Siyaset27 Eylül 2005 00:00

Hatay''da ''Endülüs'' provası - İsrafil KUMBASAR

HATAY, ''pilot'' bölge!.. Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Anadolu''nun ''şehir devletlere'' bölünmesi planının ilk provası "Medeniyetler Buluşması" adı altında Hatay''da yapılıyor!.. Vatikan''ın büyük önem verdiği, ''yabancı'' misyon şeflerinin bir hayli ilgi gösterdiği toplantı için hazırlanan ''logo''ya dikkat ettiniz mi bilmiyorum!..''Hatay'' harfleri arasına serpiştirilen sembollerde, ilk sırada Yahudiliği temsilen ''siyon yıldızı'' yeralıyor!.. İkinci sıraya, Hıristiyanlığı temsilen ''haç'' yerleştirilmiş!.. Son sırada ise lütfedilerek İslamiyeti temsilen ''hilal'' sembolüne yer verilmiş!.. Toplantı için seçilen mekanın ismi ise ''anlayan için'' oldukça anlamlı:. Mustafa Kemal Üniversitesi!.. cialis forum link cialis bez receptacleocin 150 mg read cleocin 300 mg

Türkiye Musevileri Hahambaşı İzak Haleva, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ermeni Patriği 2.Mesrop Mutafyan ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu''nun da katıldığı toplantının açılışında konuşan Tayyip Erdoğan, ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' (!) sloganları arasında şöyle dedi:.
"Babil Kulesi efsanesi, esasen insanlık ailesinin trajik bir biçimde parçalanarak yeryüzüne dağılışını anlatmaktadır!.. Babil Kulesi''nde dinler ve yollar ayrılmış, insanlık bir daha birleşmemek üzere buradan yeryüzüne dağılmıştır!.. Tarih boyunca çektiğimiz acıların, yaşadığımız savaş ve yıkımların sebebi, özünde farklılıklarımız değildir!..".
Her seferinde Müslüman Türk milletini kandırarak, dikkatini başka yönde odaklaştırmayı başaran Tayyip Erdoğan, medyadaki ''işbirlikçileri'' aracılığıyla Hatay''da kurulan ''Medeniyetler Buluşması'' tezgahını, "Endülüs ruhunun dirilişi" olarak kamuoyuna lanse etmeye çalışıyor!..

* * *

İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero''nun öncülük ettiği, BM Başkanı Kofi Annan''ın destek çıktığı, Tayyip Erdoğan''ın üzerine atladığı ''Medeniyetler Buluşması'' projesi için Hatay''ın seçilmesi hiç de şaşırtıcı değil!..
Hatay, Ortadoğu coğrafyasında ''tarihi'' ve ''kültürel'' konumu açıdan oldukça ''hassas'' bir bölge!..
Yahudiler, orayı ''vadedilmiş toprakların incisi'' olarak görüyor!.. Hıristiyanlar, Vatikan''ın ilk papası Saint Pierre adını taşıyan dünyanın ilk kilisesinin orada yapıldığına inanıyor!..
Yani Hatay, hem Yahudiler, hem de ''katolik'', ''protestan'', ''ortodoks'' bütün Hıristiyanlar tarafından ''kaybedilmiş'' kutsal bir mekan olarak kabul ediliyor!..
Mütareke döneminde, Fransızlar tarafından işgal edilerek Türkiye''den koparılan Hatay, 1937 yılına kadar ''bağımsız'' bir ''şehir devleti'' olarak kaldı!..
Vatikan''a bağlı kiliselerde okutulan ders kitaplarında yer alan ''dünya'' haritalarında Hatay, hala Türkiye''den bağımsız bir ''şehir devleti'' olarak gösteriliyor!..
Hollywood yapımı birçok filmde kentin ''The Republic of Hatay'' olarak tanıtılması herhalde garip bir tesadüf olmasa gerek!..
Hatay, önce ''uluslararası'' tanıtım kampanyaları ile ''inanç turizminin'' ilgi odağı haline getirilecek!..
Ardından, ''nüfus planlamasına'' geçilecek!..
Toprakları elinden alınan ''Müslüman'' ahali, bölgeden göçe zorlanacak!..
Son aşamada, kentin geleceğine yönelik ''referandum talepleri'' gündeme gelecek!..
Gazi Mustafa Kemal Atatürk''ün ''hasta yatağında'' yönettiği ''diplomatik'' bir operasyon ile Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içerisine dahil edilen Hatay, yeniden ''The Republic Of Hatay'' haline getirilecek!..

* * *

Endülüs''ün tarihte ''medeniyetler buluşmasına'' beşiklik ettiği doğru!..
Ancak, ''basireti bağlanmış'' idareciler yüzünden başına hangi felaketin geldiği de malum!..
Bir zamanlar ''İslamiyet''in ışığı'' ile Avrupa''da ''aydınlanmanın'' önünü açan Endülüs devletinin bulunduğu İspanya topraklarında bugün bir tek ''Müslüman'' dahi yaşamıyor!..
Neden?..
Çünkü ''barış'', ''kardeşlik'' ve ''hoşgörü'' ortamının cazibesine kapılıp ''savunma mekanizmasının'' önemini kavrayamayan Endülüs Devleti, bugünkü Avrupalıların ataları olan Haçlı orduları tarafından yakılıp yıkıldı, kadın, çocuk demeden bütün Müslümanlar kılıçtan geçirildi!..
Katliamdan sağ kurtulmayı başaran ''Yahudiler'' bile bölgeyi terketmeye zorlandı!..
Rivayet edilir ki, Müslümanların sığındıkları son kale olan Grenata''yı ''kendi elleri ile'' Kastilyalılara teslim eden son Endülüs prensi Ebu Abdullah Muhammed, annesi ile birlikte Padul tepesine çıkarak, arkasında bıraktığı görkemli kente son bir kez daha baktı!..
''Elhamralarıyla'', ''Medinetülzehralarıyla'', ''hanlarıyla'', ''hamamlarıyla'', ''kütüphaneleriyle'', ''fıskiyeleriyle'' ünlü kentin, baştan başa ateşe verildiğini, her taraftan kıpkızıl alevler ve dumanlar yükseldiğini görünce, başını ellerinin arasına koyup ağlamaya başladı!..
Oğlunun döktüğü ''son pişmanlık'' gözyaşlarını gören annesi, ''acı içerisinde'' şöyle çıkıştı:.
"Ağla hain ağla!..
Erkekler gibi müdaafa edemediğin bir memleketin yakılıp yıkılışına şimdi kadınlar gibi ağlamak yaraşır!..".

* * *

Evet!..
''Çanlar'' Türkiye için çalıyor!..
''Hıristiyan Kulübü''nün kiliselerinden gümbür gümbür yükselen ''çan'' sesleri, temelleri Atatürk ve silah arkadaşları tarafından atılan ''bağımsız'' Türk devletinin yavaş yavaş ortadan kaldırılmakta olduğunu müjdeliyor!..
Ağlayın, ağlayın!..