Siyaset19 Eylül 2005 00:00

Sesini çıkarma sıranı bekle - Behiç Kılıç

Milletimizin büyük bölümü hala başımıza örülen çorapların, kapımıza dayanan belaların farkında değidir!. Kaynana diye ünlenen kadının talisiz oğlunun alkol koması sonucu ölümü, piyasa fahişelerinin porno kaseti ya da bu kör piyasada temelde vücut teşhiri ve bir takım krema ilişkilerlerle zenginleşenlerin evlilik ayrılık safsataları ve de futbol maçının kalitesiz kör döğüşü, eşkıya kurşunu ile can verenlerden daha çok ilgi görüyorsa, ülke bir günde birkaç şehit verdiği halde aynı günün gecesi memleketin dört bir tarafındaki Sodom Gomore rezaletleri ekranlara yansıtılıyor milyonlar da bu ekranlara kilitleniyorsa bu memleket bu aymazlığın faturasını ağır biçimde ödeyecek demektir. Üstelik bu enkazın altında hepimiz kalacağız.. Kimliği ne olrsa olsun hepimiz.. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciemicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

Aman ha sakın sesinizi çıkatmayın oturun oturduğunuz yerde, size mi kalmış memleket elden gidiyor diye taslanmak, televizyon ekranında seyrettiğiniz şehit cenazelerine kayıtsız bakacaksınız,'bana dokunmayan yılan bin yaşasın'diyecek, televolelere takılıp bu ölümlü dünyada rotanızı, yolunuzu bulmaya bakacaksınız!..

Büyüklerimizin beklentisi budur!..

Bizden istenen vatandaşlık görevi budur!..

'Yoksa iç savaş çıkar alimallah!'

Demek ki neymiş?..

Eşkıya saldırsın, yayılsın, bayrak yaksın, sokakları bassın, korku salsın, haraç toplasın, mafya usulleri ile topluma hakim olsun, devlete meydan okusun, vursun kırsın öldürsün..Yetkisizliklikten yakınan kolluk güçleri olan biten karşısında aczini ifade eder hale gelsin, ortalıkta, şehit olan meslektaşlarının cenazelerini taşımak için daha yoğun olarak görülsün!.. Sürüler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sonunun geldiğini haykıra haykıra, batılı istilacıların öncü birlikleri halinde memleketin göbeğine bayrak dikmeye başlasın ama vatandaş birşeye karışmasın!..

İsteniyor ki şehit cenazelerine bile arka dönülsün..

Televolelerden başını kurtarabilmiş bir avuç insiyatif sahibi de ruhunu batının parlak ışıklarına teslim etsin..

Ana kucağında bebeler,yürümeyi öğrenmeden şehit babalarının tabutlarını okşamayı öğreniyor, çocuklar konuşmaya 'anne' diyerek değil, tabutların üzerindeki bayrağı okşuyarak 'baba gitti' sözcüklerini heceleyerek başlıyor, bizler bu hazin manzaraları dün akşam olduğu gibi tv lerden seyrediyoruz ama o acının ateşini duymamamız, ateşin sadece düştüğü yeri yakması isteniyor!..

'Neler oluyor,bu pasiflik nedir'

Diye ruhları isyan edenlere söz hakkı vatandaşlık hakkı verilmiyor, bu şekilde ortaya çıkmaya kalkışanın başına adeta linç edercesine üşüşülüyor, eşkıya çetesinin propaganda güçleri, AB'nin paralı askerleri, siyasal geleceklerini batının rant kapısına endeksleyenlerin ortak ağızları salvo atışına başlıyor.

Durum vahimdir...!

Milletimizin büyük bölümü hala başımıza örülen çorapların, kapımıza dayanan belaların farkında değidir!. Kaynana diye ünlenen kadının talisiz oğlunun alkol koması sonucu ölümü, piyasa fahişelerinin porno kaseti ya da bu kör piyasada temelde vücut teşhiri ve bir takım krema ilişkilerlerle zenginleşenlerin evlilik ayrılık safsataları ve de futbol maçının kalitesiz kör döğüşü, eşkıya kurşunu ile can verenlerden daha çok ilgi görüyorsa, ülke bir günde birkaç şehit verdiği halde aynı günün gecesi memleketin dört bir tarafındaki Sodom Gomore rezaletleri ekranlara yansıtılıyor milyonlar da bu ekranlara kilitleniyorsa bu memleket bu aymazlığın faturasını ağır biçimde ödeyecek demektir.

Üstelik bu enkazın altında hepimiz kalacağız..

Kimliği ne olrsa olsun hepimiz..

Ve siyasetciler de..

Hani şu 'Ahali nasıl olsa televolelerle meşgul,birkaç bağıranı da sustururuz' diye hesaplar yapan ve memleketi batıdan gelen reçetelerle onlarca yıldır birbirindn bayrak yarışı gibi devir alıp yönettiklerini zanneden siyasetçiler..

Bu işin içerisinden sıyrılsa sıyrılsa zaten kapağı çoktan ABD'ye AB'ye pahalı malikanelerin sahipleri olduğu buralardaki kentlere atmış olan para babaları sıyrılacaktır. Gidiş o gidiştir.

Olan biteni bir devlet nizamı içerisinde kavramak mümkün değildir..

Terör şebekesi aleni destek görmekta, bu destek dernek parti ve belediye başkanları düzeyinde gerçekleşmekte, bütün işler 'demokrasi' gerekcesine dayandırılmakta, üstelik bu gerekçeye ülkeyi yönetenlerin onayladığı da belirtilmekte!..

Tabii salgırganın bu cüreti aslinda bellidir..

Bu cüret AB ve ABD nin Türkiye'yi yönetenlere yaptığı baskı ile ilgilidir..
Gazetelere yansıdı, ABD İskenderun Limanı'ndan cephane nakli yapıyor bu nakliyat Türk milletinden gizleniyor, yasadışı gerçekleşiyor, mühimmat Irak'a sevkediliyor.. Irak'taki ABD cephaneliklerinden PKK silahlanıyor, c-4 leri askerlerimizi hedef alıyor, Telafer'de olanlar da cabası...

Ve eşkiyaya karşı, vatanın bağrına dayanan düşman çizmesini püskürtecek etkin mücadele için gerekli yasalar bir türlü çıkartılamıyor.. Mücadele için gerekli talepler bazı parlementerler tarafından tepki görüyor sanki saldırgan çeteye kol kanat gerilmek istenircesine çıkışlar kamuya yansiyor!

Çetenin kökünü kuratacak etkin mücadele engelleniyor.