KAFESLENME ÇIRPINIŞI - Mümtaz Soysal
DİPLOMASİNİN klasik oyunlarından biri yine oynanıyor: Gece yarısına, hatta son dakikaya kadar gerilim. Ne istediğini bilen, haklılığına inanan, sinirlerini sağlam tutan kazanacak; tutkusunun etkisiyle oradan oraya sürüklenen, salaklığı haklılığını aşan, telaşıyla sinirlerini zayıflatan kaybedecek. Şu satırların yazıldığı sırada AB'yle Müzakere Belgesi'nin kesin metni hâlâ bilinmiyor. Örneğin, İstanbul ve Çanakkale Boğazları'na ilişkin Fransız önerisinin metne konup konmadığı belli değil. ''Uluslararası antlaşmalar Türk Boğazları'ndan serbest geçişe izin veriyor; bu nedenle Boğazlar'da uyuşturucu ticareti ve akaryakıt kaçakçılığı Türkiye ve Avrupa Birliği tarafından ortaklaşa kurulacak bir organizasyonca denetlenmelidir'' diyen bir öneri.cialis coupons printable link discount prescription drug cardarcoxia 90 mg wikipedia speeddatingmixers.co.uk arcoxia cenacialis walgreen coupon cialis discount cialis couponmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mgkamagra kamagra wikipedia kamagra gel
Sakın ''Buna da katlanılmaz'' demeyin. İpin ucu kaçınca, olmaz olmaz.
Zaten Montreux konusunda olan olmuş bile. Biliyor musunuz ki, ''Sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'' dediğimiz Rum Yönetimi, Montreux Sözleşmesi'nin ''imzacı devletler'' i arasına çoktan girmiş. Hem de kırk yıla yakın süredir!
''İmzacı'' ya da sonradan ''bağıtlı'' devlet demek, o sözleşme hükümlerine göre belirli sürelere uyarak antlaşmanın son bulmasını ya da bazı hükümlerinin değiştirilmesini istemek hakkına sahip devlet demektir. Kıbrıs Rum Yönetimi kırk yıla yakın bir süredir bu hakka sahip. Fransa'nın son önerisi kabul görürse, ''ortak organizasyon'' a girenlerin başında yer alacağından kuşkunuz olabilir mi?
Peki, nasıl olmuş bu iş? Hikâye, Kıbrıs'taki 1963 katliamının ardından hava bir ara yumuşayıp Ankara'yla Atina arasında sahte dostluk yelleri yeniden esmeye başlayınca, Kıbrıs Cumhuriyeti unvanını gasp etmiş olan Rum Yönetimi, Montreux'nün onay belgeleri Paris'teki Arşiv Dairesi'nde ''depo'' edildiği yani resmen saklandığı için, Fransa hükümetine başvurmuş ve ''İngiltere adayla ilgili egemenliğini, dolayısıyla bütün hak ve vecibelerini Kıbrıs Cumhuriyeti'ne devretmiştir; bizler bu cumhuriyetin hükümeti olarak, imzacı İngiltere'nin egemenlik vârislerinden biri sıfatımızla bu antlaşmanın imzacısı olmak istiyoruz'' iddiasını ileri sürmüş. ''Depoziter'' denen ''depocu devlet'' Fransa bu isteği öbür bağıtlı devletlere duyurmuş, itiraz eden olmamış.
İtiraz etmeyenlerden biri, Rumlaşmış cumhuriyeti tanımayan Türkiye!
Bu gerçek, Annan Planı görüşmeleri sırasında kurulacak ortak devletçe benimsenmek üzere Rumların sundukları uluslararası antlaşmalar listesi dolayısıyla su yüzüne çıkıp ilgililer uyarılınca Ankara yine sus pus olmuştu.
Kafeslenmek için çırpınan ve böyle durumlara bile katlanan bir kafa herhalde en şaşkın kuşlarda bile yoktur.