Hadi canım sende... Amerika'ya kim inanır? - Hasan Ünal
Şehir, aşağı yukarı üç yüz elli bin civarında bir nüfusa sahip ve neredeyse tamamı Türk yani Türkmen. Bu yüzden Saddam Hüseyin zamanında şehir statüsü verilmemiş. İlçe olarak tutulmuş. Telafer Türkiye-Suriye ve Irak sınırına yakın bir yerde. Bu yönüyle Irak''taki Kürt bölgeleriyle kuzey Suriye''deki Kürt bölgelerini birbirinden ayırıyor. Aksine ne kadar açıklama yapsalar da, Amerikalılar bir Büyük Kürdistan kurdurmaya çalıştıkları için Telafer''in bu kadar büyük bir Türkmen nüfusla iki Kürt bölgesi arasında yer almasından rahatsızlık duyuyorlar. Ayrıca Telafer Türkiye''nin alternatif bir kapı açmak istemesi halinde bunu yapacağı bölgenin karşısında yer alıyor. Habur kapısını kapatarak Barzani ve şürekasının oradan beslenmesine son vermek isteyecek bir Türk hükümeti çıksa ve kapıyı Suriye sınırına yakın bir yerlerden - Ovaköy''den - açmayı denese, Telafer''in önemi daha iyi anlaşılır. AKP''den bunları beklemek yanlış belki; ama, Kürt peşmergeler ve Amerikalılar bu stratejik önemin farkında oldukları için, fırsatı ganimet bilerek neredeyse koca bir şehri ortadan kaldırıyorlar.coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsdiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenadiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cards
Amerika Türkmen şehri Telafer''de katliamlar yapıyor. Peşmergelerle birlikte yürüttüğü bu operasyonlarda hava kuvvetlerinin kullanıldığını biliyoruz. Operasyonlara dair haberler, çok kapsamlı suçlar işlendiği kanaatini oluşturuyor. Sivil halk ayrım yapılmakzısın ya doğrudan Amerikan kuvvetleri tarafından katlediliyor ya da peşmergelerin insafına (!) bırakılıyor.
Amerikan kuvvetleri ve Kürt peşmergeler şehrin nüfus yapısını toptan değiştirmeye çalışıyorlar. Çünkü operasyonlarının amacının belli bir terörist gruba yönelik olduğunu düşünmek için Amerikalıların her dediğine inanan Türk gazetecilerinden ya da ne yaptığını bilemez hale gelmiş AKP üst yönetiminden olmak lazım.
Şehir, aşağı yukarı üç yüz elli bin civarında bir nüfusa sahip ve neredeyse tamamı Türk yani Türkmen. Bu yüzden Saddam Hüseyin zamanında şehir statüsü verilmemiş. İlçe olarak tutulmuş. Telafer Türkiye-Suriye ve Irak sınırına yakın bir yerde. Bu yönüyle Irak''taki Kürt bölgeleriyle kuzey Suriye''deki Kürt bölgelerini birbirinden ayırıyor. Aksine ne kadar açıklama yapsalar da, Amerikalılar bir Büyük Kürdistan kurdurmaya çalıştıkları için Telafer''in bu kadar büyük bir Türkmen nüfusla iki Kürt bölgesi arasında yer almasından rahatsızlık duyuyorlar.
Ayrıca Telafer Türkiye''nin alternatif bir kapı açmak istemesi halinde bunu yapacağı bölgenin karşısında yer alıyor. Habur kapısını kapatarak Barzani ve şürekasının oradan beslenmesine son vermek isteyecek bir Türk hükümeti çıksa ve kapıyı Suriye sınırına yakın bir yerlerden - Ovaköy''den - açmayı denese, Telafer''in önemi daha iyi anlaşılır. AKP''den bunları beklemek yanlış belki; ama, Kürt peşmergeler ve Amerikalılar bu stratejik önemin farkında oldukları için, fırsatı ganimet bilerek neredeyse koca bir şehri ortadan kaldırıyorlar.
Gazete lisanında etnik temizlik denilen hadise hukuk dilinde insanlığa karşı suçtur ve bu suç kategorisi soykırımından hemen bir gömlek aşağıda yer alır. Doğru dürüst bir araştırmaya izin verilse ve görgü tanıklarının ifadeleri alınabilse, bunun da insanlığa karşı suç olduğu muhtemelen ortaya çıkar. Ama Amerikan demokrasisi bu... Bu tür çalışmalara isterse izin verir, istemezse vermez.
Ankara büyükelçiliğinin soykırım gibi ifadeler kullanılmasından ve kimyasal silah iddialarından rahatsız olmasına gelince, sormak lazım: Sizin sözünüze kim inanır, AKP politbürosu ve bir kısım Türk basınından başka? Bugüne kadar Irak konusunda ne söylediyseniz tersi doğru çıktı. Saddam''ın kimyasal silahları nerede? Irak''a getirdiğiniz demokrasi nerede? Demokrasi Ebu Garib hapishanesindeki rezaletler ve tecavüzlerin içinde saklıydı da, biz mi görmedik?
Gelelim PKK ve Kürt devleti yalanlarınıza... Hani PKK ile mücadele edilecekti? PKK sizin sayenizde yeniden palazlanmadı mı? Her gün güya Kürt devleti kurulmasına karşıymışsınız gibi laflar söylüyorsunuz, öbür tarafta Barzani ve Talabani devleti kurdular bile. Son bir kaç yıldır Amerikan yönetim mekanzimaları ne derse aksine inanmak adeta bir prensip oldu. Zaten sizin söylediklerinize dünyada inanan da kalmadı. Siz konuştukça, üstümüze sürdüğünüz Barzani-Talabani ikilisi asıp kestikçe ve PKK güvenlik görevlilerimizi şehit ettikçe Türk halkının Amerika''ya olan güveni iyice sıfırlanıyor.
Haaa... Hakkınızı vermek lazım. Size inanmak zorunda olan hükümetimizi ikna konusunda fevkalade başarılı görünüyorsunuz. Ankara''nın yüksek rakımlı bölgelerinde personelinizle sohbet eden gazetecileri de... Ama şunu bilesiniz ki, bu kafayla gittiğiniz sürece bizler yani Türk halkı size katiyen inanmayacak ve ne söylerseniz tersinin doğru olması gerektiği prensibinden hareket edeceğiz. Kimsayal silah kullanmadık diyeceksiniz; ama biz bunun muhtemel olduğunu düşüneceğiz. O kadar...