AB22 Eylül 2005 00:00
Le Figaro''nun önemli tespiti! – Arslan Bulut
Le Figaro gazetesi, İngiltere'nin Brüksel'deki diplomatlarının 3 Ekim tarihinde Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin sorunsuz bir biçimde başlaması için seferber olduğunu, diplomatların gece gündüz ve hafta sonu bile bu iş için çalıştıklarını bildirdi. Le Figaro, ''3 Ekim tarihine kadar İngiltere için tek öncelik Türkiye'' ifadesini kullandı. Göz yaşartıcı bir tablo değil mi? new prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponsarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cenaabilify link abilifyoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Türk diplomatları bile, 3 Ekim''de müzakerelerin başlaması için bu kadar çaba sarf etmiyor da İngiltere''ye ne oluyor acaba?
Çünkü, müzakerelerin başlaması, Türkiye''nin Avrupa kapısına iyice bağlanması demektir! Böylece, Türkiye''ye her istediklerini yaptırabileceklerini umuyorlar.
***
BBP Genel Başkan Yardımcısı Edip Özbaş, "Türkiye çok kötü yönetilmektedir. Sorumluluk mevkiinde olanlar yetkilerini yanlış veya millet aleyhine kullanmaktadır. Bütün bu kötü gidişatın sebebi kör bir AB sevdasıdır. Ülkeyi bu kötü yönetimden kurtarmak için derhal seçime gidilmelidir. TBMM, yeni seçilecek üyelerle son on yıl içerisinde ''AB''ye uyum sağlayacağız'' diyerek yapılan bütün yasa değişikliklerini masaya yatırmalıdır. AB politikasından vazgeçilmeli, AB ile ilişkilerimiz komşuluk esasına göre yürütülmelidir'''' diyor.
Burada dikkatinizi çekmek istediğim tespit, "Bütün bu kötü gidişatın sebebi kör bir AB sevdasıdır" cümlesidir. İşte İngiltere bu sevdayı iyi tespit etmiş, Rumları bile yatıştırarak, Türkiye ile müzakerelerin önünü kesmemelerini istiyor!
***
İngiltere''nin veya İngilizler''in Türkler hakkında ne düşündüğünü, Yeni Söke gazetesi yazarı emekli edebiyat öğretmeni Hayrittin Özdoğdu, Turgut Özakman''ın "Şu Çılgın Türkler" kitabından alıntılarla özetliyor:
-Bu eserde Türk vatanının ve Türk milletinin en büyük ve en zalim düşmanının İngilizler ve en büyük işbirlikçilerinin de Yunanlılar olduğu anlaşılıyor. Bugün de aynı tezgahlar, Avrupa Birliği adına İngilizler''in önderliğinde, çeşitli hile ve desiselerle ve her türlü kutsal değerlerimize saldırarak, hatta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk''e kadar saldırılarını yoğunlaştırarak uygulanıyor. Bu saldırılar, Turgut Özakman''ın "Şu Çılgın Türkler" adlı eserinde belgelere dayanarak ortaya koyduğu, İngilizlerin 90 yıl önceki Türkiye''yi yok etme sevdalarıyla örtüşüyor:
*Osmanlı İmparatorluğu, Almanya ve Avusturya- Macaristan''ın yanında savaşa girer. Bunun üzerine İngiltere savaş bakanı Lord Kitchener bir açıklama yapar: "Türkiye''yi yok edinceye kadar savaşacağız."
*"İngiltere Başbakanı Lloyd George, Yunanlıları gözüne kestirir, kanlı ve uzun bir savaşa yol açacak olan düşüncesini açıklar: "Osmanlı İmparatorluğu''nun mirasçısı Yunanistan''dır."
*Lloyd George Avam Kamarası''nda şöyle diyecektir: "Türkiye sahneden siliniyor diye üzülecek değiliz." ( The Times, 25.5.1920 )
*"İngiltere Başbakanı Lloyd George''un yüzü parlıyordu. Anadolu'' dan iyi haberler almıştı. Çay getiren sekreteri ve gizli sevgilisi Miss Frances Stevenson''a "Öyle sanıyorum ki " dedi neşeyle, " … birkaç gün sonra, şu asi Mustafa Kemal ile birlikte Türkiye sorunu da tarihe gömülecek."
***
Özdoğdu, "Anlaşılan o ki niyet aynı. Demek ki İngilizler bu tarihten hiç ibret almamışlar. Ancak şurası unutulmamalıdır ki; ''Yüce Türk Milleti bu zihniyeti ve işbirlikçilerini Kurtuluş Savaşı''nda hak ettikleri dersi vererek ülkemizden kovdu. Bugün de aynısını yapabilecek güçtedir.'' Yeter ki Yüce Önder Atatürk''ün ''Ne mutlu Türküm diyene'' felsefesi etrafında kenetlenmesini bilelim" diyor.
***
İngiltere, varını yoğunu satan, ulus devlet yapısını federasyona dönüştürmek için yasal değişiklikler yapan bir hükümetle yönetilen Türkiye''nin kör AB sevdasını da iyi tespit etmiş ki, "Tanrıya ve Emperyal Hedeflere Hizmet" ödüllü bir derin devlet görevlisini ""Atatürk''ün resimleri kamu binalarından indirilmeli" diye, veya "Kuzey Lefkoşa yamacındaki Türk bayrağı bu sene Türk askerler tarafından tekrar boyanmamalıdır. Boya Yeşil Hattın güney tarafında yapılan Türk karşıtı propagandaları yok etmek amacıyla Kıbrıslı Rumlara bağışlanmalıdır" diye konuşturabiliyor! Ve ardından da Türkiye''yi AB kapısından koparmamak için olağanüstü bir faaliyet gösteriyor.
