servisi - Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos , Türkiye'nin AB'ye entegrasyonu yolunun, Rumların iyi niyetine bağlı olduğunu ileri sürdü. Papadopulos, ''Türkiye, AB'nin tam üyesi olan ülkemizin sesini oldukça ciddiye alması gerektiğini yakında fark edecektir'' dedi. Türkiye'nin üyeliğine yönelik karşı çıkışlarıyla gündeme gelen Avusturya'nın Başbakanı Wolfgang Schuessel de AB'nin, Hırvatistan ile tam üyelik müzakerelerine derhal başlaması gerektiğini söyledi. Diplomatik kaynaklar AB'nin Hırvatistan'a 3 Ekim'de yeşil ışık yakması durumunda Avusturya'nın Türkiye'ye yönelik engelleyici tutumunun değişebileceğini belirtti.
Finlandiya parlamentosu dış ilişkiler komitesinden ise AB'nin Türkiye ile müzakerelere başlaması yönünde destek geldi.
Cumhuriyet 01.10.2005
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Türkiye'nin Müzakere sürecinin 10 - 15 yıllık bir süreç olacağının altını çizdi.
cnnturk.com
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Türkiye'nin Müzakere Çerçeve Belgesi'yle amaçlananın Türkiye'nin tam üyeliği olduğunun ve bunun 10 - 15 yıllık bir süreç olacağının altını çizdi.
Rehn belgedeki 'AB'nin hazmetme kapasitesi' ifadesinin her zaman Kopenhag kriterlerinin bir parçası olduğuna inandığını belirterek, "komisyon sıkı bir şekilde izleyecektir. Bu şekilde üyelik gereksiniminin karşılanıp karşılanmadığı ortaya konacaktır" dedi.
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Lüksemburg'da düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin Müzakere Çerçeve Belgesi'yle ilgili olarak çok yoğun görüşmeler yaptıklarını belirterek, "oybirliğiyle paylaşılan hedef Türkiye'nin katılımıdır. Müzakereler doğası gereği açık uçludur, otomatik değildir" dedi.
Kıbrıs'ın tanınması konusunun müzakere sürecinin bir parçası olduğunu belirten Rehn, "Türkiye ne kadar çabuk tanırsa o kadar çok yararına olur. Her iki tarafın da sorunun çözülmesi için siyasi iradesini bekliyoruz" dedi.
Tarama çalışmaları 20 ekimde
Tarama çalışmalarına 20 ekimde başlayacaklarını ve bu hafta Türkiye'yi ziyaret edeceğini açıklayan AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi, "bilim ve araştırma konuları ilk hedefimiz olacak. Türk yasaları ve uygulamalarının Avrupa yasaları ile işbirliğine de bakacağız" diye konuştu.
Taramanın eğitim ve kültür dosyasıyla devam edeceğini belirten Rehn, tarama sürecinin bir yıl alabileceğini ancak bunun müzakere dosyalarının açılmasını engellemeyeceğini ifade etti.
Rehn, AB Komisyonu'nun 9 kasımda açıklanacak yıllık değerlendirme raporuyla Türkiye'de çeşitli konulara ilişkin görüşlerin yansıtılacağını hatırlattı.
AB vatandaşlarının görüş ve beklentilerinin önemine de değinen Rehn, genişlemenin kamuoylarında bezginliğe yol açtığını belirterek, ''yeni yükümlülükler üstlenmiyoruz, üstlenilmiş yükümlülükleri yerine getiriyoruz'' dedi.
Borell: "Felaket engellenmiş oldu"
Avrupa Parlamentosu Başkanı Joseph Borell de Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin AB ile üyelik mzakerelerine başlanmasına son dakikada karar verilmesinin, bir felaketi engellediğini söyledi.
Borell, ''Avrupa dışişleri bakanları müzakerelerin başlaması için bir anlaşmaya varamasaydı bu bir felaket olurdu. Çünkü bu Avrupa'nın güvenilirliği açısından çok çok kötü olacaktı'' diye konuştu.
"Türkiye kültürel devrim yapmalı"
Chirac, Türkiye'nin kültürel devrime ihtiyacı olduğunu söyledi
İLGİLİ HABERLER
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Türkiye'nin AB'ye tam üye olabilmesi için kültürel devrime ihtiyacı olduğunu söyledi.
Chirac, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ile görüşmesinden sonra düzenlediği basın toplantısında, ''Türkiye başarılı olacak mı? Bunu söyleyemem. Umarım, ama tam emin değilim'' dedi.
Türkiye'nin AB'ye katılımının Fransa'da referanduma sunulacağını yineleyen Chirac, demokrasilerde olması gerektiği gibi Fransızların son sözü söyleyeceğini belirterek, ''zamanı gelince göreceğiz'' diye konuştu.
Berlusconi de, basın toplantısında, Türkiye'ye kapıyı kapamanın, 'bir aşığı reddetmek gibi' affedilemez olacağını belirtti.
'Böyle bir durumda bu aşkın, nefrete ya da nefrete yakın bir şeyedönüşebileceği'' uyarısında bulunan Berlusconi, Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin başlatılmasının, Batı ile Müslüman dünyası arasında bağlantı kurulması için bir fırsat sunduğunu ifade etti.
Başkentlerden açıklamalar geliyor
AB ile Türkiye'nin tam üyelik müzarekelerine resmen başlamasının yankıları sürerken, başkentlerden de farklı açıklamalar geliyor.
Türkiye'nin kültürel devrime ihtiyacı olduğunu savunan Chirac'tan önce eski Fransa cumhurbaşkanlarından Valerie Giscard D'estaing de, karardan dolayı üzgün olduğunu söyledi ve "bu karar Türkiye'nin birliğe üyeliğini istemeyen Fransız seçmenin yüzüne atılmış bir tokattır. Bu durum siyasi açıdan birleşmiş Avrupa hayalini öldürebilir" dedi.
Merkezi Paris’te bulunan Ermeni Davasını Destekleme Komitesi'nden yapılan açıklamada, "Avrupa değerleri müzakerelerin açılmasıyla iflas etti" denildi.
ABD yönetimi ise karardan memnun. ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada "Avrupa'ya sağlam biçimde demirlemiş bir Türkiye, Transatlantik ailesinin daha da güvenilir bir ortağı olacaktır" denildi.
Lüksemburg'daki düğümün çözülmesi için Avusturya'ya baskı yapan Washington, Güney Kıbrıs'ın NATO üyeliğini ima eden beşinci madde konusunda da Türkiye'ye tam destek verdi.
İran yönetiminden de Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle müzakerelere başlamasını saygıyla karşılıyoruz açıklaması geldi.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Joseph Borell ise müzakarelere başlanmamasının bir felaket olacağını savundu.
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Günter Verheugen, Türkiye'deki reform sürecinin devam etmesinin hem Türkiye'nin hem de birliğin çıkarına olduğunu söyledi.
Schüssel sonuçtan memnun
''Türkiye'nin tam üyeliği Avusturya'da referanduma sunulacak''
Schüssel, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlanmasını değerlendirdi
İLGİLİ HABERLER
Son ana kadar Türkiye'nin imtiyazlı ortaklığını savunan Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel, birliğin yeni üyeleri hazmetme kapasitesi kriterini Çerçeve Belge'ye dahil ettirdikleri için gururlu olduğunu söyledi.
Schüssel, ORF televizyonuna yaptığı açıklamada, Türkiye'nin olası tam üyeliği halinde, Avusturya'da bir halk oylaması yapılmasının garanti olduğunu ve bu konuda tüm siyasi partilerin görüş birliği içinde bulunduğunu belirtti.
Avusturya'nın Türkiye'yi dost bir ülke olarak kabul ettiğini ve reform sürecini desteklediğini belirten Schüssel, Avusturya'nın itirazının Steirmark eyaletindeki seçimlerden kaynaklandığı yolundaki spekülasyonların da çok saçma olduğunu bildirdi.
Schüssel, Avusturya'nın, Müzakere Çerçeve Belgesi'ne 'birliğin yeni üyeleri hazmetme kapasitesi' hükmünü güçlü bir şekilde ilk kez kaydettirmeyi başardığını ve bunun çok önemli olduğunu vurguladı.
Plassnik'e övgü
Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik'ten de övgüyle söz eden Schüssel, Plassnik'in müzakerelerde Türkiye'ye özel maddi destek tanınmaması kuralını kabul ettirdiğini belirterek, Plassnik'in İngiltere'yi, maddi yükün tüm üyelere eşit ve adil şekilde bölüştürülmesine ikna ettiğini söyledi.
Schüssel, 'Plassnik'in başarısına' örnek olarak da, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'ın kendisine, ''Plassnik cesaret madalyası almaya hak kazandı'' dediğini belirtti.
Başbakan Schüssel, Lüksemburg'taki görüşmelerle ilgili gelişmeleri, başta Cumhurbaşkanı Heinz Fischer olmak üzere koalisyon ortağı Avusturya'nın Geleceği İçin Birlik (BZÖ) ve muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ile Yeşiller Partisi liderlerine de aktardığını ve kendilerinden ulusal destek aldığını kaydetti.