Siyaset20 Eylül 2005 00:00

TÜRKİYE’Yİ PAZARLAYANLAR !.. - Selahattin Erol

Son  günlerde  iki isim  kamuoyunun  gündemini  işgal  ediyor :  Global Menkul Değerler’in sahibi  Mehmet Kutman  ve  İsrailli  yatırımcı Sami Ofer.. Kim bu  Sami Ofer ?  Milliyet muhabiri  Songül Hatısaru  bu  soruyu Mehmet Kutman’a  sormuş. Mehmet Kutman  şöyle  yanıtlıyor :  “Öncelikle İsrailli Ofer Grubu'nun Türkiye ile tanışıklığı 1940'lı yıllara dayanıyor. Yani yaklaşık olarak benim doğumumdan 20 yıl önceye. Yanılmıyorsam o dönemde Hayfa'dan İskenderun'a gemi nakliyesi yapıyorlarmış. Dolayısıyla  tanışıklıkları  çok  eskilere  dayanıyor Türkiye ile.. Türkleri seven, gemilerinde her zaman Türk mürettabatını tercih etmiş bir grup. Sanırım yakın bir zamana kadar da İstanbul'da gemilere gemici ve subay yetiştirmek için bir okulları vardı. Dünyanın en saygın, en önde gelen işadamlarından birisi. Amerika'dan Uzakdoğuya, denizcilikten bankacılığa kadar uzanan, milyar dolarlık yatırımları bulunan uluslararas ı bir grup.” (Milliyet,  20.9.2005)cialis manufacturer coupon open drug coupon cardmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mgoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Görüldüğü  gibi  Sami Ofer,  Türkiye’de  çok  eski (!)  tanışıklıklara sahip olan,  Türkleri  seven, gemilerinde  Türk  mürettabatını  tercih  eden, hatta  gemici ve  subay  yetiştirmek için  Türkiye’de   okul  bile  açan  bir  hayırsever !..

 

Sami Ofer  Türkleri  ve Türkiye’yi  bu  kadar  sevince,  doğal olarak TÜPRAŞ’ı  ve  Türkiye  limanlarını  (özelikle de Galata  limanı  çevresini)  sevmemesi  için  bir&nbs p; neden yok !..

 

İşte  bu  “hayırsever” (!)  İsrailli  yatırımcı,  Mehmet Kutman’a  geliyor ve  onun  aracılığıyla  gizli olarak TÜPRAŞ  hissesi  alıyor. Ama  Mehmet Kutman  bu  konudan  tam  olarak  emin  değil !.. Bakın  ne diyor :

 

“Ofer'ler Tüpraş hissesi aldılar mı, bilmiyorum...  Ellerinde Tüpraş hissesi olduğunu biliyorum ama ne zaman aldılar, bunu bilemem. Bu sorunun muhatabı Ofer'lerdir. Bunu onlara sormanız lazım.”

 

Mehmet  Bey  haklı !..  Bu durumda,  Ofer’ler  TÜPRAŞ hissesi  aldı mı,  almadı  mı,  öğrenmek  için  iki  yol  var :  Ya  Ofer’lere  soracağız ya  da  papatya  falı  açacağız !..

 

Aldı, almadı, aldı,  almadı…

 

*  *  *

 

Ama  Ofer’lerin  Türkiye sevdası  sadece  TÜPRAŞ  ile  sınırlı  değil.  İnsan  Türkiye’yi  sever  de   limanlarını   sevmez mi ?

 

Ofer’ler  de  seviyor !.. Üstelik  “gizli  bir  sevda”  bu !.. 

 

Ofer’ler  gemici olduğundan  limanları  çok  seviyorlar tabii… Ve  Mehmet Kutman  ve Ofer  kafa  kafaya  verip   Tüpraş ve  Galataport ihalelerinin  yanı sıra,  yedi limanın (İzmir, Mersin, İskenderun, Haydarpaşa, Derince, Bandırma ve Samsun) işletme hakları için Ulaştırma Bakanı Binal i Yıldırım ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'la 'gizli pazarlık'  yapıyorlar !.. (Milliyet,  20.9.2005)

 

Nasıl  ?..

 

Nasıl olacak ki ?  Seven insan  sevdiğine  mektup yazar !.. Bunlar  da  mektupla ilan  ediyorlar  aşklarını !..

 

'Çok gizli' notu düştükleri  12 Aralık tarihli  mektupta,  7 limanın işletme hakkının 30 yıllık bir süre için devrine karşılık 1 milyar 35 milyon dolar teklif ediyorlar !..

