Dış Politika22 Eylül 2005 00:00
Gözyaşlarıyla döndüler
Telafer’deki vahşete tanık olan Kızılay ekibine konuşmak bile yasaklandıİşgalci ABD askerlerinin giriştiği katliam sebebiyle harabeye dönen Telafer’e yardım götüren Kızılay ekibi, gözyaşları içinde Türkiye’ye döndü. Ekipte yer alan görevliler, “Biz yardım dağıtırken, yandaki çocukları yere yatırıp kafalarına çuval geçiriyor ve götürüyorlardı. Hepsi çok kötü durumda. Ağlamamak mümkün değil” şeklinde konuştu.sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectscleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgclaritin mazilo claritin tablete claritin maziloabilify abilify alkohol abilifykamagra kamagra 100mg kamagra gel
Yardımlar Telafer’e
Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali, Telafer’den dönen ekibi Gölbaşı ilçesinde karşıladı. Cenevre Anlaşması’na imza atan tüm uluslararası çevreleri, Telafer’deki insanlık ayıbını durdurmaya çağıran Küçükali, “Biz orada malzeme dağıtmayalım diye oyun oynandı. Bilinmeyen yerlerde yardım dağıtmamızı istediler” diye konuştu.
Konuşma yasağı
Telafer’de yaşananların görgü tanığı olan Kızılay Yardım Ekibi, yetkililerin ve ABD’nin uyarıları nedeniyle konuşmaktan çekiniyor. Telafer’deki ABD katliamının, pek çok savaş bölgesinde yaşanan insanlık dramına şahit olan Kızılay ekibini bile ağlatacak seviyede olduğu anlaşılıyor. Ekip görevlilerinden Hasan Çekiç, gözyaşlarının nedenini soranlara “Oradaki herkesin durumu,” diyerek dehşet ve vahşeti tek cümle ile anlatıyor.
Hasan Çekiç isimli Kızılay görevlisi Telafer’de yaşananları “Oradaki insanlar Türkiye’den başta siyasi olmak üzere her türlü desteği bekliyor” diyerek özetledi ve yaşananları sadece ağlayarak yorumlayabildi.
ALİ CURA - ANKARA
ABD’nin işgali altındaki Irak’ın Telafer kentinde Türkmenler’e yönelik katliamın boyutu bölgeye giden Kızılay ekibini bile ağlatacak düzeyde. Telafer’e yardım götüren Kızılay ekibi, yetkililerin ve ABD’nin ambargosu nedeniyle şehirde neler olup bittiğini söyleyemiyor. Ancak Kızılay ekibindeki görevliler gördükleri ve yaşadıklarını sadece ağlayarak yorumlayabiliyor.
Kızılay ekibindeki görevliler ise daha fazla konuşmamalarının sebebini ABD’nin bölgeye yeniden yardım götürmesine engel olur endişesine bağlarken, kendilerine daha fazla konuşmamaları gerektiği yönünde talimat verildiği belirtiliyor.
İşgal altındaki Telafer’de yaşanan insanlık dramının mağdurlarına destek olmak amacıyla 6 tır yardım gönderen Kızılay’ın ekibi dün geri döndü. Ankara’nın Gölbaşı girişinde yapılan karşılama töreninde gelen ekibin konuşmaları Telafer’de çok büyük trajedi yaşandığını ortaya koydu. Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali yaptığı konuşmada Kızılay ekibinin başından geçen sıkıntıları aktarırken, şehirde yaşayan insanların durumu ile ilgili olarak sadece yardıma muhtaç olduklarına dair açıklamalarda bulundu. Küçükali, Telafer’de yaşanan durum ile ilgili olarak ekip arkadaşlarından bilgi alabileceklerini belirtti.
