Ekonomi13 Eylül 2005 00:00

AKP TÜPRAŞ’I KOÇ; ve Arkasındaki SHELL’E SATTI !

AKP , Türkiye’nin varlıklarını birer birer satıyor. Türkiye'nin açık ara en çok Kurumlar Vergisi ödeyen Kurumu olan TELEKOM’u ne idüğü belirsiz bir yabancı gruba satan AKP, şimdi de ödediği vergi ile KOÇ’u geride bırakan  2004 yılı Türkiye Kurumlar Vergisi 4. sü TÜPRAŞ’ı KOÇ ve karanlık geçmişi ve kötü sicili ile  nam salmış  ortağı SHELL’e sattı! Tüpraş’ın peşkeş çekilmesini önlemek için olağanüstü bir çaba sarfeden PETROL-İŞ SENDİKASI ise bu peşkeşi durdurmak için dava açtı. Dünya'da özel petrol firmalarının yanı sıra kamu desteğinde ve hakimiyetinde birçok firma da bulunu yor. Hatta bazı ülkelerdeki petrol firmalarının adları ülkeleriyle özdeşleşmiş durumda. Bunlara örnek olarak Meksika'da Pemex, İtalya'da ENI, Yunanistan'da Hellenic Petroleum, Brezilya'da Petrobras ve Norveç'te ise Statoil ve Norsk Hydro gösterilebilir. discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisnaproxennatrium site naproxen kruidvatmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgkamagra kamagra wikipedia kamagra gel

12.09.2005

 

TÜPRAŞ’I SATTIRMAYACAĞIZ, YENİSİNİ KURACAĞIZ!

  

Tüpraş ve Petkim işçileri çalışmama haklarını kullanarak iş bıraktılar. Çünkü, bugün Tüpraş yine ihale masasına yatırılıyor. O ihale masasında şirketler değil devletler çarpışıyor. Bu ihaleyi ne kimin kazanacağı ne de kaç paraya anlaşılacağı bizi hiç mi hiç ilgilendirmiyor çünkü, bugün Türkiye’nin geleceği satışa çıkartılıyor. Memleketin fiyatının ve halkın da sahibinin olamayacağını, halkından ve ülkesinden uzaklaşmış olanlar hala anlayamıyorlar.Türkiye’nin değerlerini satmaktan utanç duymayanlar bir de yaptıkları işi babalar gibi yapmakla övünüp duruyorlar. Bu “babacan” siyasetçilerin haramilerin ortakları olduklarını artık tüm Türkiye biliyor.

 

Biz, Tüpraş’ı bu haramilerin elinden kurtarmaktan bıkmadık, onlar da bu ülkeyi, bu toplumun değerlerini satma inadından bir türlü vazgeçmedi. Bu hükümet daha önce de Türkiye’nin hazinesi olan Tüpraş’ı satmaya kalkışmıştı. Hükümet, geçen sefer Tüpraş’ı 1.3 milyar dolara sektörle de  rafinajla da alakası olmayan ve bütün kirli çamaşırlarını tek tek ortaya döktüğümüz bir firmaya hibe etmişti. Ancak biz izin vermedik ve bu peşkeş hayata geçmedi, sonuçta ülkemiz ve halkımız  kazandı.

 

Toplumun kazanmasından rahatsız olanlar başlarına gelecekleri bile bile yine aynı hatayı yapıyorlar, Tüpraş’ı tezgaha koyup satıyorlar. İddia ediyoruz, geleceğimizi tehdit eden tüm tezgahları geleceği tehdit altında olan bu işçi, bu halk bozacaktır. Hükümeti son kez uyarıyoruz; kararlılığımızı, bu ülkeye olan sevgimizi, topluma olan bağlılığımızı sakın sınamayın. Toplumu zorlamaya devam etmeyin, yıkılırsınız ve kendi yıkıntılarınızın altından da kalkamazsınız, hatta Tüpraş’ı teslim etmek  için söz verdiğiniz ülkeler ve şirketler bile kurtaramaz sizi...

