Başbakanlıktaki Kürtçü - Behiç Kılıç
Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanlık binasında geçen bir olayı duyurdu... Bu bilgiye göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanlık Binasında görevliler arasında şöyle bir olay geçti.. 'Başbakanlıkta telefonda Kürtçe konuşan bir bürokrat, "sen ne konuşuyordun'' diye soran bayan bürokrata,' "siz Türkler kendi ülkenizde azınlıkta kaldınız'' cevabını verebilmektedir. Bir başka başbakanlık bürokratı, diğer başbakanlık bürokratına "bu ülkeyi 80 sene siz Türkler yönettiniz artık biz yöneteceğiz" deme küstahlığında bulunabiliyor...' Bu nasıl iştir demiyoruz... Buralara bir günde gelinmedi diyoruz.. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusabilify link abilify
Daha da önemlisi...
Ağızlarına kadar düşen bu sözler için kimden cesaret almaktadırlar,bunlara kimler göz yummaktadır, oralara kadar hangi güvenlik çemberinden geçerek sızabilmişlerdir, torpilleri kimlerdir ?..
Şimdi şöyle bir bakalım...
Ankara'ya yerleşen Kürtçü hakimiyet, belirttiğimiz gibi yeni değildir... 90 lı yılların başından itibaren Ankara'da bir takım bürolardan bahsediliyor. Bu bürolarda, Doğu ve Güneydoğu'daki devlet ihalelerini alan müteahhitlerle PKK arasında 'haraç karşılığı iş yapma izni' uçun arabulucuklar yapıldığı öteden beri söyleniyor. Bu ilişkilere göz yumulduğu da..
ABD'nin Irak istilasından sonra bu egemenliğin tırmandığı da gerçek... Irak'a yapılacak ithalatın ve müteahhitlik hizmetlerinin vizesi Barzani ve Talabani'den geçiyor.. Amerikalılar bu ikiliye bu yönde 'yol vermiş' durumdalar.. Barzani ve Talabani'nin akrabalarının yönettiği Ankara'daki irtibat ofisleri, bizim para kovalayan muhteremlerin mabedine dönmüş durumda.. Bu muhteremler, iki parça iş, K.Irak'ta acentalık için Barzani ve Talabani'nin adamları önünde selama duruyorlar.. Bu parabaları, Türkiye'deki nüfuzlarını, toplum üzerlerindeki etkilerini, Barzani ve Talabani lehine kullanmayı da, önlerinde diz çöktüklerine taahhüt ediyorlar..
Ve siyaset...
Parlamentonun içerisinde Barzani ile yakın temas halinde çok sayıda Kürt milletvekili var.. Sadece Güneydoğu Doğu illeri değil, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, bir çok ilden seçilip parlamentoya girmiş, her iki partiden Kürt asıllı vekiller arasında, Kürtçü hareketlere, hatta PKK eşkiyasına sıcak mesajlar gönderenler bulunuyor...
Ve bunların ya kendileri,ya da bir yakınları devlet ihalelerinden müteahhit olarak faydalanıyor. Yatırım bakanlıklarının koridorları bu müteahhitlerin işgali altında.. Devlet ihalelerinden aslan payı alan bu müteahhitler Kürtçü atılımları ile tanınıyorlar.
Bir oğlu bir bakanlıkta üst bürokrat,öteki oğlu dağda militan olan milletvekili olduğu biliniyor. Aşiret reisi olan bu kişi uzun yıllardır siyasetin içerisinde, sağ partilerin yıldızı olarak tanınıyor ama bir önemli işi de bölgedeki devlet ihalelerinin kralı olması.. Gereğinde korucu gereğinde PKK'ya oğlu giden bir kimlik...
Bütün bunlardan daha elim olan da Sayın Prof .Özdağ'ın duyurduklarıdır. Başbakanlıkta, Türk milletine meydan okuyan görevlilerin varlığı... Başbakan'ın çevresindeki Kürtçü kimliklerin görüşleri biliniyor. Bu birliktelikler kendisinin İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde doruk noktasına ulaşmış, fikri paylaşımların yanı sıra bu kişiler müteahhit olarak belediye yatırımlarından pay almışlar, servetlerine servet eklemişler, daha sonra da belediyeden parlamentoya transfer olmuşlar!.. 'Kürt Sorunu'nda falan Başbakan'a danışmanlık yapıyorlar..
Ulaştıkları güç, tuttukları köşebaşları cüretlerini arttırıyor...
ABD ile AB'den yansıyan rüzgarlar sırasıyla Barzan - Talabani ikilisine,oradan bu toprağın içindeki uzantılarına, Türksüzleştirilmiş Türkiye hesapları yaptırıyor...
Çanak tutan da olunca,meydan okuyabiliyorlar...