Ancak Kızılay ekibinin bu yönde büyük bir baskı altında olduğu anlaşıldı. Telafer ekibinin başı Metin Yaman, Kızılay ekibine şehir girişinde ABD güçlerince zaman zaman zorluk çıkarıldığını, haberleşme araçlarına da güvenlik nedeniyle el konulduğunu ama bu sorunun bir süre sonra aşıldığını aktardı. Oradaki insanların yardıma muhtaç olduğunu yineleyen Yaman, şehirdeki manzara ile ilgili bilgi vermekten kaçındı.
Dayanamadı ağladı
Bu arada bölgeden gelen Hasan Çekiç isimli Kızılay görevlisi kendini tutamadı ve ağlamaya başladı. Gördükleri ve hatırladıklarını ancak ağlayarak ifade edebilen Çekiç, daha fazla konuşmadı. Sorular üzerine yaptığı konuşmada, açlıkla birlikte bölgede her şeyin yaşandığını söyleyebilen Çekiç, “Oradaki insanlar Türkiye’den başta siyasi olmak üzere her türlü desteği bekliyorlar” dedi.
Edinilen bilgilere göre Kızılay ekibinin yardım götüren araçlarının şehir içerisine zaten sokulmadığı, şehir dışında oluşturulan çadır kentlerde bekletildiği öğrenildi. Bununla birlikte Kızılay’ın yardım çabasına karşılık ABD’nin gelen yardım araçlarına zorluk çıkarması, insani yardımlara bile tahammül edemediğini ortaya koydu.
Kızılay görevlilerine konuşmama talimatı
Ayrıca, Telafer’de yaşanan sıkıntıları aktarmamaları yönünde bir talimat verildiği de ortaya çıktı. Gerekçe olarak uluslararası bir yardım kuruluşu olan Kızılay’ın bu bölgede olanları dünyaya duyurduğu takdirde, bir daha bu bölgeye sokulmayacağı belirtildi. ABD’nin bu yöndeki baskısı sonucu Telafer’i tam bir kapalı kutuya dönüştürdüğü ifade ediliyor. Yardım ekiplerinin şehir içerisine sokulmaması ise, hâlâ şehir içerisinde katliamın sürdüğünü gösteriyor.
6 tır dolusu yardım Kızılay tarafından bölgeye sevkedildi ve başarıyla dağıtımı yapılıp dönüldü. Yaklaşık 15 bin kişinin bu yardımlardan faydalandığını belirten yetkililer, tekrar yardım götürmeye hazır olduklarını ve orada küçük çocukların perişan halde olduğunu aktardılar.
Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali, Telafer’den dönen ekibi Gölbaşı ilçesinde karşıladı. Cenevre Anlaşması’na imza atan tüm uluslararası çevreleri, Telafer’deki insanlık ayıbını durdurmaya çağıran Küçükali, “Biz orada malzeme dağıtmayalım diye oyun oynandı. Bilinmeyen yerlerde yardım dağıtmamızı istediler” diye konuştu.
Konuşma yasağı
Telafer’de yaşananların görgü tanığı olan Kızılay Yardım Ekibi, yetkililerin ve ABD’nin uyarıları nedeniyle konuşmaktan çekiniyor. Telafer’deki ABD katliamının, pek çok savaş bölgesinde yaşanan insanlık dramına şahit olan Kızılay ekibini bile ağlatacak seviyede olduğu anlaşılıyor. Ekip görevlilerinden Hasan Çekiç, gözyaşlarının nedenini soranlara “Oradaki herkesin durumu,” diyerek dehşet ve vahşeti tek cümle ile anlatıyor.
Hasan Çekiç isimli Kızılay görevlisi Telafer’de yaşananları “Oradaki insanlar Türkiye’den başta siyasi olmak üzere her türlü desteği bekliyor” diyerek özetledi ve yaşananları sadece ağlayarak yorumlayabildi.