 

Bugün, tekrar tüm Türkiye’ye sesleniyoruz; biz Petrol-İş Sendikası olarak işaret fişeğini yaktık artık sıra sizlerdedir. Tüpraş’ın sahibi olan toplumun, tribünden inip sahada süren mücadeleye katılma vakti gelmiştir. Bu ülke işgaller yaşamış, özgürlük savaşı vermiş bir ülkedir. Acının ve zorluğun her türlüsünü görmüştür. Tarih tanığımızdır ki, bu ülkenin ve bu halkın değerlerini satılık olmadığını pazarlık masasına oturmuş tüm mirasyediler bir kez daha anlayacaklar. Çünkü biz kazanacağız, Tüpraş kazanacak ve Türkiye asla kaybetmeyecek.  

 

 

Dost da düşman da bilsin ki, Türkiye’nin Tüpraş’ı var, Tüpraş’ta da Petrol-İş Sendikası…

 

TÜPRAŞ’I SATTIRMAYACAĞIZ, YENİSİNİ KURACAĞIZ!

 

  

2004 Yılında Durdurduk Türkiye Kazandı, Yine Durduracağız…

 

 13.09.2005

 

Sendikamız, Tüpraş ihalesine ilişkin şartnameye karşı dava açmıştır. Hukuka aykırı olan bu şartnameye

dayalı yapılan Tüpraş ihalesi  de hukuka aykırıdır.

 

Petrol-İş olarak 13 Eylül 2005 tarihinde Tüpraş ihalesini sonuçlandıran Komisyon Kararı’nın iptali için

Danıştay 13. Dairesinde saat 13:00’de dava açacağız.

 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

 

 

 

Merkez Yönetim Kurulu adına

Mustafa Öztaşkın

Genel Başkan

 

'TÜPRAŞ DEVLETE YÜK DEĞİL KÂR GETİRİYOR

'Satış yerine yeni tesis'

Tüpraş, yıllık 27,6 milyon ton kapasitesiyle Türkiye'ye hizmet veriyor. Aynı zamanda tek lastik ve sentetik kauçuk hammaddesi üreten 153 bin ton kapasiteli Körfez Petrokimya ve Rafinerisi ile DİTAŞ'ın yüzde 80'lik hissesine sahip bulunuyor. Toplam 2,1 milyar dolar tutarındaki yatırım hedefiyle AB standartları ve kalitesinde üretim gerçekleştiren Tüpraş, büyük firmalarla rekabet edebiliyor. Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan Tüpraş, Türkiye'deki katma değerin yüzde 3,3'ünü gerçekleştiriyor. Toplam imalat sanayi içindeki payı ise yüzde 13,6.

Ülke ekonomisine 8,2 milyar dolar katkı sağlayan kurumun net dönem karı 491 milyon dolar. Kurumun öz sermayesi 2,4 milyar, sigorta değeri ise 4,4 milyar, yeniden edinme değeri de 7,5-8 milyar doları buluyor. Türkiye pazarının yüzde 68, 9'unu kontrol ediyor. Yerli ve yabancı özel kesim yatırım konusunda samimi ise açığı kapatmak için Türkiye'ye yatırım yapabilir. Tüpraş'ın özelleştirilmesi durumunda dışa bağımlılığımız artacak, Türkiye pazarının kontrolü tamamen yerli/yabancı özel firmalara geçecek.

Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı

Mustafa ÖZTAŞKIN

Petrol işlenerek ekonomik faaliyetlerde kullanılmaya başlandığından beri, uluslararası alanda hem ekonomik hem de politik koşulları belirleyen önemli bir güç olmaya devam etmektedir.

Dünyada petrol sektöründeki gelişmeler, hükümetler ve petrol şirketleri tarafından ''ulusal sorun'' olarak değerlendirilmektedir. Bu açıdan, petrol şirketlerinin mülkiyet yapılarındaki kamu paylarının belirli oranlarda korunmasına özen göstermektedirler.

