Siyaset1 Şubat 2005 00:00

Türk Genelkurmayında üst düzey İsrailliler - Hasan Demir

İsrail radyosunda, İsrail gazetelerinde MOSSAD elemanlarının Irak''ın kuzeyinde Kürtleri eğittiği, yine İsrail''den binlerce Yahudi kökenli Kürtlerin Irak''ın kuzeyine taşındığı, geçtiğimiz Pazar günü yapılan seçimlerde bunlara oy kullandırıldığı, ayrıca İsrail''in Irak''ta bir banka kurarak (Bağdat''ta açılışını Barzani''nin yaptığı Kürdistan Kredi Bankası) sadece Kürtlere Türk bölgelerinden ev ve arazi alımı için krediler verdiği, İsrail hükümetinin direktifleri doğrultusunda GAP'tan toprak alımları acaba İsrail generalleri ile Türk generalleri arasında masaya yatırıldı mı?sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilobuscopan floridafriendlyplants.com buscopan pluskamagra link kamagra geloxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Tırnak içinde verdiğimiz bilgi, Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinden alınmıştır.

.

" 11 nci Türkiye-İsrail Üst Düzey Askeri Diyalog Toplantısı, 27-28 Ocak 2005 tarihlerinde Genelkurmay Başkanlığı Karargahı''nda icra edilecektir.

Toplantıda; Türk Heyetine Genelkurmay II nci Başkanı Orgeneral İlker BAŞBUĞ, İsrail Heyetine ise İsrail Savunma Bakanlığı Genel Direktörü (E) Tümgeneral Amos YARON başkanlık edecektir. İsrail Savunma Bakanlığı Genel Direktörü (E) Tümgeneral Amos YARON, 28 Ocak 2005 tarihinde Milli Savunma Bakanı Sayın Vecdi Gönül ile Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Sayın Yiğit ALPOĞAN''ı makamlarında ziyaret edecektir.".

Bu bilgilere göre Türk-İsrail askeri yetkilileri arasında "üst düzey"de tam 11 toplantı yapılmış.

Son toplantılar "başarılı" geçmiş olacak ki, bu satırların yazıldığı sıralarda Türk Genelkurmay Başkanı ile görüşmek üzere İsrail Genelkurmay Başkanı Ankara''ya ayak basmak üzereydi.

Tabi, bu görüşmeler hakkında basına bâzı bilgiler yansıyacak.

Ama bizim merak ettiğimiz şey, meselâ İsrail Savunma Bakanlığı Direktörü emekli Tümgeneral Amos Yaron''a, Orgeneral İlker Başbuğ, "Türkiye Kürt devletini tanımak zorunda kalacaktır demek ne demek?" diye sordu mu? Çünkü daha dün İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörlüğü yani Türkiye''deki karşılığı ile Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı koltuğunda oturan emekli general Salamo Avineri, makamdan ayrılır ayrılmaz Jaruselam Post''da yazmıştı, "Türkiye Kürt devletini tanımak zorunda kalacaktır" diye.

Şayet Irak''ın kuzeyinde kurulacak bir Kürt devleti Genelkurmayın ve Türkiye''nin daha önce defalarca açıkladığı gibi Türkiye için ciddi bir tehditse ve İsrail Dışişleri Bakanlığı müsteşarı emekli olur olmaz, "Türkiye Kürt devletini tanımak zorunda kalacaktır" diye yazılar kaleme alıyorsa, Türkiye''nin güvenliğinden birinci derecede sorumlu Türk askeri ve onun komutanları İsrailli muhataplarına, "Bu ne demek?" diye sormak zorundadır herhalde. Ayrıca, İsrail radyosunda, İsrail gazetelerinde MOSSAD elemanlarının Irak''ın kuzeyinde Kürtleri eğittiği, yine İsrail''den binlerce Yahudi kökenli Kürtlerin Irak''ın kuzeyine taşındığı, geçtiğimiz Pazar günü yapılan seçimlerde bunlara oy kullandırıldığı, ayrıca İsrail''in Irak''ta bir banka kurarak (Bağdat''ta açılışını Barzani''nin yaptığı Kürdistan Kredi Bankası) sadece Kürtlere Türk bölgelerinden ev ve arazi alımı için krediler verdiği acaba İsrail generalleri ile Türk generalleri arasında masaya yatırıldı mı? Türkiye''den daha önce göç eden Türkiye doğumlu Yahudilerin değişik şekillerde Şanlıurfa''ya geri dönmeye başlamaları, İsrail hükümetinin direktifleri doğrultusunda GAP''tan toprak alımları, yine Şanlıurfa''ya sinagog yapımı için İsrail veya Yahudi diyasporasının 20 milyon doları niçin ayırdığı falan Türk-İsrail generalleri arasında sohbet konusu oldu mu? Çünkü bütün bunların Türkiye''nin güvenliği ile doğrudan ilgili olmadığını kimse söyleyemez.

Bilemiyoruz, belki de olmuştur.

Ama anlaşılan o ki, Türk-İsrail askeri yetkilileri arasında 11''incisi gerçekleştirilen görüşmeler gayet olumlu geçmiş ve neticesi olarak da İsrail Genelkurmay Başkanı Türk Genelkurmay Başkanı ile el sıkışmak için Ankara''ya gelmiş. Bize düşen şu saatten sonra İsrail ve tabii MOSSAD''ın Irak ve Türkiye''deki faaliyetlerine vakıf olmaya çalışmak.

Çünkü bu alandaki gelişmeler İsrailli yetkililerin Türk yetkililere verdikleri sözde durup durmadıklarını yahut bizim dile getirdiğimiz