ALİ CURA - ANKARA
ABD’nin işgali altındaki Irak’ın Telafer kentinde Türkmenler’e yönelik katliamın boyutu bölgeye giden Kızılay ekibini bile ağlatacak düzeyde. Telafer’e yardım götüren Kızılay ekibi, yetkililerin ve ABD’nin ambargosu nedeniyle şehirde neler olup bittiğini söyleyemiyor. Ancak Kızılay ekibindeki görevliler gördükleri ve yaşadıklarını sadece ağlayarak yorumlayabiliyor.
Kızılay ekibindeki görevliler ise daha fazla konuşmamalarının sebebini ABD’nin bölgeye yeniden yardım götürmesine engel olur endişesine bağlarken, kendilerine daha fazla konuşmamaları gerektiği yönünde talimat verildiği belirtiliyor.
İşgal altındaki Telafer’de yaşanan insanlık dramının mağdurlarına destek olmak amacıyla 6 tır yardım gönderen Kızılay’ın ekibi dün geri döndü. Ankara’nın Gölbaşı girişinde yapılan karşılama töreninde gelen ekibin konuşmaları Telafer’de çok büyük trajedi yaşandığını ortaya koydu. Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali yaptığı konuşmada Kızılay ekibinin başından geçen sıkıntıları aktarırken, şehirde yaşayan insanların durumu ile ilgili olarak sadece yardıma muhtaç olduklarına dair açıklamalarda bulundu. Küçükali, Telafer’de yaşanan durum ile ilgili olarak ekip arkadaşlarından bilgi alabileceklerini belirtti.
Ancak Kızılay ekibinin bu yönde büyük bir baskı altında olduğu anlaşıldı. Telafer ekibinin başı Metin Yaman, Kızılay ekibine şehir girişinde ABD güçlerince zaman zaman zorluk çıkarıldığını, haberleşme araçlarına da güvenlik nedeniyle el konulduğunu ama bu sorunun bir süre sonra aşıldığını aktardı. Oradaki insanların yardıma muhtaç olduğunu yineleyen Yaman, şehirdeki manzara ile ilgili bilgi vermekten kaçındı.
Dayanamadı ağladı
Bu arada bölgeden gelen Hasan Çekiç isimli Kızılay görevlisi kendini tutamadı ve ağlamaya başladı. Gördükleri ve hatırladıklarını ancak ağlayarak ifade edebilen Çekiç, daha fazla konuşmadı. Sorular üzerine yaptığı konuşmada, açlıkla birlikte bölgede her şeyin yaşandığını söyleyebilen Çekiç, “Oradaki insanlar Türkiye’den başta siyasi olmak üzere her türlü desteği bekliyorlar” dedi.
Edinilen bilgilere göre Kızılay ekibinin yardım götüren araçlarının şehir içerisine zaten sokulmadığı, şehir dışında oluşturulan çadır kentlerde bekletildiği öğrenildi. Bununla birlikte Kızılay’ın yardım çabasına karşılık ABD’nin gelen yardım araçlarına zorluk çıkarması, insani yardımlara bile tahammül edemediğini ortaya koydu.
Kızılay görevlilerine konuşmama talimatı
Ayrıca, Telafer’de yaşanan sıkıntıları aktarmamaları yönünde bir talimat verildiği de ortaya çıktı. Gerekçe olarak uluslararası bir yardım kuruluşu olan Kızılay’ın bu bölgede olanları dünyaya duyurduğu takdirde, bir daha bu bölgeye sokulmayacağı belirtildi. ABD’nin bu yöndeki baskısı sonucu Telafer’i tam bir kapalı kutuya dönüştürdüğü ifade ediliyor. Yardım ekiplerinin şehir içerisine sokulmaması ise, hâlâ şehir içerisinde katliamın sürdüğünü gösteriyor.
6 tır dolusu yardım Kızılay tarafından bölgeye sevkedildi ve başarıyla dağıtımı yapılıp dönüldü. Yaklaşık 15 bin kişinin bu yardımlardan faydalandığını belirten yetkililer, tekrar yardım götürmeye hazır olduklarını ve orada küçük çocukların perişan halde olduğunu aktardılar.