Dünyanın paylaşılmasında önemli rol oynayan ve çok uluslu şirketler şeklinde faaliyet yürüten dünya petrol şirketlerinin hemen hemen tamamı, arama, ham petrol üretimi, taşıma, rafinaj, petrokimya, enerji ve dağıtım zinciri biçiminde dikey entegre bir yapıdadırlar. Petrol sektörünün geliştirilmesi yoluyla sanayileşme hedefi doğrultusunda, Türkiye'de de benzer bir yapının oluşturulması için, kamu girişimciliğiyle TPAO, BOTAŞ, Tüpraş, Petkim, POAŞ ve İpragaz'ı kapsayan bir entegre yapı oluşturulmuştur.

Ancak, Türkiye'de sanayileşmenin itici gücü olan bu kuruluşlar arasındaki entegrasyon, özelleştirme politikaları doğrultusunda parçalanmıştır. Böylece bu şirketler, dikey yapıdaki dünya petrol şirketleri karşısında güçsüzleştirilmişlerdir.

Gelişen tüm olumsuz uygulamalara rağmen ilgili kuruluşlarımız, sahip oldukları güçlü altyapılarıyla varlıklarını sürdürerek ürettikleri kaliteli ürünlerle sektörde rekabet etmektedirler.

27,6 milyon ton/yıl ham petrol kapasitesi ile Türkiye'de rafineri sektöründe faaliyetlerini yürüten Tüpraş, aynı zamanda Türkiye'nin tek lastik ve sentetik kauçuk hammaddesi üreten 153 bin ton/yıl kapasiteli Körfez Petrokimya ve Rafinerisi'ne ve DİTAŞ'ın yüzde 80'lik kısmına sahiptir.

Tüpraş'ın Türkiye ekonomisindeki yeri, toplumsal çıkarın korunmasındaki rolü ve ekonomiye katkısı göz önüne alındığında; Tüpraş'ın özel sektöre devredilmesinin ''geleceğimizi satmak'' anlamına geldiği görülecektir.

Tüpraş, Avrupa'nın 5. büyük rafineri şirketi, bölgemizin en gelişkin rafinerisi ve ülkemizin ise tek rafineri şirketidir.

Toplam 2,1 milyar dolar tutarındaki yatırımlarıyla AB standartları ve kalitesinde ürün üretimi gerçekleştiren Tüpraş, AB ülkeleriyle rekabet etmektedir.

Nitelikli, yetişmiş ve örgütlü işgücüne sahip olan Tüpraş, yatırım ve personel giderleri dahil tüm harcamalarını devlete yük olmadan kendi öz kaynaklarıyla karşılamaktadır.

Stratejik bir kurum olan Tüpraş'ın faaliyetlerini, kamu mülkiyetindeki yapısının korunması ile sürdürmesi toplumsal yarar açısından önem taşımaktadır.

Diğer yandan Türkiye gibi ham petrol üretimi düşük bütün ülkeler, işlenen ham petrolden en üst düzeyde katma değer yaratacak bir sanayi yapısı oluşturmak için rafineri-petrokimya entegrasyonunu sağlamışlardır.

Türkiye'de de bunun gerçekleştirilmesi için, güçlü bir yapıya sahip olan Tüpraş ve Petkim'in varlığı önemli bir olanaktır.

Bu bakımdan yılların birikimiyle geliştirilen ve toplumsal mirasımız niteliğindeki bu kuruluşlarımızın, özelleştirme politikaları yoluyla yok edilmesine izin vermemeliyiz.

Tersine, ancak kamu eliyle gerçekleştirilebilecek rafineri-petrokimya bütünlüğünün sağlanması ve yurtiçi talebi karşılayacak yeni tesislerin kurulması, mücadelemizin asıl hedefi olmalıdır.

PETROL-İŞ'İN TESPİTLERİ

- Yüzde 51'i kamu mülkiyetinde olan ve Türkiye'nin tek rafineri şirketi Tüpraş, toplam 27,6 milyon ton/yıl ham petrol işleme kapasiteli İzmit, İzmir/Aliağa, Kırıkkale ve Batman'da kurulu 4 rafinerisiyle faaliyetlerini sürdürmektedir.

Ayrıca, 153 bin ton kapasiteli Körfez Petrokimya ve Rafineri Müdürlüğü'ne bağlı 5 petrokimya fabrikası ile, yüzde 80'ine sahip olduğu DİTAŞ'tan oluşan varlıklarıyla petrol sektöründe üstün bir konumdadır.