Öyle ki bu faaliyet, Le Figaro muhabirlerinin gözünden kaçmıyor!
Çünkü, müzakerelerin başlaması, Türkiye''nin Avrupa kapısına iyice bağlanması demektir! Böylece, Türkiye''ye her istediklerini yaptırabileceklerini umuyorlar.
***
BBP Genel Başkan Yardımcısı Edip Özbaş, "Türkiye çok kötü yönetilmektedir. Sorumluluk mevkiinde olanlar yetkilerini yanlış veya millet aleyhine kullanmaktadır. Bütün bu kötü gidişatın sebebi kör bir AB sevdasıdır. Ülkeyi bu kötü yönetimden kurtarmak için derhal seçime gidilmelidir. TBMM, yeni seçilecek üyelerle son on yıl içerisinde ''AB''ye uyum sağlayacağız'' diyerek yapılan bütün yasa değişikliklerini masaya yatırmalıdır. AB politikasından vazgeçilmeli, AB ile ilişkilerimiz komşuluk esasına göre yürütülmelidir'''' diyor.
Burada dikkatinizi çekmek istediğim tespit, "Bütün bu kötü gidişatın sebebi kör bir AB sevdasıdır" cümlesidir. İşte İngiltere bu sevdayı iyi tespit etmiş, Rumları bile yatıştırarak, Türkiye ile müzakerelerin önünü kesmemelerini istiyor!
***
İngiltere''nin veya İngilizler''in Türkler hakkında ne düşündüğünü, Yeni Söke gazetesi yazarı emekli edebiyat öğretmeni Hayrittin Özdoğdu, Turgut Özakman''ın "Şu Çılgın Türkler" kitabından alıntılarla özetliyor:
-Bu eserde Türk vatanının ve Türk milletinin en büyük ve en zalim düşmanının İngilizler ve en büyük işbirlikçilerinin de Yunanlılar olduğu anlaşılıyor. Bugün de aynı tezgahlar, Avrupa Birliği adına İngilizler''in önderliğinde, çeşitli hile ve desiselerle ve her türlü kutsal değerlerimize saldırarak, hatta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk''e kadar saldırılarını yoğunlaştırarak uygulanıyor. Bu saldırılar, Turgut Özakman''ın "Şu Çılgın Türkler" adlı eserinde belgelere dayanarak ortaya koyduğu, İngilizlerin 90 yıl önceki Türkiye''yi yok etme sevdalarıyla örtüşüyor:
*Osmanlı İmparatorluğu, Almanya ve Avusturya- Macaristan''ın yanında savaşa girer. Bunun üzerine İngiltere savaş bakanı Lord Kitchener bir açıklama yapar: "Türkiye''yi yok edinceye kadar savaşacağız."
*"İngiltere Başbakanı Lloyd George, Yunanlıları gözüne kestirir, kanlı ve uzun bir savaşa yol açacak olan düşüncesini açıklar: "Osmanlı İmparatorluğu''nun mirasçısı Yunanistan''dır."
*Lloyd George Avam Kamarası''nda şöyle diyecektir: "Türkiye sahneden siliniyor diye üzülecek değiliz." ( The Times, 25.5.1920 )
*"İngiltere Başbakanı Lloyd George''un yüzü parlıyordu. Anadolu'' dan iyi haberler almıştı. Çay getiren sekreteri ve gizli sevgilisi Miss Frances Stevenson''a "Öyle sanıyorum ki " dedi neşeyle, " … birkaç gün sonra, şu asi Mustafa Kemal ile birlikte Türkiye sorunu da tarihe gömülecek."
***
Özdoğdu, "Anlaşılan o ki niyet aynı. Demek ki İngilizler bu tarihten hiç ibret almamışlar. Ancak şurası unutulmamalıdır ki; ''Yüce Türk Milleti bu zihniyeti ve işbirlikçilerini Kurtuluş Savaşı''nda hak ettikleri dersi vererek ülkemizden kovdu. Bugün de aynısını yapabilecek güçtedir.'' Yeter ki Yüce Önder Atatürk''ün ''Ne mutlu Türküm diyene'' felsefesi etrafında kenetlenmesini bilelim" diyor.
***
İngiltere, varını yoğunu satan, ulus devlet yapısını federasyona dönüştürmek için yasal değişiklikler yapan bir hükümetle yönetilen Türkiye''nin kör AB sevdasını da iyi tespit etmiş ki, "Tanrıya ve Emperyal Hedeflere Hizmet" ödüllü bir derin devlet görevlisini ""Atatürk''ün resimleri kamu binalarından indirilmeli" diye, veya "Kuzey Lefkoşa yamacındaki Türk bayrağı bu sene Türk askerler tarafından tekrar boyanmamalıdır. Boya Yeşil Hattın güney tarafında yapılan Türk karşıtı propagandaları yok etmek amacıyla Kıbrıslı Rumlara bağışlanmalıdır" diye konuşturabiliyor! Ve ardından da Türkiye''yi AB kapısından koparmamak için olağanüstü bir faaliyet gösteriyor.
Öyle ki bu faaliyet, Le Figaro muhabirlerinin gözünden kaçmıyor!