Ekonomi21 Eylül 2005 00:00

Sömürge Ekonomisi ve Türkiye - Orhan Karaca

Borsa tavan yaptı, yabancı sermaye geliyor, büyüme %9  tüm ekonomik rakamlar çok iyi,her şey yolunda.....Gerçekte durum ne? bu rakamlar neyi anlatıyor ? Uluslararası sermaye ve Türkiye'deki ortakları son yıllarda tüm ekonomik hayata daha  fazla egemen olmaya başladılar. Açılan bir CarrefourSA, Migros binlerce esnafa kepenk kapattırıyor, esnafa ait gelir bu sermaye guruplarına kayıyor. Köylü kesimde de durum farklı değil, sübvansiyonlu, destekli ürünlerin  ithali pamukta , buğdayda, tütünde , et ve diğer ürünlerde köylümüzü zarara veya zarara yakın üretime, yani iflasa sürüklüyor. Bu durum ulusal sanayimizde de aynı durumda, bununla da yetinmeyen  küresel sermaye devletin elinde bulunan  sektörleri de özelleştirme ile alıyor ve ülke tarihinde ilk defa bu kadar güçlü bir şekilde emperyalizm ekonomik hayata egemen oluyor. Yani bu kesim büyüyor halk  ekonomisi batıyor. cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon cardcialis forum cialis bez recepta cialis bez receptarenovation vejle site renovabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus

Köylü, esnaf , küçük sanayici  emeğini satarak yaşamaya, işçileşmeye , ulusal ekonomiden daha az pay almaya başladı. Uluslararası sermaye ve Türkiye’deki  iş birlikçileri ülkede her şeye hakim olmaya başladı... 

Sahi biz bir ulusal kurtuluş savaşını niye vermiştik? 

Küresel şirketler vergi de vermezler devlete, onların çok özel muhasebe sistemleri vardır, hep işi kitabına uydururlar, onlar hep kazanırlar, ABD'li bir  milyarderin dediği gibi  “ancak fakirler ve aptallar vergi verir!!” 

Irak’ta ABD’nin harcadığı para 150 milyar doları aştı. Bu para  Irak petrolüne  el koymak için harcandı. Bizde ise tüm ülke ekonomisi çok ucuza kapatılıyor, söz yerinde ise beş paraya. 

Babalar gibi ucuza satılıyor ülke. 

Onlar %9 büyürken bu ''milletin efendilerinin'' ekonomisi her gün biraz daha küçülüyor, ülkemizde onlar patron,  biz köle oluyoruz, hükümetimiz de onların büyüme rakamları ile öğünüyor. 

İnsan sormadan edemiyor. Nereye kadar evet diyeceğiz bu gidişata? Atı alan küresel sermaye çoktan Üsküdar’ı geçti. Yakında birde  AB ile müzakere süreci başlayacak evlere şenlik ne müzakere ya! Devlet Bakanı Babacan resmen açıkladı.  ''Müzakere Türkiye'de  geçecek''.  Sayın Babacan haklı, ne müzakeresi? AB'li emperyalistler dayatacak, biz kabul edeceğiz. Etmezsek  müzakere başlamayacak. Kim kabul etmez? Bu hükümet mi?  Bu dayatmaya hayır diyecek tek güç yine halkımız ve Sayın Babacan esas müzakere Türkiye'de geçecek derken zaten halkımızı kastediyor. 

Evlere şenlik bu müzakere sürecinde neler mi var? 

Üniversiteler, hastaneler, okullar, şirketler, demiryolları  yani bu ülkede ne varsa özelleştirilecek, hayır  pardon satılacak. Biz yani halkımız hayır dersek, bizimle müzakere edecekler. Yani neyi? Ülkenin parça parça onlara teslim edilmesini !  Baş müzakereci Babacan’a Allah kolaylık versin, bu milletle uğraşması kolay değil, nede olsa AB bize bizim bilmediğimiz tek dişi kalmış medeniyeti getirecek!!! 

Müzakere süreci olarak adlandırılan süreç, gerçekte ülke ekonomisinin, yalnızca ekonominin değil,  herşeyinin bunlara teslimi anlamına gelecek, gerçek müzakere halkımızla, onlar, yani emperyalizm ve iş birlikçileri ile geçecek. 

TÜPRAŞ’ta, SEKA ve Seydişehir'de olduğu gibi bu ''müzakere'' sürecine tek tek girersek,  gittiği gibi gidecek gibi görünüyor her şey. Bu müzakere süreci artık evlere şenlik olmalı. Tüm Türkiye bir cephede , emperyalistler ve işbirlikçileri ise karşı cephede ve bu sefer onlar değil biz kazanmalıyız.