Olayların Büyümesini Birileri İsteyebilir mi? - Özcan Yeniçeri
Son zamanlarda bir çok ilde bazen aynı anda bazen de zincirleme bölücülük ve yıkıcılık eksenli olaylar meydana gelmektedir. Meydana gelen olayları önlemeleri gerekenler adeta seyretmektedirler. 12 Eylül öncesi olayları yaşayanlar meydana gelen olaylar arasında önemli benzerlikler ortaya çıkmaya başladığını görebilirler. Sözgelimi, olaylara güvenlik güçlerinin müdahil olmaması, çekingen ve savunmacı bir tavır takınması ilginçtir. Kargoyla taşınan teröristlerin iki bin kilometre yol kat etmesine rağmen hiçbir müdahale ile karşılaşmamaları düşündürücüdür. Hele hele bu terörist grupların yanlarında taşıdıkları bölücü pankartlardan, Apo posterlerinden, sopa ve diğer saldırı aletlerinden arındırılmamış olması gariptir. Bu durum akla birilerinin "şartların olgunlaşması" adına olup/bitene göz mü yumuyor sorusunu getirmektedir?new prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponsescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilomicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Yetkililer olaya "polisin müdahale etmemesini eksiklik" olarak nitelerken, İstanbul Valisi "Bir daha asla böyle bir hata yapılmayacak" diyor. İstanbul Emniyet Müdürü "Biz yakalıyoruz, mahkeme serbest bırakıyor" diye savunma yapıyor. Devletin güvenlik güçlerinin başındaki yetkililerin dahi kafasının böylesine karışık olduğu bir durumda teröristleri caydıracak bir kararlı duruşu kim gösterecek? Hem inisiyatifsizlik, iradesizlik ve etkisizlik yönünden hem de yetki, irade ve yönetim kargaşası yönünden 12 Eylül öncesinden pek de farklı değil.
Asker terörle mücadele için yasalarda yeni düzenlemeler yapılmasını istemiş, hükümet yetkilileri ise terör mevcut yasalarla önlenebilir diyerek buna karşı çıkmıştı. Şu sıralarda ise sözü edilen düzenlemelerle ilgili çalışmalar yapılmaktadır.
Bu anlamda şu soruların cevabını da düşünmek zorunda olduğumuzu söylemeliyim:
*Olaylar olup/biterken bu ülkenin İç İşleri Bakanı''nın konuşmaması ilginç değil midir?
*Deniz Baykal''ın, Başbakan''ın "Kürt Sorunu" tanımlamasına karşı verdiği sert tepkinin hemen ardından 25 yıl önce vukubulmuş sıradan bir olayın meşhur bir sanatçı tarafından büyük bir skandalmış gibi gündeme sokulmuş olması rastlantı mıdır? İstanbul''un on üç yerinde birden, Bozüyük''te ayaklanma provaları yapılırken iktidar yanlısı bir gazete sekiz sütuna manşet "ERSOYDAN ŞOK İDDİALAR" başlığını atması "ehemmi mühime tercih" midir? Yoksa, gündem saptırıcı yayınlarla kamu oyu büyük bir körleştirme ameliyesine mi tabi tutulmasıdır?
*Türkiye''deki bölücü unsurların faaliyetleri ile Irak''ta gelişen olaylar arasında organik bir ilişki var mıdır? Örneğin; İstanbul ve Bozüyük olayları ile aynı anda Telafer''e yönelik Peşmerge/ABD operasyonunun başlaması bir rastlantı mıdır?
*Sokakları savaş alanına çeviren olayların ne anlama geldiğini halktan saklamak için medyanın dikkati, elli yıl önce vuku bulmuş 6/7 Eylül olayları ile ilgili bir takım fotoğraf, anı, ağıtlarla dağıtması da tesadüf müdür? Yoksa büyüyen, kökleşen, kurumsallaşan, çeşitlenen bölücü tehdit halktan saklanmaya mı çalışılmaktadır?
*Vatandaş, balkonuna astığı Türk Bayrağı yüzünden taşlanıyorsa, bir esnaf bu devletin bayrağını açtığı için linç girişimine maruz kalıyorsa, eşkıya vatandaşın arabasını, marketinin camlarını kırıp döküyorsa ve güvenlik güçleri bunu önleyemiyorsa yapılan "sağduyu" çağrılarının bir anlamı olabilir mi?
*Teröristleri birer kahraman gibi karşılayan bir parti genel başkanı onlara "Bunca yaralanmaya rağmen görüyorum ki üzüntülü değilsiniz. Bunlara rağmen onurlu, başı dik bir şekilde yürümeliyiz. Üç beş taşla geri çekilmemiz mümkün değildir. Daha büyük mitinglerde daha büyük eylemliliklerde buluşacağız" sözlerini nasıl söyleyebiliyor? Ve aynı adam, bir gün sonra bir teröristin cenazesine iştirak ederek, taziyede nasıl bulunabiliyor? Ve kendisine nasıl dokunulamıyor!
*Eğer eşkıyaya karşı devletin güvenlik güçleri seyirci kalırsa, yakan/yıkan teröristle halkın karşı karşıya gelmesi nasıl önlenebilir?
Bütün bu olup biteni AB ile müzakereleri engelleme girişimi olarak algılamak gerçekleri görmemek anlamına gelmektedir.
Ortada bir senaryo var gibi.. Birileri bölücülük yaparak, durup dururken "Kürt Sorunu" icat ederek, birileri de bu sorunun çözümünü talep etmek için isyan provaları yapmaya kalkışmaktadır. Bu olaylara anında müdahale ederek engellenmesi mümkün iken yetkililer şu veya bu bahane ile olaylara müdahalede gecikerek büyümesine ve yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadırlar.