Ortadoğu16 Eylül 2005 00:00

Önce Suriye, sonra... - Rıza Zelyurt

Bizim Başbakan, ikide bir, 'Amerika ile ilişkilerimiz çok iyi...' diye açıklama yapıyor. ABD'li yetkililer de, ara sıra, 'Türkiye bizim en eski müttefiklerimizdendir.' biçiminde bilinen açıklamaları tekrarlıyorlar.Gel gör ki, Amerika ile Türkiye arasında, Ortadoğu'da kurulmak istenilen Amerikancı düzen yüzünden ciddi bir gerginlik bulunuyor. Kimse bu gerginliği 1 Mart 2003 tezkeresine bağlamaya kalkışmasın. TBMM'nin Irak'a Türkiye üzerinden ABD askerlerinin gönderilmesine hayır demesi, bu sürecin başlamasından çok sonra ortaya çıkmıştır. Çünkü, ABD tarafı, Türkiye'de 2001 ekonomik krizini patlatarak saldırısını başlatmıştı. Türkiye'nin, 'Irak'ın toprak bütünlüğünü korumak ve Kuzey Irakta Kürt devleti kurulmasını reddetmek' biçimindeki politikası ABD'nin planlarını engelliyordu. Bu yüzden Bülent Ecevit başkanlığındaki koalisyon hükümeti yıkıldı; ABD'ye daha önceden uyum sözü vermiş olan AKP iktidara getirildi.naproxennatrium go naproxen kruidvatfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acneoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Barzani-Talabani
Hatırlayınız... Irak'ta, bir Kürt aşiretinin reisi konumunda bulunan Mesut Barzani, daha 1999'da, Türkiye'yi açıktan açığa tehdit etmiş ve 'Eğer Kuzey Irak'a girerse, Türk ordusuna buraları mezar ederiz!' diyebilmişti. Bu tehdidin arkasında bulunan güç, elbette ki Irak'a dalmak için bir sebep arayan ABD idi.
Türkiye, PKK terörü ile mücadele için birçok kez girdiği Kuzey Irak'a artık adım atamayacak mıydı? ABD; Saddam'ı bahane ederek Irak'a girdi ve Barzani'nin dedikleri gerçekleşmeye başladı. Bu arada, doğudaki Kürt aşiretinin lideri Celal Talabani de sesini yükseltti. Türkiye ile kandırmacaya dayanan siyasetini sürdürdü. Bizim yöneticilerin PKK'ye karşı kullanmak için yıllarca besledikleri iki aşiret reisi, ABD'nin yardımıyla şu an Irak'ın yöneticileri konumuna yükseldiler.

Suriye'yi tehdit
Düne kadar adam yerine koymadığımız Celal Talabani şimdi Irak'ın devlet başkanı haline geldi. Kuzey Irak'ın fiili yöneticisi olarak da Barzani ailesi gözükmeye başladı. Bu iki aşiret reisini suikast silahı gibi kullanan ABD; başka hedeflere yöneldi. Irak'ın Kürt yöneticileri artık Suriye'yi tehdit etmeye başladılar. Talabani, ABD'de, 'Amerikan güçleri Irak'tan çekilmesin; yoksa biz Türkiye'ye ve Suriye'ye karşı koyamayız.' dedi. Belli ki bu cümleyi ona Bush yönetimi söyletmişti.
Ondan sonra gelen Barzani kanadından Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari Suriye'nin tehlikeli bir oyun oynadığını yine ABD'de söyledi. ABD'nin Bağdat Büyükelçisi Zalmay Halilzad, Suriye'yi tehdit kervanına aynı süreçte katıldı ve 'Bizim sabrımız da Iraklıların sabrı da tükeniyor!' dedi.
Açıkçası; Ortadoğu'da Irak'ı parçalayan ve etki alanına çeken ABD; şimdi ikinci en zayıf halka olarak gördüğü Suriye'ye gözünü dikmiş bulunuyor. Suriye'de, Kamışlı bölgesinde ikide bir Kürt ayaklanmasının çıkması; ABD-Kürt işbirliğinin bu bölgeye kaydırıldığını gösteriyor.
Hedef tahtasına konulmuş olan ülke Suriye'dir...
Sonra; İran ve Türkiye...
Türkiye'de PKK'nin başını yeniden kaldırması, bu terör örgütüne ABD'nin hiç dokunmaması; Kürt kartının Türkiye'ye karşı kullanılacağının en açık göstergesidir.
Türkiye Suriye ile ilişkilerini geliştirmeye boşuna çalışmıyor... Bazılarımız gerçeği görüyor ama iktidar uğruna Türkiye'nin geleceğini satacak adım atanların bir kez daha bir kez daha düşünmeleri şarttır.