Batı’nın nazarında Ayrıcalıklı Türk Vatandaşı : Orhan Pamuk
Batının nazarında herkes eşittir, ancak bazıları daha eşittir. Türkiye’de AB sürecinde Başbakan’ı eleştirenler milyarlık tazminatlara mahkum oldular, karar kesinleşene kadar kimseden ses çıkmadı ancak Orhan Pamuk lobisi Pamuk daha mahkemeye bile çıkarılmadan feryat figana başladı. WT: Pamuk hakkındaki iddialar rezillik Los Angeles Times: Erdoğan derhal Orhan Pamuk davası durdurmalı Washington Post: Pamuk'a dava rezalet The Independent:Bu davanın Türkiye'nin AB üyeliği çabasının samimiyetine dair soru işaretleri doğuracağı kesin Rehn'den Orhan Pamuk savunması... discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilobuscopan link buscopan plus
WT: Pamuk hakkındaki iddialar rezillik
Yazar Orhan Pamuk’un Ermeni sorununa ilişkin açıklamaları nedeniyle hakkında dava açılmasının yankıları sürüyor. Başyazasında konuyu değerlendiren Washigton Post gazetesi de, Pamuk hakkındaki suçlamaları "rezillik" olarak nitelendirdi ve davanın durdurulması için Türk hükümetinden elinde geleni yapmasını istedi.
Washington Post, "Türkiye için Özgür İfade" başlıklı başyazısında Orhan Pamuk’un açıklamalarının "yumuşak" olmasına karşı Türkiye’de bir fırtına yarattığını belirtti. Türk yasaları uyarınca Pamuk hakkında getirilen suçlamalara ilişkin yorum bile yapamadığını kaydeden gazete, "Sayın Pamuk’un yargılanması elbette ki rezilliktir. Suçlamalar, münküm olan en kısa süre içinde kaldırılmalı" ifadesini kullandı.
Pamuk hakkında yapılan yasal işlemlerin Türkiye’nin uluslararası anlaşmalarının ifade özgürlüğüne ilişkin maddelerine uyma taahhütlerine ters düstüğü belirtilen başyazasında Türkiye’nin AB’ye yanlış bir sinyal gönderdiği savunuldu.
Washington Post, Pamuk hakkındaki yasal işlemlerin zamanlanmasının kuşkular yarattığını savunurken de şunları yazdı: "Bu, hükümetin, suçlamaları getiren savcıyı kontrol etmemekle (istiklalitam’ın notu : Açıkça hükümet yargıya müdahale etsin diyor) birlikte bu davayı ve bunun gibi diğer davaları durdurmak için elinden geleni yapmasını daha da önemli kılıyor. Tükiye, son yıllarda ifade özgürlüğünü korumak için ceza kanunu reformu dahil, önemli ilerleme sağladı. Sayın Pamuk hakkında getirilen suçlamalar, katedecek daha ne kadar yol olduğunu gösteriyor."
http://www.milliyet.com.tr/2005/09/09/son/sondun09.html:
Los Angeles Times: Erdoğan derhal Orhan Pamuk davası durdurmalı
Başyazı
Orhan Pamuk'a açılan dava ve 'Ermeni Konferansı'na yönelik tepkiler, gelenekçilerle modernleşme arasındaki savaşın bir parçası...
Türkiye'nin belki de en ünlü romancısı Orhan Pamuk, Osmanlı İmparatorluğu döneminde öldürülen yüzbinlerce Ermeni'nin başına ne geldiğini sormanın riskli olduğunu biliyordu. Fakat tehditler onu susturmadı. (Vay anasına sayın seyirciler, istiklalitam’ın notu)
Bir İsviçre gazetesiyle şubat ayında yaptığı röportajda Pamuk, Türkiye'deki Ermeni toplumunun akıbeti ve daha yakın dönemde 1984'ten beri silahlı ayrılıkçılara karşı yürütülen savaşta öldürülen 30 bin Kürt hakkındaki düşüncelerini yüksek sesle dile getirdi. (Yalan yanlış konuşarak çamur attı, izi kaldı- istiklalitam’ın notu)
Yedi ay sonra, AB bakanlarının Türkiye'nin birliğe üyelik başvurusunu tartışmak için toplanmalarından bir gün önce, bir Türk savcı, Pamuk hakkında ülkesine hakaret ettiği gerekçesiyle dava açtı.