Türkiye'nin petrol ürünleri depolama kapasitesinin yarısına sahiptir. Ocak 2005 tarihinde yürürlüğe giren Petrol Piyasası Yasası'nın sağladığı dağıtım şirketi kurma olanağını kullanarak yapısını daha da güçlendirecektir.

- Doğal tekel niteliğini kamu yararı doğrultusunda çevre, insan sağlığı ve toplumsal çıkarı gözeterek kullanmaktadır.

- Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşudur. 2003 yılında yarattığı brüt katma değerin ülkemizde yaratılan toplam katma değere oranı, yüzde 3,3 olmuştur. Toplam imalat sanayi içerisinde ise bu oran, yüzde 13,6'ya ulaşmıştır.

- Tüpraş, Avrupa'nın 5. büyük rafineri şirketidir. Bölgemizdeki rafineriler, teknolojik yatırımları açısından yeni çevre yükümlülüklerine ve mevzuatına uyum sağlayamadıklarından kapanmak zorunda kalmaktadırlar.

Yeni rafineri kurulmasındaki maliyet artışları ve yatırım sürelerinin uzunluğu, dünya rafineri kapasitelerinde zaten varolan açığın büyümesine ve bu açığın kısa sürede kapatılamayacağını göstermektedir.

- Finans dergisi Forbes'un yayınladığı, ''Dünyanın En Mükemmel Büyük Şirketleri'' listesinde yer alan Tüpraş, Türkiye'nin itibarını yükselten bir MARKA durumundadır.

- Yaygın ve düşük maliyetle ham petrol temin etme seçeneklerine sahiptir.

- Ürün ikmal lojistik gücü yanında, rafineri-petrokimya entegrasyonunun sağladığı sinerji ile faaliyetlerini çeşitlendirme avantajına sahiptir.

- Coğrafi konumu, enerji kaynaklarına kolay ve ucuz ulaşabilmesini sağlamaktadır.

- Kapasite kullanım artışı, beyaz ürün verim artışı ve maliyet azaltıcı önlemleri alabilme olanaklarına sahiptir.

- Petrol ürünlerine ve petrokimya ürünlerine olan talep artışının yüksek olduğu bir pazara sahiptir.

- yüzde 27,1'i yüksek, yüzde 61,2'si endüstri meslek lisesi ve lise öğrenimi yapmış, teknik ve idari personeli bulunmaktadır. Dolayısıyla Tüpraş, nitelikli, birikimli, yetişmiş ve örgütlü işgücü ile dünya rafineri sektöründe rekabet edebilmektedir.

- 2004 yılında rafinerilerinde, toplam 24,5 milyon ton ham petrol işlenerek yüzde 88,8 K.K.O. gerçekleşmiştir.

- 22,8 milyon tonu petrol ürünü, 79,6 bin tonu petrokimya ürünü olmak üzere toplam 22,9 milyon ton ürün üretimi gerçekleştirmiştir. Petrol ürünleri üretiminde ortalama verim, yüzde 92,5 düzeyine ulaşmıştır.

- 1999-2006 dönemine ilişkin Master Planı çerçevesinde toplam 2,1 milyar dolar tutarındaki modernizasyon ve geliştirme yatırımlarının, 1,3 milyar dolarlık kısmını tamamlamıştır. Kalan 750 milyon dolar tutarındaki yatırımı devam etmektedir. Böylece AB ülkelerinden de önce Çevre Mevzuatı'na uygun ürün üretimini gerçekleştirecektir.

- 16,1 milyar dolar ciro gerçekleştirmiştir.

- 929,6 milyon doları petrol ürünü, 4,9 milyon doları petrokimya ürünü olmak üzere toplam 934,5 milyon dolar ihracat geliri elde ederek döviz tasarrufu sağlamıştır.

- 557 milyon dolar esas faaliyet karı ve 491 milyon dolar net dönem k?rı gerçekleştiren Tüpraş, ülke ekonomisine 8,2 milyar dolar katkı sağlamıştır.

