TAM SİPER - Hüseyin Mümtaz
Asıl ‘’provokasyona gelmek’’ ve kışkırtılmak, tam da böyle zamanlarda ‘’tam siper’’ yapmak, ve ‘’başını kuma gömmek’’tir. Türk’ün ateşle sınandığı o destan yıllarda cumhuriyeti kuran kadrolar onlarca dış kaynaklı isyanla boğuşmuş ama dakika gecikmeden ‘’en şedit’’ bir biçimde müdahale ederek devleti kurtarmışlardı. ‘’Milletin elinden tutmuşlar; inkılâbı, başlatanlar tamamlamışlardı’’. Cumhuriyet’in yıkılma provalarının yapıldığı yıllarda ise milletin elinden tutulmuyor.. Zaten inkılâp filan da kalmadı. Cumhuriyeti kuranlar ‘’asrın en büyük müciri’’ ilân ediliyor, tepkisiz ‘’seyrediliyorlar’’. Halbuki düşünceme göre âcilen göstericilerin ‘’fevkalade müsaadeye mazhar’’ olmadıklarının ilgililer tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Mersin’de bayrak yakılıyor, ‘’İki çocuk, önemsemeyin, provokasyona gelmeyin’’. Anıtkabir’de tam da tören sırasında sütunların arasından bir mürteci fırlıyor; ‘’Aldırmayın, meczup’’. Trabzon’da millet Öcalan’a af isteyenleri hırpalıyor, ‘’Provokasyona gelmeyin’’.coupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardscialis manufacturer coupon open drug coupon card
Seferihisar, Alibey Adası…
Gölcük, İnegöl, Gemlik… ‘’Aman sağduyulu davranın’’.
Peki be kardeşim hırsızın hiç mi suçu yok?
Hırsız kim?
Provokatör kim?
Neden provokatörlerin peşine düşülmüyor?
Neden küçümseniyor, geçiştiriliyorlar?
‘’Ocak’’tan ayrılalı 13 yıl olduğu için, içinde bulunduğumuzu iddia ettikleri ‘’Digital Askerlik Çağı’’nda temel kurallar değişti mi bilemiyoruz.
Ama bizim zamanımızda ‘’En iyi savunmanın taarruz’’ olduğu öğretiliyordu. Hele ‘’düşmanın beklemediği yer ve zamanda kuvvet çoğunluğu ile’’ gerçekleştirilen ‘’Baskın Taarruz’’ işi bitirmeye yetiyordu..
Kaldı ki ‘’adres’’ de belli.
Fatih camii çıkışında polisin gözü önünde tam üç saat gösteri yaptıktan sonra ‘’aranmaya başlanılan’’ Hizbüt Tahrir’ci; ‘’Bir daha İstanbul’a, hilafet bayrağını dikmek için geleceğiz’’ diyor.
DEHAP Başkanı; ‘’Bunlara rağmen onurlu başı dik bir şekilde yürümeliyiz. Üç beş taşla geri çekilmemiz mümkün değildir. Daha büyük mitinglerde, daha büyük eylemliliklerde buluşacağız” diyor.
Gemlik dönüşü; Ankara-Mersin-Diyarbakır ve Van çatışma alanına dönüyor.
Necdet Sevinç’in ‘’ 8-10 ay boyunca Amerika''da eğitildikten sonra Diyarbakır Belediye Başkanlığı koltuğuna oturtulduğunu’’ söylediği Osman Baydemir; ‘’görüşüne başvurulmak üzere’’ Avrupa’ya ‘’davet ediliyor’’.
Siyasilerden geçtim, 2’inci Ordu Komutanı bile ‘’Halkın birliği ve huzuruna yönelik provokasyonlar var. Halk sağduyulu olmalı’’ diyor.
İçindeyken evine dört kez hırsız giren İsmet Berkan’a ‘’İyisi mi siz bir tabanca alın’’ diyen polisin durumuna düşüyor.
Halk tamam da, siz de görevinizi yapın, provokatörleri yakalayın.
Provokatörler ve maşaları, Cumhuriyetin kuruluş yıllarındakilerin aynıdır.
Fıkradaki ‘’Dur bakalım şimdi ne olacak?’’ diye yabancının yatak odasına girmesini bekleyen adamın haline döndük.
Hareketsiz kalmak, başını kuma gömmek, tam siper yapmak; provokatörün oyununa gelmektir.
Devlet yıkılıyor, milletin ne zaman elinden tutacaksınız?
‘’İnkılâbı başlatanlar’’ hep mi öldüler?
Bu kadar mı sahipsiz bu memleket?
Tam siper yapmak beklemektir, inisiyatifi provokatöre vermektir.
Hizbüt Tahrir’e, PKK’ya teslim olmaktır.
Onları kullanan AB ve ABD’ye baş eğmek demektir. 6 Eylül 2005
“57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA
57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA
57’İNCİ ALAY HERYERDE
HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”