Türkiye'de Türk kimliğini 'aşağılamak' suç teşkil ediyor, üç yıl hapisle cezalandırılabiliyor. 'Aşağılamanın' anlamını tarif etmek ise hükümet yetkililerine bağlı. (demokrasi ve insan haklarının anlamını tarif etmek de AB ve ABD’ye bağlı – istiklalitam’ın notu) Pamuk'un 16 Aralık'ta mahkeme önüne çıkması bekleniyor.
Pamuk'a açılan davanın zamanlaması, Türk hükümeti içindeki muhafazakârların ülkenin AB ile müzakerelerine çelme takma yönünde açık bir teşebbüsü olarak görünüyor. Türkiye'nin AB üyeliği için belirlenen koşulları alenen ihlal ediyor, bunun başında da ifade özgürlüğünün garanti edilmesi geliyor. ( siz bunu bir de metroda herkesin gözü önünde adam öldüren İngiltere’ye anlatın , onların ve AB üyelerinin terör yasalarına bakın- istiklalitam’ın notu)
1913-16 yıllarında ABD'nin İstanbul büyükelçiliğini yürüten Henry Morgenthau'nun topladığı ve Türk hükümetinin Ermenilere karşı sistematik bir yok etme harekâtı yürüttüğünü gösteren yığınla kanıta rağmen, Türkler kabahatlerini hâlâ kabul etmiyor. (adı geçenin bunları İstanbul’da oturduğu yerden Ermenileri Türklere karşı kışkırtan Amerikan Protestan misyonerlerinin söylediklerine göre yazdığı kanıtlandı- istiklalitam’ın notu) Bunun yerine, işgalci Rus güçleriyle işbirliği yapan Ermenilerin Suriye'ye sürüldüğünü ve birçoğunun bu yolculuk sırasında soğuk, açlık ve hastalık sebebiyle öldüğünü savunuyorlar.
'Benim Adım Kırmızı' adlı romanı 20'den fazla dile çevrilen Pamuk ve diğer Türk entelektüelleri, ülkenin geçmişine dair açık bir tartışma yapılması çağrılarında bulundu.
Geçen mayıs ayında Türk akademisyenleri İstanbul'da, Osmanlı Ermenilerinin akıbetine dair bir konferans örgütledi. Adalet Bakanı Cemil Çiçek, açılışından bir gün önce konferansı erteletti. Bu çatışmalar, gelenekçilerle Avrupa tarzı modernleşme arasındaki daha büyük bir savaşın parçası. (istiklalitam : işbirlikçilerle yurtseverler arasında)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Pamuk hakkındaki davanın durdurulmasını emretmeli,(istiklalitam : Demokrat Batılı , gene hükümet yargıya müdahale etsin diyor) hükümeti de Türkiye'de daha fazla ifade ve düşünce özgürlüğünün önünü açmalı. Hükümete Türkiye'yi 'tenkit edenleri' ( istiklalitam: tenkit etmekle bir Millete iftira ve çamur atmak arasında fark vardır) hapse atma hakkı veren baskıcı yasaları hedef alarak işe başlanabilir. Ülkenin Ermeni nüfusunun 20. yüzyılın başında nasıl bir kadere yazıldığını açıkça tartışmak da iyi bir başlangıç noktası olur.