- Öz sermayesi 2,4 milyar dolar, sigorta değeri 4,4 milyar dolardır.

- Yeniden edinme değeri, 7,5-8 milyar dolardır.

- Piyasa değeri, 3,5-4 milyar dolar düzeyine ulaşmıştır.

Türkiye ekonomisinin lokomotifi olma gücünü kamusal niteliğinden sağlayan Tüpraş özelleştirildiğinde;

- Özel tekel oluşacaktır. Kar hırsına ve tekel fiyatlarına terk edilen petrol ürünlerinden, ulusal savunma kurumları ve halkımız ucuz ve kolay yararlanma olanağını kaybedecektir.

- Tüpraş'ın 2004 yılındaki yurtiçi pazar payı, yüzde 68,9 oranındadır. Yani yüzde 31,1 oranında pazar açığı bulunmaktadır.

Eğer yerli/yabancı özel kesim, bu alanda yatırım yapmak konusunda samimi iseler, bu açığı karşılamak için yeni teknolojileri içeren yeni rafineri yatırımları yapabilirler.

Aksi takdirde, dışa bağımlılığımız artacak ve ülkemiz, petrol ürünlerinin açık pazarı konumuna gelecektir. Sektörde, üretimin, fiyatların ve pazarın kontrol ve denetimi tamamen yerli/ yabancı özel şirketlere geçecektir.

- Türkiye, Avrupa'nın en hızlı büyüyen petrol ürünleri pazarı konumundadır. Tüpraş'ın özelleştirilmesi, devam eden ve yeni yatırımların gerçekleşmesini riskli hale getirecektir.

- Azalan gelir kaybı yoksullaşmanın, işsizliğin artmasına neden olurken, sendikal yapılara müdahale edilerek, sendikasızlaştırma yaygınlaşacaktır.

Ö NERİLER

Türkiye gibi ham petrol üretimi düşük olan ülkeler, ithal edilen her bir varil ham petrole en üst düzeyde katma değer yaratacak bir sanayi yapısı oluşturmak zorundadır. Böylece, her türlü ürün ve yan ürün en uygun biçimde değerlendirilmiş olacaktır.

Dünyadaki petrol şirketleri, rafineri-petrokimya entegrasyonunu gerçekleştirerek maliyet verimliliklerini yüzde 30, vergi öncesi karlılıklarını yüzde 25 artırabilmektedirler.

Uluslararası petrol şirketlerinin 20'sinin, toplam gelirindeki kimyasalların payı, yüzde 20-25, işletme k?rlarındaki payları, yüzde 30-64 oranlarına ulaşmaktadır.

Dünya petrol sektöründe olduğu gibi, Türkiye'de de rafineri-petrokimya entegrasyonunun sağlanması için, güçlü yapılara sahip kamu kuruluşları olan Tüpraş ve Petkim'in varlığı, çok büyük bir olanaktır.

Tüpraş-Petkim bütünlüğü, her iki kuruluşun da maliyet verimliliğini ve karlılığını artıracaktır. Bu değerli kuruluşların katma değeri yüksek alanlara yönelmeleri, rekabet güçlerini daha da artıracaktır.

Dünya örnekleri, söz konusu sanayi yapısının ancak kamu eliyle gerçekleştirilebildiğini göstermektedir. Çünkü özel sektör, kısa dönemde kar sağlamayan, yoğun Ar-ge'ye dayanan ve entegre yapının gerektirdiği sermaye birikimine sahip olmadığından, bu tür stratejik yatırımlara yönelmemektedir.

İşte özelleştirmenin de temel amacı; yılların birikimi ile geliştirilen sermaye ve teknoloji yoğun kamu yatırımlarını, özel sektörün ucuz ve kolay bir şekilde ele geçirmesini sağlamaktır.

Diğer yandan, kapitalist ekonomilerde özel şirketler, sermaye sahiplerinin amaçları doğrultusunda faaliyet yürütürler. Mülkiyet biçimi de bu noktada önem kazanmaktadır.

Kamu kuruluşları kamusal amaçlarla faaliyetlerini sürdürmektedirler. Burada ise toplumsal çıkar asıl hedeftir.

