AB4 Ekim 2005 00:00

Yörünge meselesi! - Arslan Bulut

Dokuzuncu maddede aynen şöyle deniliyor:"Türkiye''nin bir üye ülke olarak yararlanacağı haklar ve yerine getireceği yükümlülükler sebebiyle Türkiye ve Avrupa Topluluğu arasında yapılmış olan tüm ikili anlaşmalar ve Türkiye''nin yapmış olduğu üyelik yükümlülükleriyle örtüşmeyen diğer uluslararası anlaşmalar geçersiz sayılacaktır. Ortaklık Anlaşması''nın müktesebatın dışına çıkan hiçbir hükmü katılım müzakerelerinde emsal teşkil edemez."Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül, Lozan''ı bile geçersiz kılan bu maddeyi hazmettiği halde, Avusturya ve Avrupa tarafından Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınan Kıbrıs Rum devleti''nin yapmak istediği bazı ilaveleri reddettiklerini açıklıyordu. Oysa, AKP hükümetinin kendi politikaları çerçevesinde asıl tartışması gereken, çerçeve belgesinin kendisiydi.levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcleocin 150 mg read cleocin 300 mgarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenaabilify link abilify

Medya, 24 saat boyunca akademik çevrelerde ve dış politika alanında ne kadar Avrupacı uzman varsa, hepsini konuşturdu. Adamların "Ya müzakereler kesilirse" diye ödleri kopuyordu! Çünkü en büyük dayanakları ortadan kalkacaktı. Fakat, müzakereler kesilse bile bu işe bir çözüm bulunacağına dair ümitlerini belirtmekten de geri kalmıyorlardı!
Peki Lüksemburg''ta gerçekte ne oluyordu?
Ne olacak, müzakere çerçeve belgesinin sadece dokuzuncu maddesi bile Türkiye''nin AB ile bütün ilişkilerini kesmesi için yeterli bir sebepti!

***

Dokuzuncu maddede aynen şöyle deniliyor:
"Türkiye''nin bir üye ülke olarak yararlanacağı haklar ve yerine getireceği yükümlülükler sebebiyle Türkiye ve Avrupa Topluluğu arasında yapılmış olan tüm ikili anlaşmalar ve Türkiye''nin yapmış olduğu üyelik yükümlülükleriyle örtüşmeyen diğer uluslararası anlaşmalar geçersiz sayılacaktır. Ortaklık Anlaşması''nın müktesebatın dışına çıkan hiçbir hükmü katılım müzakerelerinde emsal teşkil edemez."
Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül, Lozan''ı bile geçersiz kılan bu maddeyi hazmettiği halde, Avusturya ve Avrupa tarafından Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınan Kıbrıs Rum devleti''nin yapmak istediği bazı ilaveleri reddettiklerini açıklıyordu. Oysa, AKP hükümetinin kendi politikaları çerçevesinde asıl tartışması gereken, çerçeve belgesinin kendisiydi.

Fakat, Avusturya''nın belgeye Türkiye için imtiyazlı ortaklık ifadesinin konulması ve Rum devletinin NATO''ya girişinin veto edilmemesini öngören talebi üzerinde, kısacası bir kaşık suda fırtına koparıldı ki, müzakere belgesinin aslı hiç gündeme gelmesin!
Nitekim öyle oldu!

***

Avrupa Birliği, özellikle İngiltere, Yunanistan ve Rum devletinin ortak kararı sonucu, Türkiye''ye "yörüngede tutmak" üzerinde anlaşmıştır ve zaten Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül''ün uyguladığı politika, "Ankara''nın şerrinden Brüksel''in şefaatine sığınmak"tır. Bu ifade, üst düzey bir AKP''liye aittir! Birlik Vakfı''nda bir toplantıda söylenmiştir! Yaşar Nuri Öztürk Hoca''nın bu ifadeyi bir televizyon programında gündeme getirmesi üzerine bir AKP Milletvekili "Arslan Bulut bizden biri değil, bu ifade bize ait değil" demiş! Saçmalığa bakın! Bir gazeteci için böyle bir söz söylenir mi? Oysa bu ifade, AKP hükümetinin stratejisinin temelidir! Bütün gelişmeler zaten bunu doğruluyor!

***

Asıl mesele, Türkiye''nin Avrupa yörüngesinde tutulmasıdır demiştik. Bunu açık açık ortaya koyanlar da var zaten. 19Ağustos 2005 tarihli Rum gazeteleri, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis ile Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos''un, 10 maddeden oluşan talepler listesi üzerinde anlaştığını yazmıştı.
Politis gazetesi haberinde, Rum ve Yunan hükümetlerinin, Türkiye''nin, Rum gemilerine limanlarını Mart 2006''da, Rum uçaklarına da hava koridorlarını Eylül 2006''da açması gerektiği yönünde net bir takvim elde etmeye çalışacaklarını belirtmişti.
Rum gazeteleri, ''''iki liderin, Güney Kıbrıs''ın Türkiye''ye karşı veto kullanmasını şimdilik gündemlerinin dışında tuttuğunu ve Türkiye''nin AB yörüngesinde kalmasının Kıbrıs sorununda kendilerine yardımcı olacağı hükmüne vardığını'''' bildirmişti.

Politis''in haberine göre, Papadopulos ve Karamanlis, ''''Türkiye''nin üyelik sürecinin devam etmesi gerektiği iki ülkenin stratejik tercihidir. Çünkü ancak böyle bir süreç içinde Türkiye''ye baskı yapılabilir'''' görüşü üzerinde mutabık kalmıştı.

***

The Financial Times gazetesinin 07 Eylül 2005 tarihli sayısında, Fabian Society Genel Sekreteri Sunder Katwala imzasıyla yayınlanan mektupta "Türkiye''deki ve ötesindeki retçiler çok önemli bir tarihi fırsatı raydan çıkarmayı başarırsa hepimiz kaybederiz" deniliyordu.
Yine The Times gazetesinin 4 Eylül 2005 tarihli sayısında, İngiltere''''nin eski Savunma Bakanı Michael Portillo''''nun yazdığı bir makalede "I Mart tezkeresinin reddi bile Türkiye''nin bizim yörüngemizden çıkması durumunda işlerin ne kadar fena olabileceğinin altını çiziyor. Amerikalılar öyle düşünüyor ki, bunu engellemek için Türkiye''yi AB''ye buyur ederek ülkenin demokratik kurumlarına destek vermemiz gerekmektedir" ifadeleri kullanılmıştı.

Avrupa, Türkiye''den vazgeçemez ama, böyle bir iktidar bulmuşken, her dayatmayı kabul ettirmeye çalışıyorlar!