Dış Politika26 Eylül 2005 00:00

Üç aşamalı Ermeni planı - Savaş Süzal

İstanbul’da arkasında Soros gurubunun olduğu bilinen ve gene Soros Üniversitelerinden birinde düzenlenen sözde Ermeni Soykırımı konferansı bitti. Düzenlendi düzenlemesine ya, böylelikle de Ermeni kilisesi ve diasporasının üç aşamalı planının üçüncü ve son aşaması da uygulanmaya konmuş oldu. Hem de kimlerin marifetiyle, ülkede dini bütün olduğunu savunan bir hükümetin Elhamdürillah müslüman olduğunu savunan bir Başbakanı ve bakanlarının desteği ile. Hani maşallah Ampul iktidarı Haçlı ordularının öncü kolu ve akıncıları gibi çalışıyorlar.   cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie

Üç aşama demiştim. Birinci aşama, özellikle Kilise tarafından ortaya atılan ve Ermenileri birarada tutmak için müşterek bir düşman gösterilerek ortada bir soykırımı olduğuna inandırmak ve halkı ona yönlendirmek. İkinci aşama ise bu amaçlara uygun olarak dünyada bir kamuoyu yaratıp, din unsurunu da kullanarak şantaj ve siyasi baskılarla bu olayın uluslararası arenada onayını desteğini sağlamak. Son ve üçüncü aşamada kurban seçilen Türkleri işlemedikleri bir suç için ikna etmek. Neden bu kadar önemli Türkleri ikna etmek. Zira hani acıyı hafifletmek için tendüriyot sürerken üflerler ya, onun gibi bir şey.  

          İsrail’in kuruluş planlarını incelerseniz. Ermenilerin bugün adım adım bu planı uygulamaya koyduğunu görürüz. Bu işte Ermenilerin en büyük avantajları ise, musevi değil, hıristiyan olmaları. Yani etkili sennaryo Hırıstiyanlara karşı müslümanlar. Şimdi diyeceksiniz ki neden bu tezgahlarla Türk halkı işlemediği bir suça ikna edilmeye, kurban olduğu bir olayda tam tersine suçlu olarak mahkum edilmeye çalışılıyor. Amaç, çok basit, Kars, Ardahan, Van ile Ağrı yörelerini Türkiye’den koparmak. Hani Tüm Ermeni kitap ve tablo haritalarında Ağrı’yı neden gösterilir hiç merak edermisiniz. Ermenilere göre Ağrı mukaddes bir dağdır.  

          Şimdilerde bu oyunda bazı kişilik ve kimlikleri tartışılan ve şüphe yaratan guruplar bunlara destek çıkıyor. Zaten onlar Türkiye aleyhinde hangi konuya bugüne kadar destek çıkmadılar ki? Efendim  Radikal gazetesi manşet atmış, Konferansta soykırım dendi de ne oldu diye. Haklı, onların da mahallede anasına bacısına hafif meşref dendiği zaman da bir şey olmuyor olmasına ama ayağa kalkıp saldırıyorlar nedense. Kardeşim sizleri bilmem ama Vatan benim için anam. Sizler nasıl dersiniz bilemem ama biz vatana anavatan diyoruz. Vatan, öyle her önüne gelen, ücretini ödeyenle yatan komşunun karısı değil bizler için.   

Bu toplantı için yumurta atılmış. Ne var yani Özal’a da Rumlar atmıştı, New York’ta Kıbrıs’ı isteyen Rumlara bariz bir el hareketi yaptığı için. Herkes Erdal İnönü’ye atılan yumurtaları ve saldırıları eleştiriyor. Sanki atılan yumurtalar, İstiklal savaşı gazisi İsmet İnönü’ye atılmış gibi. Yanlışınız var kardeşim bu İnönü başka İnönü. Babası Türkiye’nin bütünlüğü, istiklal ve bağımsızlığı için çalışmışken bu adamın partisi SHP değilmiydi Zanaları ve bugün APO’nun özgürlüğünü isteyen bölücü takımı meclise sokan? Gördüğünüz gibi bu kişilerin Türkiye ye o günlerde liberal görünmek için verdikleri zarar bugünlerde nelere mal oluyor. Bunlar hep böyledir zaten, Ermeni tasarısı çıksa ne olacak diye toplantı yapanlar, Kars, Van ve Ağrı’yı verince de kurtulduk diye zil takıp oynayacaklar.   

          Türk basını mal bulmuş mağrip gibi Los Angeles Times Gazetesi’nin konferansla ilgili övücü yazılarını yayınlıyor. Hani bu işi artık Türkiye’de giderek artan milliyetçilik ve ulusalcılık eğilimlerinden korktukları için, doğrudan iyi oldu diyemiyorlarda dolaylı böyle Ermenilerin kontrolundaki bir gazete böyle dedi diye kullanıyorlar. Bu gazetenin ne kadar çok Türkiye aleyhinde çalıştığını bilmiyorsanız, girin bu gazetenin internet sitesine, bir Ermeni ve Türk yazın bakın bakalım ne tür yazılar gelecek önünüze.  

          Bir okuyucumda geçen gün soru geldi. Neden  yazılarınızda bazı İstanbul basını için boyalı basını terimi kullanıyorsunuz diye?  Ben bu gurubu renkli gazete çıkardıkları için boyalı basın diye tanımlamıyorum. Hani bazı ucuz fahişeler vardır, para için vücutlarını, herşeylerini satan ve aşırı boyanan bazı hatunlar. Bende bu tanımlamayı herşeylerini satan bazı gazeteciler için yapıyor ve bu amaçla kullanıyorum gocunan varsa üzerine alınsın ne yapalım.