Bu bakımdan geleceğimiz ve toplumsal refah için bu sanayi devleri özelleştirme kapsamından çıkarılarak, titizlikle korunmalı ve geliştirilmelidir.

- Tüpraş yatırım, personel giderleri dahil bütün işletme harcamalarını devlete yük olmadan kendi öz kaynaklarıyla karşılamaktadır. Faaliyetlerini karlı ve verimli bir biçimde sürdürerek, devlete büyük değerde gelir sağlamaktadır.

Bu durumda, ''Tüpraş neden satılıyor?'' sorusunun iktisadi ve toplumsal herhangi bir açıklaması yoktur. Bu özelleştirme girişimi, tamamen ideolojik bir yaklaşımı barındırmaktadır.

- Tüpraş'ın yönetim, üretim, yatırım, istihdam, mali ve pazarlama politikaları ve kararlarına dışarıdan müdahale edilmemelidir.

Çünkü ekonominin kurallarına uygun çalışan Tüpraş, güçlü yapısını daha da güçlendirebilecek bir bölgesel enerji kuruluşu olma potansiyeline sahiptir. Bunun gerçekleşmesinin önündeki tek engel, siyasi iktidarların ele geçirdikleri gücü oylara tahvil etmek için yaptıkları siyasi müdahalelerdir.

DÜNYADA BAZI PETROL FİRMALARININ MÜLKİYETİ

Dünya'da özel petrol firmalarının yanı sıra kamu desteğinde ve hakimiyetinde birçok firma da bulunu yor. Hatta bazı ülkelerdeki petrol firmalarının adları ülkeleriyle özdeşleşmiş durumda. Bunlara örnek olarak Meksika'da Pemex, İtalya'da ENI, Yunanistan'da Hellenic Petroleum, Brezilya'da Petrobras ve Norveç'te ise Statoil ve Norsk Hydro gösterilebilir.

M. Aşkın Süzük

Petrol-İş Araştırma Uzmanı

Ekonomist

PEMEX (Meksika)

PEMEX, dünyadaki en büyük 3. ham petrol ve ürün üreticisi olup, Aynı zamanda Güney Amerika'nın en büyük petrokimyasal madde üreticisidir.

Meksika Hükümeti, 1995 tarihinden sonra PEMEX şirketinin sadece Petrokimya Kompleksi'nin yüzde 49'unu özel kesime devretmiştir.

Bir devlet şirketi olan ve 140 bin çalışanı bulunan PEMEX petrol şirketi, 2004 yılında Meksika devleti hazinesine 37,8 milyar dolar kaynak aktarmıştır. Aynı yıl 1,3 milyar dolar zarar etmesine rağmen bu şirket, hala özelleştirilmiş değildir.

ENI (İtalya)

İtalya'daki 17 rafinerinin 5 tanesine sahip olan İtalyan enerji şirketi ENI, 1995 yılında özelleştirme programına alınarak önce sermayesinin yüzde 15'ini piyasaya açmış, daha sonraki yıllarda yapılan özelleştirmelerle kamu payı, yüzde 36 oranına düşmüştür.

HELLENIC PETROLEUM (Yunanistan)

Yunanistan, petrol ürünleri sektöründeki tüm üretimin yüzde 56'sını gerçekleştiren şirket, üçü Yunanistan'da, bir tanesi Makedonya'da olmak üzere 4 rafineriye sahiptir.

Özelleştirme sonucunda şirketteki kamu payı yüzde 35,5 oranına düşmüştür. Hükümet, yaptığı açıklamayla geriye kalan kamu payının hiçbir biçimde özel kesime devredilmeyeceğini belirtmiştir.

PETROBRAS (Brezilya)

Dünya toplam rafineri kapasitesinin yüzde 2,3 oranına sahip olan Brezilya'nın, rafineri kapasitesinin tamamına yakınını, bir devlet şirketi olan Petrobras kontrol etmektedir.

Ülke genelinde 11 rafinerisi ile faaliyetlerini sürdüren Petrobras'ın yüzde 55,7 hissesi devlete aittir.

