BAŞBAKAN SUÇLUDUR!
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletlerarası Hukuk Anabilimdalı Başkanı Prof.Dr.Ferit Hakan Baykal, savcılığa verdiği dilekçede şöyle dedi: 1- ABD’nin talimatları doğrultusunda, Ermenistan ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin aleyhine olabilecek şekilde ilişkiye girmiştir. 2- Gümrük Birliği Ek Protokolü’nün Rum Kesimini Kıbrıs Cumhuriyeti olarak zımmen tanıyacak şekilde imzalanmasını temin etmiştir.3- Türkiye’de bir Kürt sorunu olduğunu söyledi. Bu PKK örgütü ile aynı paralelde hareket ettiği kanaatini ortaya koymaktadır. 4- Devletin güvenliği için hayati öneme haiz Telekom, İngiliz istihbaratıyla bağı olan yabancı gruba malvarlıklarından daha az bedele satıldı. discount drug coupons click free discount prescription cardcialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenarenovation vejle link renovabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusabilify idippedut.dk abilifycialis walgreen coupon site cialis couponkamagra link kamagra gel
3 Ekim tarihi Türkiye için asla önemli değil. Bu tarihten önce AB zaten Türkiye’nin dizginlerini ele almış durumda. Türkiye’nin parçalanması verilen tavizlerle olacak. Geçmişte Türkiye’yi savaşla parçalayamayanlar, bunu AB sevdasıyla kolaylıkla başarabilecekler.
Hükümete istediklerini yaptırabiliyorlar. Hükümetimiz de önüne konulan her şeyi kolayca yutup rahatlıkla hazmedebiliyor. Başbakan ‘Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıyım’ diyor. Ancak, Türkiye üzerinde oynanan oyunlar sonucunda acaba kimin Başbakanı olacak?
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletlerarası Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr.F. Hakan Baykal, geçen hafta Kadıköy Adliye’sine başvurarak Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yargılanması için suç duyurusunda bulundu. Baykal yaptığı başvurusunda, “Şüpheli” olarak bahsettiği Başbakan’ın ”Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak”, “Devlete karşı savaşa tahrik” ve “Temel Milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama” suçlarından yargılanmasını istedi. Baykal Yeniçağ’a yaptığı açıklamalarda Türkiye üzerinde oynanan AB senaryosunun Osmanlı döneminde yazıldığını, bugünlerde sadece oyuncuların değiştiğini anlattı.
Prof.Dr.F.Hakan Baykal 3 Ekin tarihinin Türkiye üzerinde oynanan bir oyundan ibaret olduğunu ve hükümetin de onursuz bir şekilde bu oyuna katıldığını belirtti. Baykal oyunu şöyle özetledi: “Kıtalara yayılan Osmanlı İmratorluğu’nda Avrupalı olma hevesi başladığı günden itibaren ayaklanmalar da başladı. Topraklarımızda gözü olan Avrupa ülkeleri Osmanlı’nın bu batılı olma zaafından yararlanarak zayıflattılar ve sonunda da parçaladılar. Bugünlerde oynanan oyun yüzyıl önce oynanan oyundan farklı değil. “ Yine AB ve Avrupalı sevdası uğuruna taviz üstüne taviz verildiğine dikkat çeken Baykal, “Ülkenin her karış toprağında değişik Avrupa ülkelerinin vatandaşları istedikleri gibi cirit atabiliyorlar. Hükümete istediklerini yaptırabiliyorlar. Hükümetimiz de Avrupalı olma sevdasına istedikleri her şeyi yapıyor. Önüne konulan her şeyi kolayca yutup rahatlıkla hazmedebiliyor. Yapılanları izlediğimizde ister istemez insanın aklına ‘Hükümet’te amma da geniş mide varmış’ sözleri geliyor. Başbakan ‘Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıyım’ diyor. Ancak, Türkiye üzerinde oynanan oyunlar sonucunda acaba kimin Başbakanı olacak?” diye sordu.
DİZGİNLER AB’DE...
AB’nin Türkiye’ye yaptığı dayatmalarla istediğini yaptırarak parçalama niyetinde olduğunu belirten Baykal,”3 Ekim tarihi Türkiye için asla önemli değil. Zaten bu tarihten önce AB zaten Türkiye’nin dizginlerini ele almış durumda.” dedi. Amaçlarının Türkiye’yi biraz daha bekleterek elde ettikleriyle yavaş yavaş parçalamak olduğunun altını çizen Baykal, “ Türkiye’nin parçalanması verilen tavizlerle olacak. Geçmişte Türkiye’yi savaşla parçalayamayanlar bunu AB sevdasıyla kolaylıkla başarabilecekler.” şeklinde konuştu. “ Neden AB’nin bir ‘Hrıstiyan Klübü’ olduğu gerçeği kabul edilmiyor. “ diye soran profesör Baykal şöyle devam etti: “Burada bize sözde kucak açan Avrupa bizi kucakladığında arkamızdan hançerleyecek. Çünkü Türkiye onlar için gelecekte büyük bir tehlike arz ediyor. Temeli sarsılmaya başlayan AB dağılmanın eşiğine gelmiş durumda. İşte dağılmadan önce ileride kendileri için büyük bir tehlike olarak gördükleri Türkiye’yi AB oyunuyla parçalayarak kurtulmak istiyorlar. Bütün amaçları işte bu. Yani Türkiye’yi parçalayarak kendilerini güvence altına almak.” Türkiye’nin bekaasının tehlikede olduğuna değinen profesör Baykal, Türkiye’nin günden güne daha pasif bir ülke durumuna getirildiğini söyledi. “Başbakan gidip Diyarbakır’da ‘Kürt sorunu vardır’ diyerek adeta ülkenin parçalanması için yol gösterdi.” diyen Baykal şöyle konuştu:”
KİMİN BAŞBAKANI!
Bugün ülke genelinde yaşanan olaylara baktığımızda Türkiye’nin zaten bölünmek üzere olduğu açıkça ortada. Başbakan, Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü ve her geçen gün artan terörü bir kenara bırakarak AB derdine düşmüş. İstiyorlar diye neredeyse teröristbaşını serbest bıraktırıp Parlamentoya sokacak. Bütün istediklerini yapıyor ve istedikleri her şeyide veriyor. Ve bunları hiç halka danışmadan yapıyor. Buradan da kimin Başbakan’ı olduğu açıkça anlaşılıyor. AB ve ABD istiyor o da yapıyor. Avrupa birliği sevdasına Türkiye’nin birliğinden vazgeçiliyor. Ancak unutmasın ki bunun hesabı yargı yoluyla kendisinden sorulacak.”