Washington Post: Pamuk'a dava rezalet :
Türkiye'nin en parlak yazarlarından Orhan Pamuk, üç yıl hapis cezasıyla yüz yüze. Savcıya göre suçu ne? 'Türklüğe alenen hakaret etmek.' Pamuk geçen şubat ayında bir İsviçre gazetesine, "30 bin Kürt, 1 milyon da Ermeni öldürüldü burada. Ve neredeyse kimse bu konuda konuşmuyor. Bu yüzden ben konuşuyorum" demişti. (istikalitam: doğru değil, kendini kahraman yerine koymaya çabalıyor, bu zırvaları ondan önce bir sürü insan dile getirdi)
Bu sözler Amerikalıların kulağına ılımlı gelebilir, fakat Türkiye'de fırtınalar kopardı; Türk hükümetinin bu meseleye dair resmi çizgisi, Ermeni ölümlerinin soykırım değil, savaş sonucunda gerçekleştiği ve konuyu açıkça tartışmanın tehlikeli olduğu yönünde. Pamuk'un sözlerinin, ölüm tehditleri ve kitaplarının yakılması da dahil, yarattığı infial, TCK'nın 301'e 1 maddesi uyarınca açılan davayla doruk noktasına ulaştı. Bu madde, 'Türklüğe, Cumhuriyete veya TBMM'ye açıkça hakaret eden şahıslara' hapis cezası öngörüyor. Türk hukuku gereği Pamuk'a, aralıkta görülecek davadan önce kendisine isnat edilen suçlamalara dair görüş belirtme izni bile yok. (istiklalitam : sanık kendisini Mahkemede savunur da ondan)
Pamuk'un yargılanması elbette ki rezalet; kendisine yönelik suçlamalar bir an önce düşürülmeli. Bu kötü yasanın, Pamuk'u cezalandırmak yönünde kullanımı, Türkiye'nin uluslararası anlaşmaların öngördüğü ifade özgürlüğü yükümlülüklerine uyma taahhüdüne de ters düşmekte. Tam da Avrupa'nın Türkiye'nin üyeliğine dair tartışma yürüttüğü bir dönemde verilen son derece yanlış bir mesaj bu. Pamuk'un çevirmeni Maureen Freely'nin The Independent'ta yazdığı gibi: "Bu davanın Türkiye'nin AB üyeliği çabasının samimiyetine dair soru işaretleri doğuracağı kesin. Böyle yasalar koyan ve savcıların bu tür davalar açabildiği bir ülke nasıl Avrupalıyım diyebilir?" Aslında bu tepki, söz konusu dava için bastıranların niyetini de tam tamına gösteriyor; davanın Avrupalı bakanların Galler'de Türkiye'nin üyeliğini tartışmak için toplandığı sırada açılması, kuşku doğurur nitelikte.
Bu durum, her ne kadar davayı açan savcıyı engellemesi mümkün olmasa da, ulusal hükümetin bu ve benzeri davaları durdurmak için elinden geleni yapmasını daha da önemli kılıyor. ( istiklalitam : Bir kez daha hükümetin yargıya müdahale etmesi isteniyor) Son yıllarda Türkiye ifade özgürlüğü yönünde önemli mesafeler kaydetti. Pamuk'a yönelik suçlamalar, Türkiye'nin daha ne kadar yol kat etmesi gerektiğinin de altını çiziyor.
Rehn'den Orhan Pamuk savunması
AB'nin genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, yazar Orhan Pamuk'un davasının AB zirvesinin yapılacağı 16 aralıkta görülmeye başlayacak olmasının provokasyon olabileceğini öne sürdü.
Rehn, Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi'nde yaptığı konuşmada, Pamuk davasının, yeni TCK'nın yorumlanmasıyla ilgili olarak ciddi soruları da gündeme getirdiğini belirterek, ''16 aralık sadece bir tesadüf olamaz. Bu bir provokasyon olmalı'' dedi.
Olli Rehn, davayla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiğini de ileri sürdü.
Yazar Orhan Pamuk, Ermeni tehciri konusunda bir İsviçre gazetesine şubat ayı başında verdiği demeçte söylediği, 'bu ülkede 1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü' sözleri nedeniyle yargılanacak.
Şişli Cumhuriyet Savcılığı yazar Orhan Pamuk hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesinde yer alan ‘Türklüğü alenen aşağılamak’ suçundan dava açmıştı.
Daha önce İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca aynı konuda başlatılan bir başka soruşturmada, yazarın görüşleri, ‘eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları’ çerçevesinde görülerek hakkında 'takipsizlik' kararı verilmişti.
Orhan Pamuk için üç yıla kadar hapis cezası isteniyor. Ancak davada, 'suçun işlenme tarihi' gözetilerek, TCK'nın eski maddesinin esas alınması bekleniyor. Bu durumda da Orhan Pamuk hüküm giyse bile hapse girmeyecek. (istiklalitam: bir bardak suda fırtına koparmak diye buna denir işte)