STATOIL VE NORSK HYDRO (Norveç)

Dünyanın pek çok bölgesinde faaliyetlerini yürüten Norveç petrol şirketi Statoil'deki kamunun payı, yüzde70,9 oranındadır.

Diğer bir Norveç petrol şirketi olan Norsk Hydro, 1999 yılında yüzde 51 olan kamu payının yüzde 7'lik kısmını piyasaya açmıştır. Elde ettiği gelirle 2,6 milyar dolar bedel karşılığında bir özel petrol şirketi olan Saga Petroleum'u satın alarak bünyesine katmıştır. Yani, yüzde 7'lik devirden sağlanan kaynak, şirketin daha da güçlendirilmesi amacıyla yeni yatırımlarda kullanılarak değerlendirilmiştir.

NOT: Bu bölümdeki bilgiler US Energy Information Administration (EIA) ile şirketlerin faaliyet raporlarından derlenmiştir.

 

Tüpraş, Koç-Shell ortaklığının

Tüpraş ihalesinin açık artırma bölümünde en yüksek teklifi veren Koç-Shell grubu 4 milyar 140 milyon dolarla ihaleyi kazandı.

Tüpraş ihalesinin açık artırma bölümünde Oyak, Petrol Ofisi, Avusturya'lı OMV ve Anadolu Taşıma OGG'nin ardından son olarak Indian Oil-Çalık Enerji ortaklığı da yarıştan çekildi ve ihaleyi Koç-Shell Ortak Girişim Grubu kazandı. 
 
Koç-Shell Ortaklığı'nın teklif ettiği 4 milyar 140 milyon dolar, Tüpraş'ın tamamı için 8 milyar 117 milyon dolar anlamına geliyor.
 
Tüpraş'ın piyasa fiyatı ise borsadaki cuma kapanışına göre 4.5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu da, açık artırmada oluşan fiyatın piyasa fiyatından yaklaşık yüzde 80 yüksek olması anlamına geliyor.

2 milyar 780 milyon dolardan başladı
 
Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu olan Tüpraş'ın özelleştirme ihalesi Ankara Bilkent Otel'de yapıldı. Tüpraş'ın yüzde 51'lik bölümünün özelleştirilmesine ilişkin nihai pazarlık görüşmelerinde 'elemesiz' yazılı turda en yüksek teklif, 2 milyar 780 milyon dolar olarak açıklandı.
 
Elemesiz turun ardından elemeli turlara geçildi. Özelleştirme ihalesinin ilk elemeli turunda Zorlu Holding-PKN Orlen Grubu en düşük teklifi verdi ve elendi. 
 
En yüksek teklif ise 3 milyar 25 milyon dolar olarak açıklandı.
 
İkinci turda da 74 milyar dolarlık cirosuyla dünyanın en büyük 33'üncü firması olan İtalyan ENI firması yarış dışı kaldı. En yüksek teklif ise 3 milyar 225 milyon dolara çıktı.
 
Üçüncü turda ise Macaristan'ın Mol firması elendi.

Tüpraş ihalesinin açık artırma bölümünde ise sırasıyla Avusturya'lı OMV, Anadolu Taşıma OGG, Petrol Ofisi ve Oyak yarıştan çekildi.

Son olarak yarış Indian Oil-Çalık OGG ile Koç-Shell arasında devam ederken, Indian Oil-Çalık OGG'nin de çekilmesiyle ihale Koç-Shell ortaklığına kaldı.

 

8.6 milyar dolarlık vergi ve fon ödedi

Geçen yıl 14.3 milyar dolarlık ciro gerçekleştiren TÜPRAŞ'ın cirosu Vestel Elektronik'in 17 katı, Tatneft'in ise 3 katı kadar. Şirketin ödediği vergi, Vestel Elektronik'in 370, Tatneft'in ise 34 katı kadar. Geçen yılki net kârı 328 milyon dolar olan şirketin brüt satışları 14.2 milyar, net satışları 6.8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Faaliyet kârı 486 milyon dolar olan TÜPRAŞ, Forbes dergisinin ''Dünyanın En Büyük 2000 Şirketi'' arasında 1034. sırada yer alarak bir dünya markası olduğunu da gösterdi.