Dış Politika21 Eylül 2005 00:00

Telafer''deki ABD/Peşmerge Saldırısının Nedenleri - Özcan Yeniçeri

Türkmenler''in Irak''ta başına ne geldiyse Türkiye yüzünden gelmiştir. ABD işgali sonrası Kürtler, işgal öncesinde ise Iraklı despotik yöneticiler kuzeydeki dev olarak gördükleri Türkiye''nin Irak''ta yaşayan akrabalarının kaderleriyle ilgilendiklerini düşünmüşlerdi. Bu yüzden Türkmenlerden bir biçimde kurtulmak için onları asimile etmek, katletmek, sindirmek ve sürmek gibi insanlık dışı baskılara tabi tutmuşlardır. Türkmenler de nasıl olsa Türkiye konuyla ve bölgeyle ilgilenmekte ve bunun için gerekeni yapmakta olduğu düşüncesine kendilerini kaptırdıklarından bölgede dinamik, örgütlü, birlik, dirlik içinde güçlü bir örgütlenme gereğini duymamışlardır.symbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena

Bölgede Kürtler, İslami gruplar diğer unsurlar ordulaşarak silahlanıp örgütlenirken Türkmenler güvenliklerini uzun yıllar muhayyel bir Türkiye müdahalesine bağlamışlardır. Çok zorda kalınca Türkiye''ye göç etmek gibi bir imkân da ortada durduğunda yaşadıkları toprakları her şart altında savunacak örgütlenmelere gitme lüzumu duymamışlardır. ABD''nin işgal kuvvetlerinin ve onların koruması altında Kürtlerin kendilerine reva gördüğü zulüm sonrasıdır ki Türkmenler, küçük çaplı da olsa bir derlenip toparlanma, kendilerini koruma ve direnmeyi düşünmeye başlamışlardır.

Irak Devleti''nin kurucu unsurlarından birisi olan ve Iraklılık kimliğinin ve Irak kültürünün oluşmasında büyük katkıları olan Türkmenler, şiddeti değişmekle birlikte hemen her dönemde baskı, zulüm ve asimilasyona tabi tutulmuşlardır. Buna rağmen Türkmenler, Irak''ın birliğini, bütünlüğünü büyük bir tevazu içinde savunmaya devam etmişlerdir.
Türkmenlerin yaşadığı bölgelerin ABD''ye sırtına dayamış Peşmergeler tarafından işgali ile Türkmenler için tahammül edilmez bir yaşam başlamıştır. Bölgede Kürt liderlerin Türkmenlere karşı oluşan zalimce davranışlarını denetleyen Türkiye baskısı da ABD''nin işgali sonrasında ortadan kalkmıştır.

ABD ile Türkiye''nin ilişkilerinin gerilmesinin Kürtler lehine ve Türkmenler aleyhine doğuracağı sonuçları çok iyi değerlendiren Talabani/Barzani ikilisi ABD ile Türkiye arasında 1 Mart tezkeresi ile meydana gelen gerilimi en yüksek seviyeye getirmeye büyük gayretler göstermişlerdir. ABD''nin Süleymaniye''de 11 Türk askerini gözaltına alması da bu stratejinin bir parçasıdır: Irak''ta Türkiye''yi devre dışı bırakmak için ''suikast ihbarı'' yapan Barzani/Talabani''ye bağlı gruplar, yeni Irak anayasasında Türkmenleri devre dışı bırakmayı ve Türkiye''nin etkisini azaltmayı hedeflemişlerdir. İtiraf etmek gerekir ki başarmışlardır.

Diğer yandan Orta Irak''ın ABD askerleri tarafından yok edici operasyonlara konu olması Şiiler üzerindeki Sünni baskısını uzun vadede ortadan kaldırmak içindir. Felluce bunun için acımasız bir biçimde imha edilmiştir. Bugünlerde Telafer''deki katliama dönüşen saldırıların amacı da Kuzey Bölgesinde ABD''nin sadık müttefiki olan Kürtler için kurulması öngörülen Federal/Otonom/Bağımsız Kürt devletinin uzun vadede geleceğini garanti altına almaktır. Diğer yandan Türkmenlerin yaşadığı bölgelerin coğrafi olarak Suriye Kürtleriyle Kuzey Irak Kürtlerini birbirinden ayırmış olması da hedef alınmalarından önemli bir etkendir. Bölgedeki Türkmenlerin yoğunluğunu azaltılması kurulacak bir Kürt Federasyonunun devamlılığı için zorunlu görülmektedir. Bu durum ABD''nin çıkarlarıyla örtüşmektedir.

Bu yüzden mezhep olarak Sünnilerin etnik olarak da Türkmenlerin ezilmesi sonrasında ABD''nin bölgede yaşayabilir ve kontrol edilebilir üç kolonyal yönetime Irak''ı bölme imkânı sağlayabilir. ABD bunu yapmaya çalışıyor.

Diğer yandan kabul edilen Irak Geçici Anayasası''na göre hazırlanan Irak Anayasa taslağı 15 Ekim 2005 tarihinde düzenlenen genel bir referandumla Irak halkının oyuna sunulacaktır. Bu Anayasa taslağının kabul edilmesi için, referanduma katılanların Irak''taki seçmenlerin basit çoğunluğu tarafından kabul görmüş ve üç ya da daha fazla sayıdaki vilayet seçmeninin üç ikisinden fazla bir bölümü tarafından veto edilmemiş olması gerekmektedir. Dolaysıyla Sünni Arap ve Türkmen ağırlıklı Orta Irak bölgesindeki iller kalıcı anayasası rahatlıkla veto edebilecek durumdadır. Direniş eylemlerinin bu bölgede yoğun olmasını bahane eden ABD''nin yok edici operasyonları tamamen bu bölgede yoğunlaştırması ilginçtir. Seçimlerde yaptıkları gibi Sünnilerin kalıcı Anayasayı oylamayı boykot etmeleri ABD''nin işini kolaylaştıracaktır. ABD "direnişçi var" gerekçesi ile sivilleri de bombalayarak kentlerin boşanmasını sağlamaktadır. Felluce''nin ve Telafer''in halksız enkaz yığınına çevrilmesinin altında bu gerçek yatmaktadır. Böylece referandumda Anayasayı reddedecek şartlar halk göçe zorlanarak ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

Türkiye ise Kızılay''ın yardımlarını bile bölgeye ulaştırmakta olmadık müşkülat çekmektedirler. Türkiye''nin ne Telafer''deki insanlık dramı ile ne de bölge ile ilgili olarak düşündükleri kimsenin umurunda bile değil. Çünkü Türkiye, kırmızı çizgilerini önce kendisi sonra da başkalarının çiğnemesine göz yumarak kendisini bölgede yok hükmüne indirgemiştir. Şimdilik Tanrı''dan Telefardeki Türkleri Korumasını dilemekten başka bir şey elden gelmemektedir.