 

Yani  başlık parası önermek  gibi  bir  şey bu !..

 

Mektubun sonuna  da  şöyle bir not  düşülüyor : 

 

“Bu ön teklif, aramızda gerçekleşen tüm görüşmelerin gizli kalması anlayışı ve şartı ile hazırlanmıştır…  Bilgi akışını sağlayabilmeniz durumunda 2004 Şubat ayında yapılabilecek sınırlı bir ihaleye katılabilecek durumda olacağımızı (...) düşünmekteyiz."

 

Haberden  öğreniyoruz  ki,  sonraki süreçte  bilgi akışını”  sağlamışlar !..   Görüşmeler  yapılmış,  mektuplar  gidip gelmiş vs…  Sözkonusu  aşk  olunca, insan  engel tanımaz  tabii !..

 

Ama  Mersin limanı ihalesinde  araya  bir "kara  kedi"  girip  Ofer’lerden  200  milyon dolar fazla  vererek  limanı “götürüyor” !.. Aksilik işte,  bu  “Türkiye  sevdalıları”  İskenderun limanı  ihalesin de de  eleniyorlar. 

 

Şimdi, İzmir limanı ihalesine  hazırlanıyorlarmış !.. 

 

Ey aşk,  sen  nelere kadirsin !..

 

*  *  *

 

Ofer’lerin kim olduğunu  Mehmet Kutman’dan öğrendik…  Peki bu  Mehmet Kutman  kim ?  Nasıl  bir  zihniyete  sahip ?  Onu  da  Kutman’ın  aşağıdaki  sözlerinden  çıkarmak mümkün :

 

1990'lı yıllara, Türkiye'ye yabancı sermaye niye gelmiyordu? Kanun derseniz, kanunlar hep aynıydı. Yabancı sermayeyi kısıtlayan bir kanunumuz yoktu. Yaklaşım değişti. Niye yaklaşım değişti. Bugün gerek politikacılarımız, gerekse bürokratlarımız Türkiye'yi pazarlamak için ciddi bir uğraş içindeler. Tıpkı Özal'ın ilk yıllarında olduğu gibi politikacılarımız, bürokratlarımız hem ihracat hem Türkiye'yi pazarlamak için sürekli seyahatler yapıyorlar.  Unakıtan, Kürşad Tüzmen sürekli bir yerlere gidiyor. Ben işim gereği günde 10 mektup yazıyorum yabancı yatırımcılara Türkiye'deki potansiyeli anlatan. Türkiye bunları önceden de yapsaydı 2001 krizi olmazdı. Türkiye'ye kalıcı yabancı sermayenin girmesi lazım. Eğer bunun için Türkiye'yi pazarlamak  bir suç ise evet ben bu suçu işliyorum. Türkiye Atatürk'ten beri ilk defa yabancı yayın organlarında kapak oluyor.”

 

Bu satırlardan  Mehmet Kutman’ın  kim  olduğunu  öğreniyoruz :  BİR PAZARLAMACI !..

 

Ama  pazarladığı  mal,  ÜLKEMİZ !..  Ve  bunu da  yabancı  sermayeye,  Kürşat Tüzmen,  Kemal Unakıtan  gibilerle  birlikte yapıyor !..   Türkiye’yi  Babalar< SPAN style="mso-spacerun: yes">  gibi  satan  Kemal  Abi  ile  !..

 

Gerçi  biz Kemal Unakıtan’ın  kim  olduğunu  biliyoruz ama,  fazla bilgi göz  çıkarmaz,  bir  de  Mehmet  Kutman’ın ağzından dinleyelim. Özelleştirmeden sorumlu Bakan Unakıtan'ı nasıl buluyorsunuz ?”  diye  soruluyor  Mehmet Bey’e…  O da  yanıtlıyor :


”New York'ta bir toplantıya katılmıştım. Fransızların önde gelen bir yatırım grubunun üst düzey yetkilisi bana aynen şunları söyledi:  "Keşke sizin maliye bakanınız gibi bakanlar bizde de olsaydı. Unakıtan çok iyi  pazarlama  yapan bir bakan.”  

 

*  *  *

 

Manzara bu işte…  “Satılık bir vatan  ve  onu  “babalar gibi” pazarlayanlar  var !.. 

 

“Vatan  namustur,  satılmaz  !”  diyenlere  duyurulur !..