ABD14 Eylül 2005 00:00
CIA'den İngiltere destekli işkence turları
İngiliz The Guardian gazetesi, CIA'in terör zanlılarını özel uçaklarla dünyanın çeşitli bölgelerindeki bazı ülkelere göndererek işkenceye tabi tuttuğunu yazdı. ABD tarafından yakalanan terör zanlılarının dünyanın değişik yerlerinde işkenceye uğradıklarına ilişkin iddialar, BM İnsan Hakları heyeti tarafından soruşturuluyor. The Guardian gazetesi haberinde, ''bu gizli operasyonlarda kullanılan uçaklar İngiliz havaalanlarına uçup, buralarda yakıt ikmali yapıyor'' ifadesini kullandı.cialis manufacturer coupon open drug coupon carddiscount drug coupons site printable coupons for cialisclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilooxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
11 eylül saldırılarından bu yana İngiliz havaalanlarının en az 210 kez bu amaçla kullanıldığını, kendi araştırmalarına dayanarak iddia eden gazete, İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın ise bu konuda bilgi sahibi olunmadığını söylemekle yetindiğini yazdı.
Guardian'ın haberinde, ''bakanlık tarafından bize verilen yanıtta da (bu bir komplo teorisi olmaktan öteye anlam taşımıyor) denildi. Savunma Bakanlığı yetkilileri ise bu tür uçuşlardan haberdar olduklarını, ancak görmezden gelmeyi tercih ettiklerini kabul ediyor" ifadesi yer aldı.
The Guardian, CIA tarafından düzenlendiğini öne sürdüğü bu işkence turlarının hedef ülkeleri arasında ise Mısır, Ürdün, Fas, Afganistan, Özbekistan ve Suriye'nin bulunduğunu iddia etti.
Guardian'ın iddiasına göre, CIA uçaklarının İngiltere'de yakıt ikmali yaptığı havaalanları arasında da Belfast, Birmingham, Heathrow, Bournemouth, Brize norton, Gatwick, Glasgow, Luton, Northolt, Stansted gibi, ülkenin en büyük alanları bulunuyor.
ABD'nin Ebu Garib skandalı
2004 baharında Ebu Garib cezaevinde görevli ABD'li ve İngiliz askerlerinin Iraklı mahkumlara işkence ve kötü muamele yaparken görüldüğü fotoğrafların basına yansımasıyla işkence skandalı patlak vermişti.
Olayın ardından ABD yönetimi en sıkıntılı dönemlerinden birini geçirmişti. Dünyayı ayağa kaldıran fotoğraflar nedeniyle ABD Başkanı George W. Bush, Iraklı esirlerin ABD askerleri tarafından kötü muamele görerek aşağılanmalarından dolayı 'üzgün' olduğunu belirtmişti.
Skandaldan ötürü 'üzgün' olduğunu belirten bir diğer isim ise Savunma Bakanı Donald Rumsfeld olmuştu.
Ancak bu durum, Rumsfeld'i 2004 başından beri skandaldan haberdar olduğu halde konuyu karanlıkta tuttuğu suçlamalarıyla karşı karşıya kalmaktan alıkoyamadı.
ABD Kara Kuvvetleri’nin geçtiğimiz ağustos ayında yayımlanan skandala ilişkin raporunda da, 20 kadar istihbarat yetkilisi, sivil koruma, CIA çalışanı ve tıbbi personel suçlandı.
Raporda, üst düzey subaylar ‘göreceli olarak’ suçlamaların dışında bırakılırken, emir-komuta zincirindeki kopukluğun sorumlusu olarak gösterildi.
Üst düzey subayların yaklaşımlarının işkencelerin sürmesine yol açan ortamı hazırladığı vurgulanan raporda, 24 ile 27 askeri istihbarat personeli işkencelerle ilişkili olarak doğrudan suçlandı.
Guardian'ın haberinde, ''bakanlık tarafından bize verilen yanıtta da (bu bir komplo teorisi olmaktan öteye anlam taşımıyor) denildi. Savunma Bakanlığı yetkilileri ise bu tür uçuşlardan haberdar olduklarını, ancak görmezden gelmeyi tercih ettiklerini kabul ediyor" ifadesi yer aldı.
The Guardian, CIA tarafından düzenlendiğini öne sürdüğü bu işkence turlarının hedef ülkeleri arasında ise Mısır, Ürdün, Fas, Afganistan, Özbekistan ve Suriye'nin bulunduğunu iddia etti.
Guardian'ın iddiasına göre, CIA uçaklarının İngiltere'de yakıt ikmali yaptığı havaalanları arasında da Belfast, Birmingham, Heathrow, Bournemouth, Brize norton, Gatwick, Glasgow, Luton, Northolt, Stansted gibi, ülkenin en büyük alanları bulunuyor.
ABD'nin Ebu Garib skandalı
2004 baharında Ebu Garib cezaevinde görevli ABD'li ve İngiliz askerlerinin Iraklı mahkumlara işkence ve kötü muamele yaparken görüldüğü fotoğrafların basına yansımasıyla işkence skandalı patlak vermişti.
Olayın ardından ABD yönetimi en sıkıntılı dönemlerinden birini geçirmişti. Dünyayı ayağa kaldıran fotoğraflar nedeniyle ABD Başkanı George W. Bush, Iraklı esirlerin ABD askerleri tarafından kötü muamele görerek aşağılanmalarından dolayı 'üzgün' olduğunu belirtmişti.
Skandaldan ötürü 'üzgün' olduğunu belirten bir diğer isim ise Savunma Bakanı Donald Rumsfeld olmuştu.
Ancak bu durum, Rumsfeld'i 2004 başından beri skandaldan haberdar olduğu halde konuyu karanlıkta tuttuğu suçlamalarıyla karşı karşıya kalmaktan alıkoyamadı.
ABD Kara Kuvvetleri’nin geçtiğimiz ağustos ayında yayımlanan skandala ilişkin raporunda da, 20 kadar istihbarat yetkilisi, sivil koruma, CIA çalışanı ve tıbbi personel suçlandı.
Raporda, üst düzey subaylar ‘göreceli olarak’ suçlamaların dışında bırakılırken, emir-komuta zincirindeki kopukluğun sorumlusu olarak gösterildi.
Üst düzey subayların yaklaşımlarının işkencelerin sürmesine yol açan ortamı hazırladığı vurgulanan raporda, 24 ile 27 askeri istihbarat personeli işkencelerle ilişkili olarak doğrudan suçlandı.